| "En Büyük Siyasi Parti" |
|
|
| fgulen.com | |
| 05.05.2008 | |
|
Türkiye ayağını da işin içine katmışlar haber eksik kalmasın diye. İş adamı İhsan Kalkavan'la mülâkat yapmışlar. Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı'yla irtibat kurmuşlar. Vakıftan Erkam Tufan Aytav'la görüşmüşler. Ortaya da belki sadece Pakistan çerçevesinde değerlendirilebilecek ama tamamen objektif, anlama kastı taşıyan bir haber çıkmış. Haberle ilgili ses kaydında sorulan sorulara cevap veren haberin muhabiri Sabrina Tavernise'de de bu taraf öne çıkıyor: "Mahkûm etmeyelim, ne yapıyorlar anlayalım!" "Bir dönemde milletimize yeniden istiklalini kazandıran güç ne ise, bu eğitim faaliyetlerinin arkasındaki güç de odur" demiştim. Nasıl ki bir dönemde millet istiklâli için mücadele etmesi gerektiğini görünce evindeki kap kacağına kadar ortaya koydu, bir tarafta kağnı, diğer tarafta kadın yollara döküldüyse, bir gün de "medenilere galip gelme yolunun ikna olduğuna" inanınca aynı şeyleri yapıyor. Elbette New York Times gibi bir gazetede Pazar manşetine çıkmak bir şey ifade edebilir ama bunu 'Amerika, Gülen'e sahip çıkmaya başladı' şeklinde tercüme etmek büyük bir yanlıştır. Beyaz Saray, New York Times'a sipariş verecek, onlar da 'tamam' diyecekler ve bu 'sahiplenme' haberi ortaya çıkacak! Her şeyden önce NY Times'ın editoryal kadrosu ve haberi yapan emekçiler buna hayır diyecektir. Türk basınında bir algı yanlışlığı var. NY Times, Washington Post veya Boston Globe gibi muteber gazetelerde çıkan yazılar/haberler hep manipülasyon neticesi çıkıyor zannediyorlar. Bağımsızlık meselesine gelince, -yine Cenab-ı Hakk'a minnet ve şükranlarımızı ifade ederek arz etmeliyim ki- bu gönüllüler hareketiyle alâkalı araştırma yapan yerli ve yabancı akademisyenlerin de en çok üzerinde durduğu husus, hareketin bağımsızlığıydı. Bu hareketin bağımsız olması çok önemlidir. Bu hareketi başkalarına el açar hale getirmek, meselâ, siyasete bulaştırmak onun bağımsızlığına kerte vuran, onu delen ve kıran bir husus olur ki, bu çok tehlikelidir. (Fethullah Gülen) Fethullah Gülen'de 'ABD beni sahiplensin' kaygısı yok. Türkiye'de de yasaklı değil hukuken. Yani Türkiye'ye dönmesi için bir mani bulunmuyor önünde. Ancak müteaddid açıklamalarından biliyoruz ki Türkiye'de O'nu bir kavganın tarafı haline getirmek isteyenler var ve O, bu ülkede çıkacak bir kavganın objesi olmak istemiyor. 'Neden ABD'de?' diye ısrarla soranlar aslında Gülen'in dönmesini hiç arzu etmiyorlar ki! Çünkü gelirse 'neden ABD'de?' sorusunu artık soramayacaklar ve gariptir bu kesimden bazıları, Gülen dönerse 'Humeyni gibi ihtilâl yapacak!' hezeyanı içindeler. Ne acıdır ki, bütün bir ömür boyu hayır ve fazilet adına kadehler gibi dolup boşalan bu yüksek ruhlar, dünden bugüne bir kısım aldanmış kişiler tarafından hep horlanıp hakir görülmüş, hep yaşama hak ve hürriyetinden mahrûm edilerek cemiyet dışı bırakılmaya çalışılmışlardır. Haberin Türk basınında öne çıkartılan tarafı ise 'okullarda ılımlı İslâm'ın öğretilmesi ve İhsan Kalkavan'a atfedilen 3-5 milyon Gülen müntesibi' konuları oldu. NY Times'ın radikalizmi problem olarak gören bir kamuoyuna sunduğu haber onlar için bir korku unsuru değilken basınımızdaki başlıklarda hep 'ılımlı İslâm' ibaresinin kullanılması ihtimal ki radikal kesimlere 'bakın bunlar rakibiniz!' mesajını veriyor, cibillî din karşıtlarına da 'bakın bunların derdi dinmiş!' deme imkânını hazırlıyordu. Pakistan şartlarını düşünmeden hem de. Fethullah Gülen Hareketi siyasî bir hareket değil. 'Üç-beş milyon mensubu olması' mevzuu ancak söyleyenini bağlayan bir iddia. Fethullah Gülen bile, değil kendisini sevenlerin sayısını bilmek dünyada kaç okulun olduğunu bilmiyor. Kimseye de bu mevzularda konuşma salahiyetini vermediğini defalarca ifade etti. O zaman, temeli olmayan böyle bir söz etrafında işi 'ılımlı İslâm'ı temsil ediyor mu etmiyor mu, adliye, mülkiye, kadrolaşma' meselelerine getirip dayamak bir de 'Fethullah Gülen'i yurt dışına kaçmakla' itham etmek haksızlıktır, günahtır. Ben burada dururken nasıl örgütleniyorum, nasıl yapıyorum bilmiyorum. Bunu kendilerinin araştırması lazım. Kim o örgüt üyeleri? Bulsunlar çıkarsınlar. Bir ara "emniyette örgütlenme" diye verilen bir liste vardı. Sonra her biri farklı, birbirine zıt dünya görüşlerine sahip insanlar oldukları görüldü. Demek ki, yine birinin birilerine karşı karnı ağrıyordu. Kendilerine kredi kazandırma, başkalarını karalama adına masa başında bir liste yaptılar. Türkiye ile ilgili yaptıkları haberlerinin üzerine hemen atladığımız ABD basını kadar bile Gülen'i anlama kaygımız olsaydı bir büyük meseleyi getirip 'en büyük siyasî parti' çerçevesine sıkıştırmazdık. Bu sayfadaki görüşler yazarın kendi düşünceleri olup Fethullah Gülen tarafından yazılmamaktadır. |
|
| Son Güncelleme ( 05.05.2008 ) |
| Sonraki > |
|---|









