Viyana'da Çiçeği Burnunda Bir Türk Okulu... Yazdır E-posta
Üye Değerlendirme: / 13
Kötüİyi 
Nuh Gönültaş, Bugün   
22.04.2008

Nuh GönültaşHafta sonu Viyana'daydım. Oraya kahvaltı yapmak için de gitmedim, şarap içmek için de gitmedim. Gidip gelirken de Francis Bacon'un "Yeni Atlantis" kitabını okumadım! Ne kaybettim? Tabii ki hiçbir şey! Oraya, Viyana'da yaşayan Türklerin burada üçüncü sınıf işçilikten, ikinci sınıf esnaflıktan nasıl çıtayı yükselterek eğitim-öğretim işlerine girdiklerini görmek için gittim. İyi ki de gitmişim. Gittim ve ülkem adına buradaki Türkler adına çok mutlu oldum.

Merzifonlu Kara Mustafa Paşa'nın Viyana'yı kuşatmasından beri Türklerin burada belki de çağına da uygun, en iyi yaptıkları iş olan Phönix Gymnasium'u (Buradan mezun olan öğrenciler doğrudan Üniversite'ye geçiyorlar) okulunun açılışına katıldım. 'Lise düzeyinde bir okul açılmış, ne var bunda' demeyin. Bu okul Avusturya tarihinde açılmış ilk Türk okulu.

Yetmez mi?

Yetmez tabii ki. Buradaki arkadaşlar Viyana'da çiçeği burnunda bir okul olan Phönix Gymnasium'un çok güzel bir başlangıç olduğunu söylüyorlar. Bu da, Viyana'da Phönix başarısını ispatladığında daha çok okul açılacak anlamına geliyor. Okul binası tarihi eski bir yapı. Burası daha önce fakir ve yoksul aileler için doğum hastanesi olarak kullanılmış. Okulun bulunduğu semtte yaşayan Viyanalılar bu binanın farklı amaçlarla kullanılmasını pek arzu etmemişler.

Viyana Türk Okulu: Phönix Gymnasium
Viyana Türk Okulu: Phönix Gymnasium
Ancak, okul yapmak için istendiğini öğrenince oldukça sevinmişler ve hemen kabul etmişler. Bu okul onların evi gibi olmuş. İstedikleri zaman gelip görebildikleri ziyaret edebildikleri bir yer haline gelmiş. Açılışa katılan mahalle halkının çokluğu okul için çalışan arkadaşların Viyanalılar ile kurdukları diyaloğun en güzel örneğiydi. Bu arada söylemeden edemeyeceğim.

Okulun plan ve proje çalışmalarını yürüten Bahattin Çeki Beyefendi'nin okulun faaliyete geçmesi için yaptığı çalışmalar buradaki arkadaşların hemen hepsinin dilinde. Burada herkes bir şeyler yapmış elbette ama, Bahattin Bey özellikle dillendirilen bir isim haline gelmiş.

Açılışta Viyana Büyükelçimiz Selim Yenel ve Başkonsolosumuz da hazır bulundu. Büyükelçimiz bu okulların devamının gelmesini arzu ettiğini çünkü bu okulların iki ülke arasında diyalog ve köprü görevi göreceğini söyledi. Viyana'da Peygamberimiz'in doğum günü kutlamaları da yapıldı. Viyana'daki büyük bir spor salonunda gerçekleştirilen kutlamaları burada bulunan 12 Türk Derneği'nin katılımıyla Diyanet İşleri Başkanlığı yürütmüş. 10 bin civarında Türk salonu doldurmuştu. Kuran okundu, salavat getirildi.

Diyanet İşleri Başkanı Ali Bardakoğlu konuşmasında Buradaki birlikteliği hiç bir yerde görmediğini ifade etti. Programa Avusturya Hükümetini temsilen bir bakan da (Bilim Bakanı) katıldı.

Türkiye'de Hristiyanlar bu çapta bir organizasyona girişseler nasıl karşılanır acaba?

Ki Viyana bir çok yerinde "Burayı Türklerden kurtaran bilmem kim adına" yapılmış kişilere atfedilen tabela, heykel, anıt ile dolu bir yer. Atalarımız iki kere Viyana'yı almak için kuşatmış, Viyana halkı ile Türkler arasında büyük savaşlar olmuş! Doğrusu böyle bir geçmişten sonra Avusturya Hükümeti'nin hoşgörüsü takdire edilmesi gereken bir durum!

Yorumlar
Yeni Ekle RSS
+/-
Yorum yaz
Adınız:
E-posta:
 
Başlık:
 
Lütfen resimdeki güvenlik kodunu giriniz.
abdullah  - tebrik   |2008-04-23 14:08:51
viyana zihinlerimizde hep bir hicranla hatirlaniyordu. ama artik fakli hatirlanacak
emegi gecen herkesi kutluyorum
mustafa kartal  - Viyana Kuşatması   |2008-04-22 18:52:22
Atalarımız iki kere Viyana'yı kuşatmış olmasına rağmen Avusturya Hükümeti'nin böyle bir organizasyona izin vermesi hizmete şayan bir vaka.
Nice "Viyanalar'ın" kuşatılması duasıyla... Allah (c.c.) yolunuzu açık etsin.

3.20 Copyright (C) 2007 Alain Georgette / Copyright (C) 2006 Frantisek Hliva. All rights reserved."

Son Güncelleme ( 22.04.2008 )
 
< Önceki   Sonraki >

Multimedya

Nasıl Keyfiyet Kazanılır?

Seyredin

Peygamberlerin Hususiyetleri

Seyredin

His Felcinin Sebepleri

Dinleyin

Secde İzindeki Tehlike

Dinleyin

Edremit Vaazı - 1974

İndirin

Berlin Konferansı - 1977

İndirin

İnsan, çok söz söylemekle değil, söylediği sözlerin yerinde ve faydalı olmasıyla kadrini, kıymetini yükseltir. Aksine, her yerde ulu orta konuşan kimse, hele konuştuğu şeyler de yüce mefhumlara ve uzmanlık isteyen mevzulara dairse, hem bir sürü hatalara düşer, hem de kendi değerini düşürmüş olur. “Çok konuşanın çok sakatatı olur” sözü ne kadar yerinde ve kıymetli bir sözdür.
Advertisement
Fethullah Gülen Web Siteleri