Okul Sevdası Yazdır E-posta
Üye Değerlendirme: / 24
Kötüİyi 
Hamdi İşcan, fgulen.com   
27.03.2008

Hamdi İşcan: Her An ve Bütün AmellerGeçenlerde bir dost meclisinde Orta Asya cumhuriyetlerinde iki yıl bulunmuş bir esnaf arkadaş Türk okullarıyla ilgili başından geçen şöyle çarpıcı bir hadiseyi anlattı:

Türk okulunda temizlik işlerinde çalışan bir bayan vardı. Bir gün bir konuşma esnasında kendisinin inşaat mühendisi olduğunu söyledi. O an hayli şaşırmıştım ve kendisine şu soruyu sormadan edemedim:

"İnşaat mühendisi iken böyle bir işi nasıl kabul ettiniz? Temizlik işçisi olarak çalışmayı gurur meselesi yapmadınız mı?"

Kadın hiç tereddüt etmeksizin kararlı bir ses tonuyla bana şu cevabı verdi:

"Hayır! Çünkü çocuğum başarılı ve zeki bir öğrenci. Benim burada çalışıyor olmamın onun böyle bir okulda eğitim alması adına daha avantajlı bir durum oluşturacağını düşündüm. Çocuğum için böyle bir fedakârlığa katlanmak benim için daha onurlu ve beni daha fazla mutlu eden bir durum."

Bu vakayı dinledikten birkaç gün sonra, bir akşam yemeğinde, yine yurt dışında bulunmuş ve iş görüşmeleri dolayısıyla bulunduğu ülkenin üst düzey devlet yetkilileri ve bürokratlarıyla sık sık görüşme imkânı elde eden bir başkası, söz okullardan açılınca şu intibaını aktardı:

"Bulunduğum ülkede üst seviyede devlet yetkilileri ve bürokratik kesimden insanlarla iş icabı birçok görüşmelerim oldu. Çocukları Türk okullarında okuyan kişiler, bu sebeple kendilerini talihli olarak görüyor, her fırsatta bu durumu bir iftihar vesilesi olarak anlatıyor, bize karşı duydukları hayranlık ve minnet hislerini gizlemeksizin açıktan açığa sık sık ifade ediyorlardı. Okulların giriş imtihanlarına girip de başarılı olamayan öğrencilerin velileri ise kendileri için okul yetkilileri nezdinde aracı olmamız için ricada bulunuyorlardı. Okullar bizim için hakikaten ciddi bir itibar ve kredi vesilesi."

Bilenler bilir; bu ve benzeri binlerce tespit ve kanaatleri binlerce kişiden dinleyebilirsiniz.

Ayrıca dikkat çekilmesi gereken husus, bu itibar ve saygınlığın üç değil, beş değil, onbeş değil, şu an "otur say" deseler oturup sayamayacağımız ölçüde, bütün bir yeryüzü sathında gerçekleşmiş/gerçekleşiyor olması. Kesin ve net bilgi sahibi değilim ama medyadan izleyebildiğim kadarıyla Türk eğitim gönüllülerinin okul, dil kursu, kültür merkezi vb. herhangi bir eğitim kurumu vesilesiyle bulunmadığı ülke sayısı bir elin parmaklarını geçmeyecek ölçüde. Öyle ki, bazen ismini ilk defa duyduğumuz, "haritada göster" dediklerinde hemen gösteremeyeceğimiz, hakkında hiçbir bilgi sahibi olmadığımız ülkelerde dahi karşınıza bir eğitim yuvası çıkıveriyor.

Şimdi inkâr edilemez bir vaka, gündüz gibi apaçık bir hakikat olan bu manzara karşısında elimizi vicdanımıza koyup şu sorulara cevap bulmaya çalışalım:

Türkiye'nin ve Türk insanının, sadece bulunduğu coğrafyada değil, bütün bir beşer coğrafyasında itibar ve saygınlığının artmasından, yükselen bir yıldız haline gelmesinden kim ve kimler rahatsız olur? Rahatsız olmak bir yana, olmadık iftira ve karalama kampanyalarıyla bu eğitim faaliyetlerini kim ve kimler durdurmak ve bitirmek ister?

Elbette ki, Türkiye ve Türk insanı için sayamayacağımız ölçüde fayda ve maslahatları bulunan bu okullardan rahatsız olan, onları engellemek ve baltalamak isteyenler toplumun bütününe nispetle az bir yekûn teşkil etmektedir. Evet, 80'li yılların ortasına doğru Türkiye'de, 90'lı yıllarda Orta Asya ve Balkanlar'da ve şimdilerde yedi iklim dört bucakta serpilip gelişen eğitim kurumları Anadolu insanının kahir ekseriyeti tarafından alkışlanıp takdir edilmiş, ondan öte maddi-manevi teşvik ve desteklerle sahip çıkılmıştır. Zaten bu ölçüdeki bir hareketin ancak toplumsal bir tabanla bu noktaya gelebileceği, bütün bir toplumun sahiplenmesiyle böyle bir açılımın gerçekleşebileceği sosyolojik bir realite olarak karşımızda durmaktadır.

Fakat farklı uçlarda dahi olsa bazı marjinal grupların bu okullara karşı amansız ve mütemadi husumet tavırları içerisinde olduğu da herkes tarafından bilinmektedir.

Yorumlar
Yeni Ekle RSS
+/-
Yorum yaz
Adınız:
E-posta:
 
Başlık:
 
Lütfen resimdeki güvenlik kodunu giriniz.
yavuz hakan  - kaliteli insan   |2008-04-02 17:32:54
evet hocamizin uzerinde sikca durdugu ve bu projeye omrunu verdigi bir meseledir
irfan ordusu dedigimiz bir kitlenin egitim calismalarinda bulunmalari ve bunu ne
mal ne mulk nede kariyer icin yapmadiklarini butun dunya anlamis durumda isin
ucunda sadece Allahin rizasinin dusunulemsi bu insanlari muavfak kiliyor ALLAH
EBEDIYEN YARDIMCILAR OLSUN

3.20 Copyright (C) 2007 Alain Georgette / Copyright (C) 2006 Frantisek Hliva. All rights reserved."

Son Güncelleme ( 27.03.2008 )
 
< Önceki   Sonraki >

Multimedya

Izdırap ve Aşk u Şevk Çizgisi

Seyredin

Allah'ın Tebrik Ettiği Alış-Veriş

Seyredin

Duygu Safveti ve İhtiyaç Tezkeresi

Dinleyin

Düzenli Bir Hayat İçin Üç Esas

Dinleyin

Edremit Vaazı - 1990

İndirin

Berlin Konferansı

İndirin

Hükümet, adalet ve asayiş demektir. Bunların bulunmadığı bir yerde hükümetin varlığından söz edilemez. Hükümet bir değirmene benzetilecek olursa, çıkardığı un, nizam, huzur ve emniyettir. Bunları çıkarmayan bir değirmen ise, kuru bir gürültüden ibarettir ve hep hava öğütür.
Advertisement
Fethullah Gülen Web Siteleri