İnsanlık Sevgiye Hasret Gidiyor Yazdır E-posta
Fethullah Gülen   
01.03.2008

İnsanlar Sevgiye Hasret GidiyorBugün insanlık olarak insanca davranmayı unutmuş gibi bir hâlimiz var. Varlık içindeki farklılığımızı ifade etmekten çok uzak bulunuyoruz. Melekleri imrendirecek o muhteşem donanımımıza rağmen habîs ervahı bile utandıracak işler yapıyoruz. Kinle-nefretle oturup kalkıyor, gayzla köpürüyor ve birbirimize hep intikam hisleriyle bakıyoruz. Sevgi adına sinelerimiz bomboş, düşmanlık sisi-dumanı sarmış bütün duygularımızı ve yıllar var habersiziz muhabbetin o büyülü tesirinden. Düşüncelerimiz mütemadiyen kötülük duyguları üretiyor. Etrafı yakıp yıkma, her şeyi kendimize benzetme ve “öteki” dediklerimizi baskı altına alma âdeta ahvâl-i âdiyeden. Çoğumuz itibarıyla akla-mantığa rağmen hep hislerimizin güdümünde yaşıyoruz. Bizim gibi düşünmeyenleri ezme, susturma en bâriz şiarımız. Bazı problemlerin farklı çözüm yolları da olabileceğini hiç mi hiç düşünmeden bildiğimize gidiyor ve yapmalar yolunda ne yıkmalara ne yıkmalara sebebiyet veriyoruz. Birbirimizin gönlüne girerek can diliyle, gönül beyanıyla kendimizi ifade etme, geçmişte kalmış demode bir yöntem gibi...

Bencilliğimizin ürettiği bir sürü muhalif düşünce ve onların temsilcileriyle karşı karşıya bulunmanın hafakanlarıyla oturup kalkıyoruz. Sürekli hiddetleniyor, nefretle köpürüyor ve gücümüz yeterse kalkıp tepelerine biniyoruz. Ezebildiklerimizi eziyor, güç yetiremediklerimizin şeref ve haysiyetiyle oynuyor, hatta varsa medya güç ve imkânlarımızla onları yerden yere vuruyor, ölümden beter şeylere maruz bırakıyoruz.

Bu tür olumsuz şeyler karşısında, şimdilerde bütün dünyada duyulan ya zâlimlerin "hayhuy"u ya da mazlumların âh u efgânı. Yıllar var ki mazlumlar, mağdurlar diyarı bazı ülkeler sürekli baskı altında ve halklar inim inim. Akıllar durgunlaştırılmış, his ve heyecanlar söndürülmüş, çoğunluk kendi değerlerine karşı yabancılaştırılmış ve herkes birbirinin kurdu haline getirilmiş. Farklı düşünce ve farklı anlayışların birer ihtilaf ve iftirak sebebi sayıldığı bu kabîl toplumlarda vuran vurana, kıran kırana önü alınmaz kavgalar çıkarılıyor, insanlar birbirine düşürülüyor. Biri ötekinin gözünü çıkarıyor, canına kıyıyor; o da berikinin üzerine canlı bombalar veya bomba yüklü arabalarla yürüyor. Her yerde farklı bir vahşet yaşanıyor ki vahşilerinkine denk, hatta ondan da ileri...

Kalmamış çoklarında insanî ruhtan eser.. felç olmuş gibi vicdan mekanizması: İradeler zâlimce planlar peşinde; mârifetullah rasathanesi sayılan zihinler kirli duygulara teslim; sevginin o dupduru kaynağı his dünyası, yılan-çıyan yuvası; potansiyel olarak Hakk'ı müşâhede menfezi sayılan gönül, bütün bütün ışığı söndürülmüş bir dehliz ve bütün insanî sistemler, varoluş gayelerine aykırı bir yolsuzluk gurbeti içindeler.

Gerçi tarihî tekerrürler devr-i daimi içinde benzer olumsuzluklar hep yaşanageldi ama bu seferki tahribat ve mesavî, biraz da küreselleşen dünya ve gelişen ileri teknolojinin katkılarıyla çok farklı ve ürpertici oldu. Allah'ın günü televizyon ve internet ekranlarına, gazete ve mecmua sayfalarına baktıkça dehşetle ürperiyor ve çok defa yüzümüzü başka bir tarafa çeviriyoruz. Biz gözlerimizi kapasak, kulaklarımızı tıkasak da elimizde olmayarak zihnimize nüfuz eden bir kısım olumsuzluklar yine sinelerimize bir zıpkın gibi saplanıyor, kalb ve ruhumuzda onulmaz yaralar açıyor. Bazen yığın yığın mesavîyi birden duyuyor, kan ve gözyaşı içinde kıvranan insanlarla beraber kıvranıyor ve yıkılıp yerle bir olan ümranlarla beraber biz de yıkılıyoruz. Hazan esiyor gibi her yörede.. kuruyup dökülen yapraklar gibi insanlar.. Âkif ifadesiyle: "Harâb iller, serilmiş hânümanlar, başsız ümmetler / Yıkılmış köprüler, çökmüş kanallar, yolcusuz yollar / "Gazâ" nâmıyle dindaş öldüren bîçâre dindaşlar/ Ipıssız âşiyanlar, kimsesiz köyler, çökük damlar / Emek mahrûmu günler, fikr-i ferdâ bilmez akşamlar!.." İçimize akan şeyler birer çığlığa dönüşüyor ve bir şey yapamamanın ızdırabıyla inlemekle yetiniyoruz.

Oysaki, herkes ve her şey, bizden kendilerine uzatılacak bir el bekliyor; bekliyor ama çok defa kayıtsızlığımız veya aczimiz karşısında en derin inkisarlarla bir kere daha yıkılıyor.. yıkılıyor hissizliğimiz, hareketsizliğimiz karşısında ve feryatları cevapsız kaldığından dolayı. Az dahi olsa bunları duyup hissedenler de var ama onlar da güçsüz ve imkânsız. Bu itibarla da, olup bitenleri gördükçe ölüp ölüp diriliyorlar; duygularını, Suzî'nin "Yağmıyor yağmurlar, bitmiyor lale / Acep bu hâlimiz böyle mi kala / Rahmet deryasından gelen bu ile / Vakitlerde esen yeller perişan!.." suzişi nağmeleriyle seslendiriyor ve oldukları yerde kalakalıyorlar.

Bütün bunlar karşısında insan, inkisarla sarsılıyor ve "Demek artık yığınlar hep böyle birbirini yiyecek.. kitleler birbiriyle sürtüşüp duracak.. kimse kimseyi gönülden sevmeyecek.. insanlar birbirini düşünmeyecek.. mağdura kimse el uzatmayacak.. mazlumun başı okşanmayacak.. fertler birbirine bağırlarını açmayacak.. kimse bulunduğu yerde güvenli olmayacak.. dünyanın kaderine, kan düşünen, kan konuşan, kan döken kanlı deliler hâkim olacak.. ve çağ yeniden bir kere daha tiranlar çağına dönecek.." diyesi geliyor. Bu böyle sürüp gidemez; sürüp gitmesi, insanlığın ve insanî değerlerin ölümü demektir.

Öyleyse gelin, yolların ayrımında bulunduğumuz şu günlerde bir kez daha Yunus'ların, Mevlânâ'ların ses ve soluklarında yankılanan şu evrensel ilâhî çağrılara kulak vererek gönülden "sevgi" ve "kardeşlik" diyelim.! Gelin, insan olma farklılığını, rengi ve deseniyle bir kere daha bütün cihana gösterelim.! Gelin, garazların, kinlerin, nefretlerin dünyanın çehresini kararttığı şu günlerde bütün samimiyetimizle gönülden bir kez daha sevgi ve diyalog diyelim.! Gelin, vicdanlarımızı ilâhî rahmet vüs'atine göre bir genişliğe ulaştırarak ardına kadar herkese sinelerimizin kapılarını açalım.! Gelin, kendimizi kurumaya, yok olmaya mahkum birer damla gibi görmekten sıyrılarak, çağlayanlarla bütünleşip derya olmaya yürüyelim.! Mademki hepimiz insanız, genlerimizde Âdem Nebî'nin genleri ve özümüzde de Hakikat-i Ahmediye'nin usâresi var demektir; öyleyse gelin, bütün şeytanî dürtülere baş kaldırarak yeryüzünün halifesi olduğumuzu ve göklere ulaşmaya namzet bulunduğumuzu, cihanları velveleye verecek bir sesle haykıralım ve insan olma farklılığını bir kere daha meleklere duyuralım.! Gelin, yürüdüğümüz yolları birer şehraha çevirerek el ele, gönül gönüle hep Allah'a yönelelim.

Sızıntı, Mart 2008, Cilt 30, Sayı 350

"İnsanlık Sevgiye Hasret Gidiyor" başlıklı yazının ses dosyasını indirmek için tıklayın...

Yorumlar
Yeni Ekle RSS
+/-
Yorum yaz
Adınız:
E-posta:
 
Başlık:
 
Lütfen resimdeki güvenlik kodunu giriniz.
ERHEN  - DERS   |2008-07-21 18:56:08
HOCAM GAYET SAADE GÜNÜMÜZ DÜNYASINA YAKIŞIR.BİR ŞEKİLDE YAZMIŞTIR
SAADET MERİÇ  - Teşekkür   |2008-03-29 22:28:23
Teşekkürler,bizi bize en güzel şekilde anlattıgınız için;teşekkürler ihtiyaçlarımızı ,ilaçlarimızı ve en önemlisi de derdimizin
dermanını gösterdiginizden dolayı...RABBİM her daim sizi bizimle eylesin ,yüreginiz gibi sesinizi ve yazılarınızı bizden uzak etmesin
inş.Her iki cihandada bizi sizinle eylesin.
ahmed ertan  - müezzzin   |2008-03-20 14:13:38
Efendim,Sultanım.ALLAH cc "vasıl"ların sayısını artırsın İNŞAALLAH.
osmanertunc@mynet osman  - insanlık   |2008-03-13 19:36:35
bende hep böyle düşünüyorum ama böyle düşünüyorum diyen bütün insanların iç yüzünü görmek insanı yaşama ve hayata dair hep
soğutuyo ve hep yalnızlık içinde kalıyorum belkide benden kaynaklanan bi boşluktur
ercüment ilgar  - zizin gibi allah dostları daha çok artıc   |2008-03-12 20:03:22
allahın izniyle hayırlı insanlar ne zaman artıcak
Gulden  - (P3REP 'DDQGP 'D1QN-RE@NFP 'D1QN-PJ   |2008-03-11 17:05:45
S.a
Ne kadar aCi geliyo okurken,insanin nefesi kesilicek gibi olup "yok canim bu kadarda degil " demesi gelsede BU KADAR...SUAN OLDUGUMUZ
DURUM BU KADAR ACI,BU KADAR ZAVALLI...

Bi yanda Islam dvleti kurucam diye teror yapan insanlar,bir yanda bir birini vuran kardesler,bir yanda
olmadik konularda konusan,Hocaminda dedigi gibi gucu yetmeyince MEDYASINI KULLANIP INSANIN $EREF,HASSIYETIYLE bi seyler yapmaya calisan, VE DIGER
YANDA DA DUNYANIN HER YANINA OKUL ACIP ...
muhammet ÇÖREKÇİ  - AHVALİMİZ   |2008-03-11 06:10:45
muhterem Hocam günümüz dünyasını çok güzel şerh etmiş.Akifin"Ağlarım,ağlatamam hissederim,söyleyemem dili yoktur kalbimin bundan ne
kadar bizarım"sözünü kendine düstur edinmiş Güzel İnsan Allah Yar ve yardımcın olsun.
Emre Adem  - Bülbül   |2008-03-10 14:49:48
Ey dertli bülbül, bülbül
Daim inlersin seherde gül, gül
Bir de o giryan gözlerin, gözlerin
Feda olsa tenim uğruna katrelerin,
katrelerin
Gaye-i hayalim olsun kederin, kederlerimiz
halil baygür  - eeee yani   |2008-03-09 12:42:03
Akıllı işimi dünyanın bir ucundan diğer ucunda hemde islam düşmanı bir ülkede tedavi mazeretiyle yıllardır orada barınıyor ve oradan
siyaset yapıyor yok,yok böyle saçmalık olmaz hem ABD ye tam tersbir ideoliji savunuyor hemde hasta edebiyatıyla yıllardır oralarda böyle
saçma şey olmaz....
neslihan otmanoğlu  - teşekkür   |2008-03-09 10:06:04
sayın hocamın yazdıklarına yorum yapmak bana asla yakışmaz.bizleri o kadar güzel anlatmışki.allah benide birgün ıslah eder inşallah.son
zamanlardaki haberlere çok ama çok sevindim allahımın onun yardımcısı olduğuna kalpten inanıyorum.sağlık ve dayanma gücu vermesi için dua
ediyorum.onu sadece allaha emanet ediyorum .saygıyla ellerinden öpüyorum.çünki ben onun ellerini rüyalarımda çok öptüm.
ramazan ustaoğlu  - başkası için kendine ağlamak   |2008-03-09 08:05:13
Bu davet, insanın gönüllüler deryasına ulaşabilmesi,ateşe düşmüş gönülleri huzura kavuşturmak içindir.hani hocamızın bir enfes
sözü var ;ateş önce beni sonra düştüğü yeri yakar;insanlığın adeta bataklığa yuvarlanışı karşısında gönlü burkuluyor
estağfirullah burkulmak ta ne demek kavruluyor ki bu günkü insanlık manzarası karşısında bu kadar adeta yalvarırcasına bizleri ilahi
kelimatullaha davet ediyor.
hocamızın bu ızdıra...
adem mıngır   |2008-03-08 20:53:07
özlemek... herhalde bu kelimenin içini tam anlamıyla dolduran bir zaman şu an!özledik be hocam!gel gayrı,takatımız,dermanımız kalmadı!!!

3.20 Copyright (C) 2007 Alain Georgette / Copyright (C) 2006 Frantisek Hliva. All rights reserved."

Son Güncelleme ( 13.06.2008 )
 
< Önceki   Sonraki >
Foreign Policy'de Gülen Röportajı

Multimedya

Fethullah Gülen Belgeseli-1: Ümit Yolcusu

Seyredin

Fethullah Gülen Belgeseli-2: Sevgi Okulları

Seyredin

Fethullah Gülen Belgeseli-3: Hoşgörü ve Diyalog

Seyredin

İmanda Derinlik

Seyredin

Yıkık Yuvalar ve Ebedî Yetim Çocuklar

Dinleyin

Müzmin Müfteriler ve Müslümanca Mukabele

Dinleyin

Erzurum Vaazı - 19980

İndirin

Altın Nesil Konferansı - 1977

İndirin

İyi bir idareci ve siyasî için şu hususlar çok önemlidir: Hak düşüncesi, hukukun üstünlüğü, vazife şuuru, kaba ve ağır işlerde sorumluluk anlayışı, ince ve nazik işlerde de maharet ve ehliyet.
Advertisement
Fethullah Gülen Web Siteleri