| İslâm'ı Nasıl Alırdınız Beyler? |
|
|
| Cemal Uşşak, Bugün | |
| 10.05.2008 | |
|
Muhterem Fethullah Gülen'in fikirleri ve eğitim misyonu üzerine uluslar arası konferanslar düzenleniyor; Avrupalı ve Amerikalı bilim adamları onun hakkında kitaplar kaleme alıyor. Geçtiğimiz hafta da, ABD'nin prestijli dergilerinden "Foreign Policy", Fethullah Gülen'i, dünyanın 100 tanınmış entelektüeli listesine alarak, ilk 5'i belirlemesi için okuyucularını anketle oylamaya davet etti. Listede Türkiye'den Sayın Gülen'in dışında Orhan Pamuk da yer alıyor. Ayrıca The Newyork Times Gazetesi manşetten "Türk Okulları"nı tanıttı. Açık ifadesiyle; Fethullah Gülen Hocaefendi'nin fikir ve tavsiyeleri ışığında, Türk işadamlarının ve eğitim gönüllülerinin açmış olduğu okulları. Esasen, okullar ve fikir mimarı Fethullah Gülen bundan daha fazlasını çoktan hak etmişti. Eğer Nobel ve benzeri ödüller, gerçekten insanlığın ortak barışına katkıda bulunanlara verilmekte ise, yüzden fazla ülkede, yetmiş iki milletin çocuğuna, insani değerleri, barış ve huzur içinde birlikte yaşamayı öğreten fedâkâr ve çilekeş eğitim gönüllülerini temsilen onların pişdarına çoktan verilmeli idi. Türk halkının büyük çoğunluğu da, bu eğitim hamlesine ve onun fikir önderine olan sempati ve desteğini sürdürmektedir. Ne var ki, kontrol ettikleri medya araçları dolayısıyla sesleri ve etkileri fazla olan, azınlığın azınlığı birileri, her vesileyle bu küresel misyondan rahatsızlığını ortaya koymaktadır. "Büyük Gazete"nin The Newyork Times haberini veriş tarzı bunun açık bir göstergesi idi. Kullandığı büyük fotoğrafın haberle ilgisi olmadığı gibi ilgili gazetede de kullanılmamış. Cemaatle namaz kılan bir grup ve alt yazı başlığı: "Türk Hocalar görev yapıyor". Belli ki, cemaatle namaz imajı üzerinden mesaj verilmek isteniyor bir yerlere. Başlık ise şöyle: "Öve öve bitiremedi". Sevgili meslektaşım! Deniz mevsimi iyice yaklaşıyor. Sen, "Amiral gemisi" sorumluluğu ve "Grubun medya etik ilkeleri"(!) çerçevesinde, mayo kolleksiyonları üzerine, malum pozları "öve öve bitiremeyeceğin", "Renklerin suyla dansı" kabilinden analitik(!) değerlendirmelere devam et. Sen görmesen de bu başarıyı gören insaf ve iz'an sahibi ilkeli kalemler var: Hadi Uluengin gibi. Sayın Uluengin, "Söz konusu okullar insanlık için ha-yır-lı; ulusumuz için ise ço-k h-a-y-ı-r-l-ı'dır!" demiş. Pek de güzel söylemiş. Grubun bir diğer gazetesi ise haberi "Pakistan'a ılımlı İslam'ı öğretiyor" başlığı altında vermiş. The Newyork Times'ın başlığı ise şöyle: "Turkish Schools Offer Pakistan a Gender Islam". Bir nebze İngilizce bilmek bunu şöyle tercüme etmeye yeterlidir: "Türk okulları Pakistan'a nezaketli bir İslam anlayışı sunuyor". Belli ki bu gazete de "ılımlı İslam" tabiri üzerinden, okuyucularına birtakım olumsuz çağrışımlar yaptırmak istiyor. Sorası geliyor insanın, "Kahveyi nasıl alırdınız?" kıvamında: "İslâm'ı nasıl alırdınız beyler? "Radikal İslam" uluslar arası tehdit. "Siyasal İslam" zaten yerel tehdit. "Sosyal ve kültürel İslam" da birtakım sıkıntılar var. Ilımlı İslam ise, birilerinin güdümünde! Yahu mirim, yoksa siz İslam'ın her türden versiyonuna ve anlayışına, yani bizatihi kendisine mi karşısınız?" Kalemine sağlık Sabrina Tavernise. Birilerinin zihniyetine ayna tutmaya tekrar vesile olduğun için. |
| < Önceki | Sonraki > |
|---|








