|
Bu Kaçıncı İftira, Cumhuriyet! |
|
|
|
Aksiyon
|
|
21.04.2008 |
|
Cumhuriyet Gazetesi'nin son zamanlarda iyice eline yüzüne bulaştırdığı çifte standart seviyesizliğinden kurtulmaya niyeti yok gibi. Açıkçası bundan rahatsızlık da duymuyor. Acaba aydın okur kitlesi nasıl katlanıyor bu erdemsizliğe?
Yargıtay 9'uncu Ceza Dairesi, Ankara 11'inci Ceza Mahkemesi'nin Fethullah Gülen Hocaefendi hakkındaki beraat kararını oybirliğiyle onarken, gerekçeli kararda aynen şunları vurguluyor: "Yapılan yargılama sonunda toplanan deliller, bilgi ve belgeler değerlendirildiğinde; sanığın cebir ve şiddet kullanarak, baskı, korkutma, yıldırma, sindirme veya tehdit yöntemlerinden biriyle anayasada belirtilen cumhuriyetin varlığını tehlikeye düşürmek, niteliklerini ve laik düzeni değiştirmek, devlet otoritesini zaafa uğratmak veya yıkmak veya ele geçirmek amacına yönelik olarak suç işlemek üzere terör örgütü kurduğu ve yönettiği yolunda mahkûmiyetine yeterli, her türlü kuşkudan uzak, kesin ve inandırıcı deliller elde edilemediği sonucuna varıldığı ve bu nedenle de mahkemenin kararında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün onanmasına oybirliği ile karar verildi." Yargıtay cumhuriyet başsavcısı 7 Nisan 2008'de bu karara itiraz hakkını kullandı. Yargı süreci işlerken Cumhuriyet'in 13 Nisan'daki "Yargıtay'dan 24 delil" başlıklı haberi yargıyı etkileme manasına gelmiyor mu? TCK 288'e göre suç işlendiğinin farkında değiller mi? Öte yandan aynı gazetedeki 15 Nisan tarihli "Gülen, Humeyni gibi" haberi de neyin nesi? Haberde sözde araştırmacı Michael Rubin iddialarını Cumhuriyet'e dayandırıyor. Cumhuriyet de araştırmacının sözlerini haberleştiriyor. Olacak şey değil doğrusu.
|