"En Büyük Siyasi Parti" Yazdır E-posta
Üye Değerlendirme: / 6
Kötüİyi 
fgulen.com   
05.05.2008

Evet, Türkçe Öğretiyorlar!ABD'de siyasi çevrelerde oldukça müessir bir gazete olarak bilinen New York Times 4 Mayıs 2008 tarihli nüshasında Pakistan'da faaliyet gösteren Türk okullarına büyük yer ayırdı. Bu okullar gazete tarafından, bölgede 'radikalizm' meselesini en büyük problem olarak gören ABD kamuoyuna da İslâm'ın daha yumuşak görüşü, vizyonu olarak takdim edildi haliyle.

Türkiye ayağını da işin içine katmışlar haber eksik kalmasın diye. İş adamı İhsan Kalkavan'la mülâkat yapmışlar. Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı'yla irtibat kurmuşlar. Vakıftan Erkam Tufan Aytav'la görüşmüşler. Ortaya da belki sadece Pakistan çerçevesinde değerlendirilebilecek ama tamamen objektif, anlama kastı taşıyan bir haber çıkmış. Haberle ilgili ses kaydında sorulan sorulara cevap veren haberin muhabiri Sabrina Tavernise'de de bu taraf öne çıkıyor: "Mahkûm etmeyelim, ne yapıyorlar anlayalım!"

"Bir dönemde milletimize yeniden istiklalini kazandıran güç ne ise, bu eğitim faaliyetlerinin arkasındaki güç de odur" demiştim. Nasıl ki bir dönemde millet istiklâli için mücadele etmesi gerektiğini görünce evindeki kap kacağına kadar ortaya koydu, bir tarafta kağnı, diğer tarafta kadın yollara döküldüyse, bir gün de "medenilere galip gelme yolunun ikna olduğuna" inanınca aynı şeyleri yapıyor.
Biz ancak eğitim ve öğretimle insanların seviyesini yükseltiriz, kavganın önünü de ancak bu yolla alırız diye, dünyanın dört bir yanına giderek okul açıyor bu insanlar. İşte değirmenin suyu buradan… Aslında aynı dönemlerde rekabet hissiyle başka denemeler de oldu ama oraya gidecek öğretmenler 2000-3000 dolar maaş istediler. Oysa ki bu gönüllü arkadaşlar (300-400 dolar) gibi burs denilebilecek bir ücretle gidiyorlar ve orada ikinci bir iş yapmak zorunda kalanlar oluyordu.
Okullara destek olan vakıf ve dernek temsilcileri, aynı zamanda okulun inşaatında amele gibi çalışıyordu. Bu okulların arkasında milletin helal katkılarından başka herhangi bir kaynak yoktur. Değirmen bu fedakârlıklarla dönüyor. Bir hareket böyle olursa, o hareket bağımsız demektir ve hiçbir diyet borcu da olmaz; kaldı ki, devletler bile diyet ödüyorlar. (Fethullah Gülen)

Elbette New York Times gibi bir gazetede Pazar manşetine çıkmak bir şey ifade edebilir ama bunu 'Amerika, Gülen'e sahip çıkmaya başladı' şeklinde tercüme etmek büyük bir yanlıştır. Beyaz Saray, New York Times'a sipariş verecek, onlar da 'tamam' diyecekler ve bu 'sahiplenme' haberi ortaya çıkacak! Her şeyden önce NY Times'ın editoryal kadrosu ve haberi yapan emekçiler buna hayır diyecektir. Türk basınında bir algı yanlışlığı var. NY Times, Washington Post veya Boston Globe gibi muteber gazetelerde çıkan yazılar/haberler hep manipülasyon neticesi çıkıyor zannediyorlar.

Bağımsızlık meselesine gelince, -yine Cenab-ı Hakk'a minnet ve şükranlarımızı ifade ederek arz etmeliyim ki- bu gönüllüler hareketiyle alâkalı araştırma yapan yerli ve yabancı akademisyenlerin de en çok üzerinde durduğu husus, hareketin bağımsızlığıydı. Bu hareketin bağımsız olması çok önemlidir. Bu hareketi başkalarına el açar hale getirmek, meselâ, siyasete bulaştırmak onun bağımsızlığına kerte vuran, onu delen ve kıran bir husus olur ki, bu çok tehlikelidir. (Fethullah Gülen)

Fethullah Gülen'de 'ABD beni sahiplensin' kaygısı yok. Türkiye'de de yasaklı değil hukuken. Yani Türkiye'ye dönmesi için bir mani bulunmuyor önünde. Ancak müteaddid açıklamalarından biliyoruz ki Türkiye'de O'nu bir kavganın tarafı haline getirmek isteyenler var ve O, bu ülkede çıkacak bir kavganın objesi olmak istemiyor. 'Neden ABD'de?' diye ısrarla soranlar aslında Gülen'in dönmesini hiç arzu etmiyorlar ki! Çünkü gelirse 'neden ABD'de?' sorusunu artık soramayacaklar ve gariptir bu kesimden bazıları, Gülen dönerse 'Humeyni gibi ihtilâl yapacak!' hezeyanı içindeler.

Ne acıdır ki, bütün bir ömür boyu hayır ve fazilet adına kadehler gibi dolup boşalan bu yüksek ruhlar, dünden bugüne bir kısım aldanmış kişiler tarafından hep horlanıp hakir görülmüş, hep yaşama hak ve hürriyetinden mahrûm edilerek cemiyet dışı bırakılmaya çalışılmışlardır.

Yar yüreğim yâr, Gör ki neler var, Bu halk içinde, Bize güler var, Bu yol uzaktır, Menzili çoktur, Geçidi yoktur, Derin sular var (Yunus)

Ruhlar aydın, vicdanlar hür, sineler de imanlı olduktan sonra varsın olsun ne çıkar! (Fethullah Gülen)

Haberin Türk basınında öne çıkartılan tarafı ise 'okullarda ılımlı İslâm'ın öğretilmesi ve İhsan Kalkavan'a atfedilen 3-5 milyon Gülen müntesibi' konuları oldu.

NY Times'ın radikalizmi problem olarak gören bir kamuoyuna sunduğu haber onlar için bir korku unsuru değilken basınımızdaki başlıklarda hep 'ılımlı İslâm' ibaresinin kullanılması ihtimal ki radikal kesimlere 'bakın bunlar rakibiniz!' mesajını veriyor, cibillî din karşıtlarına da 'bakın bunların derdi dinmiş!' deme imkânını hazırlıyordu. Pakistan şartlarını düşünmeden hem de.

Fethullah Gülen Hareketi siyasî bir hareket değil. 'Üç-beş milyon mensubu olması' mevzuu ancak söyleyenini bağlayan bir iddia. Fethullah Gülen bile, değil kendisini sevenlerin sayısını bilmek dünyada kaç okulun olduğunu bilmiyor. Kimseye de bu mevzularda konuşma salahiyetini vermediğini defalarca ifade etti. O zaman, temeli olmayan böyle bir söz etrafında işi 'ılımlı İslâm'ı temsil ediyor mu etmiyor mu, adliye, mülkiye, kadrolaşma' meselelerine getirip dayamak bir de 'Fethullah Gülen'i yurt dışına kaçmakla' itham etmek haksızlıktır, günahtır.

Ben burada dururken nasıl örgütleniyorum, nasıl yapıyorum bilmiyorum. Bunu kendilerinin araştırması lazım. Kim o örgüt üyeleri? Bulsunlar çıkarsınlar. Bir ara "emniyette örgütlenme" diye verilen bir liste vardı. Sonra her biri farklı, birbirine zıt dünya görüşlerine sahip insanlar oldukları görüldü. Demek ki, yine birinin birilerine karşı karnı ağrıyordu. Kendilerine kredi kazandırma, başkalarını karalama adına masa başında bir liste yaptılar.
Orduya gelince, orada nasıl örgütleneceksin ki? Diyelim, o insanlar ordunun içindeler. Başlarında subaylar, cumhuriyetin, laikliğin, demokrasinin temsilcisi insanlar var. Öyle bir örgütlenmeye meydan ve fırsat vermezler. Kafalarında, duygularında, düşüncelerinde bu türlü şeylerin gelişmesine meydan vermezler. İşin doğrusu bunu anlamada zorluk çekiyorum. (Fethullah Gülen)

Türkiye ile ilgili yaptıkları haberlerinin üzerine hemen atladığımız ABD basını kadar bile Gülen'i anlama kaygımız olsaydı bir büyük meseleyi getirip 'en büyük siyasî parti' çerçevesine sıkıştırmazdık.

Bu sayfadaki görüşler yazarın kendi düşünceleri olup Fethullah Gülen tarafından yazılmamaktadır.
İktibaslar ise Fethullah Gülen'in daha önce yaptığı açıklamalardan alınmaktadır.

Yorumlar
Yeni Ekle RSS
+/-
Yorum yaz
Adınız:
E-posta:
 
Başlık:
 
Lütfen resimdeki güvenlik kodunu giriniz.

3.20 Copyright (C) 2007 Alain Georgette / Copyright (C) 2006 Frantisek Hliva. All rights reserved."

Son Güncelleme ( 05.05.2008 )
 
Sonraki >

Multimedya

Izdırap ve Aşk u Şevk Çizgisi

Seyredin

Muhabbet Fedâîleri ve Sulhun Temsilcileri

Seyredin

Rakip Değil Kardeşsin!..

Dinleyin

Şeffaf Hareket ve Anlatmaktan Bıkmamak

Dinleyin

Menemen Vaazı - 1976

İndirin

Altın Nesil Konferansı

İndirin

Hürriyet, ruhun yüksek duygu ve yüksek düşüncelerden başka herhangi bir kayıt kabul etmemesi, hayır ve faziletten başka hiçbir prensibin esiri olmaması demektir.
Advertisement
Fethullah Gülen Web Siteleri