Kapatma Davası Gülen Cemaati ve Milli Görüş... Yazdır E-posta
Üye Değerlendirme: / 16
Kötüİyi 
Sibel Eraslan, Anadolu'da Vakit   
05.04.2008

Afganistan'a operasyonel amaçlı asker göndermeyeceğimiz Cumhurbaşkanımız tarafından resmen açıklandı. çoğu dış politika yazarı bu konuyu ABD ilişkileri açısından kötümser bir tabloda sunuyor, hatta yaşadığımız son yargısal darbenin bile ABD onaylı olup olmadığı tartışılırken, tıpkı Mart Tezkeresi'nin reddinde olduğu gibi Afganistan'a asker göndermemenin de ABD'yi kızdırdığı yorumları var... Biliyorsunuz, daha evvel "sınırötesi operasyon"da da aynı ABD gölgesi-ilişkisi uzun uzun konuşulmuştu.

Bendeniz böylesi bir ilişkinin olup olmadığı konusunu tartışmıyorum. Ama sadece bu tartışmanın bu kadar ağırlıklı bir gündeme oturmuş olması bile kaygı verici. Türkiye hakikaten zannedildiği gibi kukla-robot bir ülke midir? Siyasetinden ekonomisine, gündelik hayattan entelektüel mizanpajına kadar ABD servisi ile ilgili bu birebir ilişkilendirme ne kadar gerçekçidir? Son kapatma davası mesela, ABD'nin desteği olmasaydı açılamaz mıydı? Bu sorulara verilecek cevaplardan çok, bu soruları niçin sorduğumuzdur esas önemli olan...

Kapatma davası ile su yüzüne çıkan hesaplaşmanın uluslararası boyutları elbette vardır, eski içe kapalı ulus devletler dizaynı yok dünyanın. Kaldı ki eski günlerde de dış ilişkiler her zaman iç politikanın gündeminde yer almıştır. Ne ki şu anda geminin üzerine oturduğu kumul, dıştan çok bir iç hesaplaşmadır. Hatta görünüşte bir siyasi partiyi kapatma gibi dursa da kendi bürokratik iç yapılanmalarını feda etmeye yanaşmayan eski, yalama ve dejenere yapıların verdiği bir varoluş savaşımı ile karşı karşıyayız.

İddianame evet gayriciddi bir metin olarak yazılmıştır yazılmasına da sadece iddianamedeki suçlayıcı dilin hedef aldığı kesimleri gördüğünüzde bile, kapatmanın yalnızca AK Parti'ye açılmış bir bayrak olmadığı ortaya çıkacaktır. İddianamedeki MİLLİ GÖRÜŞ ve GÜLEN CEMAATİ vurgusu bunun en açık örneğidir.

AK Parti, Milli Görüş ile yollarını ayırmış bir parti olarak, geçmişe yürütülen bir suçlama çarkıyla itham ediliyor da, peki Milli Görüş ne yapmıştır? Yasal çerçeve içinde parti kurup, yine yasal çerçeve içinde seçimlere katılmış, bazılarından galip çıkmış, bazılarını kaybetmiş, hükümet kurmuş, hükümet ortağı olmuş, muhalefet partisi olmuş, yerel ve merkezi idarede yine yasal çerçevede kazandığı seçimlerle Türkiye siyasetinde tam kırk yıldır var olan bir hareket... Ha evet birkaç kere partisi kapatılmış, siyasi yasaklara maruz kalmış, başka? Demirel ve Ecevit'in hatta Deniz Baykal'ın, Alpaslan Türkeş'in de partileri kapatılmış, yargılanmış hatta hapis cezası dahi çekmemişler miydi? Siyasi bir hareketseniz, demokrasisi henüz yerleşmemiş bir ülkede bunların hepsi başınıza gelebilecek işlerden değil mi? Peki Milli Görüş'ün diğerlerinden farkı nedir? Niçin ayrıca cezalandırılmalıdır?

Dışişleri Bakanlığı döneminde Sn. Abdullah Gül'ün deşifre edilen kriptoları üzerinden Gülen Cemaati ile ilgili yakın ilişkisi, bugünkü kapatma davasında suç delili olarak sunuluyor. Suç delili olarak ileri sürülen gizli belgelerin nasıl ele geçtiği ayrı bir sorun ama her şeyden evvel Fethullah Gülen'in ve cemaatinin hangi suçu işlediği konusu daha da ayrı ve vahim bir iş... Sahi, suçu nedir Fethullah Gülen'in? Hakkında hangi yasal işlemler yapılmış da suçlu ilan edilmiştir Kapatma Davası'nda? İnsanları iyi ahlaka, erdeme ve vatan hizmetine çağırması mıdır suç olan? Yazdığı kitaplar, şiirler, riyazetle geçen dervişmeşrep bir ömür müdür onu tehlikeli kılan? Talebelerinin açtıkları okullar, fen liseleri, matematik kulüpleri, Afrika'dan Hindistan'a uzanan ve bahçesinde Türk bayrakları dalgalanan dünya çapında liseler midir asap bozan? Uyuşturucu kullanmayan, çetelerin arasına yuvarlanmamış, büyüklerine saygı duyup kendinden küçük herkese yardım eden gençler midir Fethullah Gülen'i Kapatma Davası'nda suç unsuru eyleyen?

Gülen Hareketi ve Milli Görüş; biri geliştirdiği eğitim ve ahlaki metot, diğeri ise siyasal atılım açısından kitleselleşmiş ve toplum tarafından benimsenmiş iki mühim hareket geleneğini işaret ediyor da ondan suçludurlar... Ve bu iki hareket; ister beğenin ister beğenmeyin, Türkiye merkezli, vatan ve millet sevgisine atıflı, şiddet karşıtı, güçlü ve önder Türkiye fikriyle atılımcı ve gelişimci, ahlakçı ve değer yargılarını haiz söylemle dikkat çeken yine aynı zamanda demokrat ve Türkiye Sağı'nı şekillendiren yapılarıyla karşımızdalar.

Nereden baksanız bakın; Türkiye'nin son yarım yüzyılına damgasını vurmuş bu iki kitle hareketi, aslında Türkiye'nin şu anki nüfus tablosu olduğu kadar, daha çok Türkiye'nin geleceğinin resmidir de ondan dolayı suçlanmaktadırlar...

Hukuk dışı çeteleşmiş yapılanmalar, şu anda ciddi sıkıntı içindedir. Hiçbir çuvala sığdıramayacakları yolsuzluk mızraklarını artık Türkiye'nin geleceğine doğru yöneltmişlerdir. Benden sonrası tufan darbımeseline uygun olarak kotarılmaya çalışılan son darbenin derdi ne laiklik ne demokrasidir... Darbe; Türkiye'nin genç geleceği ile ilgilidir... Amerika'ya değil, sokaklara bakın, televizyona değil hayatın içine bakın, kısacası kendinize bakın... Bu dava sadece AK Parti'yi değil, hepimizi kapatmak için açıldı.

Yorumlar
Yeni Ekle RSS
+/-
Yorum yaz
Adınız:
E-posta:
 
Başlık:
 
Lütfen resimdeki güvenlik kodunu giriniz.
nurcan tokmak   |2008-04-06 20:11:25
kapatma davasının arasına sıkıştırılarak fettullah güleni karalamaya çalışıyorlar herkesin kendileri gibi düşünmelerini istiyorlar.
düşünmeyenleride bu şekilde sindirmeye çalışıyorlar.herkes aslında ne olup bitiğini biliyor.oyun oynayıp kaybedince ağlayan çocuklar
gibiler.ama ALLAH doğrunun yanındadır.istediklerini yapsınlar cemmatimiz kıyamete kadar üstüne düşen görevi en iyi şekilde yapacak ve
gönlünde hizmet aşkı aklında nesillrei...
Ahmet Karayel  - elele birlikte   |2008-04-05 17:01:46
“ bahçesinde Türk bayrakları dalgalanan dünya çapında liseler “


“ büyüklerine saygı duyup kendinden küçük herkese yardım
eden gençler “


“ Gülen Hareketi ve Milli Görüş; biri geliştirdiği eğitim ve ahlaki metot, diğeri ise siyasal atılım açısından
kitleselleşmiş ve toplum tarafından benimsenmiş iki mühim hareket geleneğini işaret ediyor. “


Artık Türkiye’de gençtürklerin
kuçaklaşma zamanı gelmiştir değil m...

3.20 Copyright (C) 2007 Alain Georgette / Copyright (C) 2006 Frantisek Hliva. All rights reserved."

 
< Önceki   Sonraki >

Multimedya

Mü'min Ufkunda "Çevre"

Seyredin

Hicret, Ric'at ve Mukaddes Hüzün

Seyredin

En Önemli Vazife

Dinleyin

Fethullah Gülen Belgeseli-1: Ümit Yolcusu

Seyredin

Fethullah Gülen Belgeseli-2: Sevgi Okulları

Seyredin

Fethullah Gülen Belgeseli-3: Hoşgörü ve Diyalog

Seyredin

Salihli Vaazı - 1979

İndirin

Kur'ân ve İlim Konferansı - 1976

İndirin

Mâşuka ait emârelerin şafağına uyanan âşıklar, dudaklarında kıpkızıl kan, sînelerinde alev alev bir tûfan, kendilerini bir ateş çemberi içinde bulurlar. Bir daha da bu zevkli cehennemden dışarı çıkmak istemezler.
Advertisement
Fethullah Gülen Web Siteleri