Yer-Yurt Meselesi Yazdır E-posta
Üye Değerlendirme: / 4
Kötüİyi 
Hamdullah Öztürk, Zaman   
11.05.2008

Hamdullah ÖztürkTürkiye'de ne zaman ortam gerilse ve gerginlik bir tarafından tırmandırılmak istense gazetecilerin ilk durağı Çarşamba olurdu. Şimdi adres değişti, Çavuşbaşı oldu. Değişikliğin sebebi Mahmut Efendi'nin oraya taşınmış olmasından başka bir şey değil.

İki haftadır Çavuşbaşı'nın sokaklarından lokanta isimlerine kadar ne varsa hepsi sorgulanarak, Mahmut Efendi'nin, yani hastalıkları ve ilerleyen yaşıyla hayatını idame ettirmeye çalışan bir ihtiyar insanın üzerine yıkılıyor.

Haberler netleştikçe hayret uyandırıcı durumlar bir bir ortaya çıkıyor. Mahalle sakinleri "Cumhuriyet Çıkmazı" sokağının 12 kilometrelik Cumhuriyet Caddesi'nin sonunda yer aldığını ve yıllardır bu isimlerin aynı olduğunu ifade ediyor. Oruç lokantası da 1950 yılından beri Çavuşbaşı'nda oturan lokanta sahiplerinin soyadıymış. Mahmut Efendi ise oraya taşınalı henüz birkaç ay olmuş...

Daha da elim olan durum mahalle sakinlerinin şahadetiyle ortaya çıktı. Muhabirlerin fotoğrafladığı çarşaflı kadınlar daha sonra çarşaflarını çıkartıp, muhabirlerle aynı otomobile binip uzaklaşmışlar!...

Bu olayları neden tekrarlıyorum?

AB cenahından gelen açıklamalar üzerine Ertuğrul Özkök Bey sordu: "Benim yerim neresi?"

Hakkını çiğnetmemek önemlidir. Ertuğrul Bey'in sorusu da bu açıdan son derece normal. Ama hak aramak kadar başkasının hakkını çiğnememek, gaspına yardımcı olmamak da önemli değil mi?

Şimdi Mahmut Efendi'nin durumunu düşünüp aynı soruyu tekrarlayalım: Mahmut Efendi'nin yeri neresi? İllegal işleri olmamış, bir suça bulaşmamış, birçok insana yaşantısıyla tesir edecek kadar etki uyandırmış ve haklı bir sevgi kazanmış bir insan olarak yeri neresidir?

Çarşamba kendisine çok görüldü. Çavuşbaşı'nda bir yere taşındı, peşi bırakılmadı. Duvarlarına tırmanıldı, balkonundan-bacasından sarkılarak rızası olmadığı halde özel hayatı görüntülenmeye çalışıldı. Olmayınca kadınlara çarşaf giydirilip gerçek dışı fotoğraflar alınmaya çalışıldı...

Mahmut Efendi ne yapsın? Nereye gitsin?

Rahat edebilmek için etrafına duvarlar çekiyor. Açık hava hapishanesi gibi dört duvar arasında kendince yaşamak istiyor; olmuyor. Duvarlarına tırmanıyorlar!..

Sadece Mahmut Efendi de değil bu konunun mağduru. Milyonlarca insan var. Mesela, binlerce Anadolu gencine eğitim kapılarını açacak icraatlara rehberlik etmiş Fethullah Gülen Hocaefendi'nin durumu... Gülen Hocaefendi binlerce kilometre uzaklara gitti, gene olmadı. Orada da peşi bırakılmıyor.

Ertuğrul Bey de biraz uğraşsa...

Mahmut Efendi'ye ömrünün sonunu rahatlıkla yaşayabileceği bir yer bulsak. O zaman eminim Ertuğrul Bey'in yer aramasına hiç gerek kalmayacak. Mahmut Efendi allanıp-pullanan villasını gönül rahatlığı ile Ertuğrul Bey'e hediye eder. Sadece villası değil, elinden gelse dünyanın tamamını ona tahsis eder.

Bunda benim hiç şüphem yok.

Yorumlar
Yeni Ekle RSS
+/-
Yorum yaz
Adınız:
E-posta:
 
Başlık:
 
Lütfen resimdeki güvenlik kodunu giriniz.

3.20 Copyright (C) 2007 Alain Georgette / Copyright (C) 2006 Frantisek Hliva. All rights reserved."

 
< Önceki   Sonraki >

Multimedya

Nasıl Keyfiyet Kazanılır?

Seyredin

Peygamberlerin Hususiyetleri

Seyredin

His Felcinin Sebepleri

Dinleyin

Secde İzindeki Tehlike

Dinleyin

Edremit Vaazı - 1974

İndirin

Berlin Konferansı - 1977

İndirin

İnsan, çok söz söylemekle değil, söylediği sözlerin yerinde ve faydalı olmasıyla kadrini, kıymetini yükseltir. Aksine, her yerde ulu orta konuşan kimse, hele konuştuğu şeyler de yüce mefhumlara ve uzmanlık isteyen mevzulara dairse, hem bir sürü hatalara düşer, hem de kendi değerini düşürmüş olur. “Çok konuşanın çok sakatatı olur” sözü ne kadar yerinde ve kıymetli bir sözdür.
Advertisement
Fethullah Gülen Web Siteleri