Türkiye Nire, Pasifik Nire? Yazdır E-posta
Üye Değerlendirme: / 17
Kötüİyi 
Cengiz Özdemir, Bugün   
12.05.2008

Cengiz ÖzdemirBir yıl kadar önce, PASİAD'dan bir davet almıştım. Bu kısa adın açılımı, "Pasifik Ülkeleri Sosyal ve Kültürel Dayanışma Derneği" imiş. Çok şaşırmıştım. Benim gibi, uzun yıllar yurtdışında yaşamış biri için bile, bu dernek adı şaşırtıcıydı.

Yurtdışında yaşamanın ve oralarda iş yapmanın zorluklarını iyi bilirim. Bu nedenle olsa gerek, Türkiye dışında bizim adımıza atılan her adım, beni gereğinden fazla heyecanlandırır. Aklıma İstanbul'daki hemşeri dernekleri gelmişti. Tabelalarına ve pankartlarına rastlamışsınızdır. Daha açık olayım; bunlar, çoğu zaman kent estetiğinden nasibini alamamış tabelalardır. Şehre göçülmüş ama köyden kopulamamıştır. Yerleşilen bu koca şehirde, gelinen köye, kasabaya uzanan bu kılcal damarlar, bin bir zorlukla canlı tutulmaya çalışılır.

Dünyanın öbür ucunda, Endonezya'nın Aceh şehrinde yapılan açılış töreninde, işte bu düşünceler içinde şaşkın şaşkın etrafıma bakınmıştım. İstanbul'da o içine kapanık hemşeri derneklerine sığınanlar ile Pasifik'te attıkları bu adımla dünyayı adeta küçük bir köy görenler, aynı insanlardı. Ama aralarında o küçük görünen nüans, esasen koca bir vizyonu işaret ediyordu. Günümüz dünyasında, kabuğunuza çekilip yaşamak, sizin için de, şirketiniz için de, ülkeniz ya da inancınız için de artık mümkün değil. Çağın ritmini yakalayabilirseniz, varsınız. Fethullah Gülen Hoca'nın adıyla anılan bu hareket, dünyanın dört bir köşesinde açılan yeni yeni okullarla yaşadığımız gezegenin en ücra köşelerine kadar uzanıyor.

Açıkçası, ortada iyi incelenmesi gereken bir vizyon var. Gündemdeki tartışmalar üzerine, o ziyaret sonrasında Hürriyet'te yazdıklarımı, bu yazımla tekrar hatırlatmak istedim. "Bizden adam olmaz!" saplantısından kendilerini kurtaramayanlar, her tartışmada hemen bu harekete de çeşitli kulplar takıyorlar. Açılış töreni sonrasında, Aceh havaalanında karşılaştığımız emekli bir hakim, Türkiye'den geldiğimizi öğrenince, duygu dolu cümlelerle bize tarihimizi hatırlatmıştı. Endonezya'da Sumatra adasının kuzey ucundaki Aceh'e Türklerin ilk ayak basışları oldukça eski.

Osmanlı Sultanı II. Selim, 1569'da Kurtoğlu Hızır Reis'i göndermiş. Aceh'te bize ait hatıraların unutulmamasını sağlayan ise Ertuğrul Firkateyni'nin ziyareti. Ertuğrul Firkateyni, 1889'un aralık ayında Sumatra adası açıklarında demir atmış, üç ay orada kalmış. Bu zaman zarfında, bölge halkıyla sıkı bir bağ kurmuş. O kadar ki, Aceh'in bağımsızlık mücadelesindeki bayrağı, kırmızı zemin üzerinde beyaz ay ve yıldız olmuş!

Osmanlı Devleti, tam da o tarihlerde, Sultan Abdülmecid döneminde, kırmızı üzerinde beyaz ay ve yıldızlı bayrağı kullanmaya başlamıştır. Ertuğrul Firkateyni, o üç ayın sonrasında Japonya'ya gitmiş. Ancak dayanıp direnememiş ve dönüş yolunda batmış. Ardında, bugüne kadar uzanan, unutulmaz hatıralar bırakmış. Aynı topraklarda bugün Türkiye'nin okulları var. O gün Pasifik'te şehit olan mürettebatı rahmetle anıyor, bugün aynı coğrafyaya insanlık adına uzanan yardım eline yerinde tanık olunca söylediklerimi tekrarlıyorum: "Gözünüz arkada kalmasın!"

Yorumlar
Yeni Ekle RSS
+/-
Yorum yaz
Adınız:
E-posta:
 
Başlık:
 
Lütfen resimdeki güvenlik kodunu giriniz.

3.20 Copyright (C) 2007 Alain Georgette / Copyright (C) 2006 Frantisek Hliva. All rights reserved."

Son Güncelleme ( 12.05.2008 )
 
< Önceki   Sonraki >

Multimedya

Nasıl Keyfiyet Kazanılır?

Seyredin

Peygamberlerin Hususiyetleri

Seyredin

His Felcinin Sebepleri

Dinleyin

Secde İzindeki Tehlike

Dinleyin

Edremit Vaazı - 1974

İndirin

Berlin Konferansı - 1977

İndirin

İnsan, çok defa başkalarına kendi gönül adesesiyle bakar; oradaki sisler ve dumanlarla da her şeyi ve herkesi bulanık görür. Onun bu hâliyle verdiği kararlar ise, bütün bütün karanlık ve merhametsizce olur. Doğrusu, bu hâle düşmüş bir bencil, etraftaki her şeyi mahvolup gitmiş sanır; ama, aslında mahvolup giden, onun kendisidir.
Advertisement
Fethullah Gülen Web Siteleri