"Kim mü'min kardeşini (tevbe ettiği bir günahtan dolayı) ayıplarsa, aynısını işlemedikçe ölmez." mealindeki hadis-i şerifte ifade edilen ayıplama ve kınamadan maksat nedir? Ayıplanan şeyin başa gelmesi hangi surette olur? Bu hadis-i şerif, kınanan cürmü aynı şekilde işlemeye mi, yoksa kardeşi kınamanın cezası olarak herhangi bir şekilde ayıplanmaya mı dikkat çekmektedir?
Mü'minler her zaman güzel ahlakın temsilcileri olmalı ve onu karakter haline
getirmelidirler. Rasûl-ü Ekrem (sallallahu aleyhi ve sellem) Efendimiz'in "Ahlakların
en güzeli, güzel ahlaktır" beyanına muvafık şekilde yaşamalı ve herkese güven
telkin etmelidirler. (01.05)
Tabiata mal edilmeyen sıfatlar ve fiiller uzun süreli olamaz. Güzel ahlakı
huy edinmeyen bir insan, ara sıra civanmertçe davransa da, her zaman aynı çizgide
kalamaz. Sürekli kötülükleri görmeyi ve kötülükleri araştırmayı alışkanlık edinen
bir kimse tabiat kirlenmesine maruz kalmış demektir ve böyle birinin etrafına
nur saçması mümkün değildir. (03.02)
Çoğu zaman, herhangi bir müslümana çamur atılırken bütün mü'minleri yere
baktırma gayesi güdülmektedir. (04.22)
Mü'minlerin vazifelerinden biri de marufu emretmek ve münkerattan alıkoymaktır;
dolayısıyla, inananlar, bir münker karşısında asla sessiz kalmamalıdırlar. Fakat,
hem iyiliği emrederken hem de kötülükleri savarken kullanacakları üslubu çok
iyi belirlemelidirler. (07.00)
Bir mü'min kardeşini herhangi bir hata, kusur ya da (tevbe ettiği) günahından
dolayı kınayan kimse, aynı ölçüde ayıplanmadıkça ölmez. Kimileri bizzat kendilerinin
başına gelen bir musibetle aynı şekilde kınanırlar; kimileri de aile fertlerinden
birisi sebebiyle ayıplanmaya düçar olurlar. (09.48)
"Allahım, yapıp edegeldiğimiz bütün işlerimizin neticesini hayırlı ve güzel
eyle. Bizleri dünyada rezil rüsva olmaktan ve ahiret azabından koru." şeklindedir.
(10.44)
Bir hadis-i şerifte, Rehber-i Ekmel (aleyhissalâtü vesselam) Efendimiz,
"İki dudak arası ve apış arası hususlarında bana garanti verin, ben de size
Cennet'e girmeniz konusunda kefil olayım!" buyurmuştur. Kim ne yaparsa yapsın
ve kim ne derse desin, bize düşen lisanımızın nezahetini korumaktır. Zira, yalan,
gıybet, iftira ve bütün bu kötü fiillere iştirak, Cennet'e girmede bir garanti
olan dilin kirlenmesine ve neticede insanın helakine sebebiyet verebilir. (12.17)
Hazreti Sâdık u Masdûk (aleyhi ekmelüttehâyâ) Efendimiz buyuruyor ki: "Bir
mü'min kardeşini hor hakir görmesi ve onu küçük düşürmesi insana şer olarak
yeter." (15.31)
Sürekli başkalarının kusurlarıyla meşgul olan ve zihninde bunları kurup
duran bir insan atmosferini kirletmiş ve bilhassa kendi hayatını azaba çevirmiş
demektir. Bu itibarla, herhangi bir fenalık hayalinize geldiği an hemen onu
orada boğmalı ve büyüyüp altından kalkılmaz bir hal almasına mani olmalısınız.
(16.14)
İnsan, başkalarını kınamaktan tamamen uzak kalamayabilir; fakat, ifratlara,
tefritlere girmemeye ve hep dengeli olmaya çalışmalıdır. (19.20)
Asla "dilsiz şeytan" olmamalısınız ama "mütecessis bir şeytan" tavrından
da mutlaka kaçmalısınız!.. (20.50)
Rabbim hocamıza şifa ve dayanma gücü versin.Hocamızla alakalı yalan yanlış söylenilenlere tek sözüm var "meyve veren agaç taşlanır".
hasan seven
- SELAMUN ALEYKÜM
|2008-05-11 03:58:11
Allah saygıdeğer hocamıza sağlık afiyet ihsan eylesin onu ve onun gibilerin dillerinden anlayan yaşayan takva sahiplerinden olmayı bizlere nasip eylesin böyle Hoca efendi gibi insanlara az rastlanıyor günümüzde ahir zaman alametlerinden şahsım adına bu durum....en başta Hoca efendinin zatından siteyle ilgilenen kuran emeği gecen abilerden
SALİM
- ALLAH'IN BİZLERE BİR LÜTFUSUN
|2008-05-10 03:36:43
Hocam Allah sizden ebeden razı olsun.Çok merak ediyorum siz olmasaydınız böyle bir dönemde bu millet ne yapardı.İyi ki varsınız.Dünyada sizi tanıma fırsatı veren rabbimden niyaz ediyorum ki ötelerde sizden ayırmasın.
erol
- Allah razı olsun
|2008-05-09 00:08:22
Allah sizden razı olsun hocam sizin o sesinize kurman olayım siz olmasaydınız biz ne yapardık Allah sizi başımızda eksik etmesin amin Allah yar ve yardımcınız olsun Allah hastalığınıza şifa versin
yağmur85
- anlamak ve anlatabilmek
|2008-05-08 23:51:27
Rabbim hocamızı hakkıyla anlamayı nasib etsin, cennette ona ve efendimize(sas) komşu eylesin. Bilenlerin bildiklerini bilememek ne kadar acı...
Selim
- Iyi Tanimak
|2008-05-08 18:36:14
Aslinda birbirini cekistiren insanlar birbirilerini iyi tanisalar cekistirmezler ve birbirilerini severler, iyi tanir ve severlerse Allah C c rizasi icin ayrica birbirinin ayiplarini orterler.
Iste bu yuzden Hoca efendimizi tanimadan on yargili yorum yapanlar, o yorumlari gazete ve medyada cikan yayinlardan dolayi etkilenip negatif kirici yorum yapiyorlar.
enes66
- ALLAH RAZI OLSUN
|2008-05-07 20:50:52
Rabbim Hocamıza sağlık sıhhat versin
3.20 Copyright (C) 2007 Alain Georgette / Copyright (C) 2006 Frantisek Hliva. All rights reserved."
İnsan, varlık ve hâdiseler kitabıyla içli dışlı olup, onunla bütünleştiği ölçüde gönül dünyasında hikmet parıltıları belirir. Bu sayede o, özünü tanır; mârifetullaha erer; sonra da gider, Allah’a vâsıl olur. Elverir ki, düşünce planında gerçekleştirilmek istenen bu seyr ü seyahat, ilhad ve inkâra bağlanmış olmasın.