| 'Fethullah Gülen Cemaati' Kime Zarar Veriyor? |
|
|
| fgulen.com | |
| 20.05.2008 | |
|
Ya gerçekten buna inanıyorlar veya toplumda o kanaati uyandırmak için bıkmadan usanmadan aynı şeyleri tekrarlayıp duruyorlar. Eğer böyle bir düşünceye sahiplerse gerçekten bu tam bir paranoya manzarasıdır. Şu cümlelere bakar mısınız? "Telefonlar dinleniyor, arkasında onların olduğu söyleniyor. Şemdinli komplosu gündeme geliyor yine onlar gündeme geliyor... Poliste ve bürokraside kadrolaşma deniliyor onlar yine hedefte. Medya ve iş dünyasında siyasi İslam palazlanıyor derlerken onlar yine birinci örnek... Kısacası kamu ya da özel alanın her yerinde onlardan söz ediliyor. Cemaat adeta alternatif bir siyasi ya da sosyal hareket gibi ortaya çıkıyor ve rövanş için toplumsal hazırlık yaptığı izlenimini veriyor. Belki öyle değildir ama verdikleri fotoğraf budur."
'Söyleniyor, gündeme geliyor, deniliyor, söz ediliyor, izlenimi veriyor' fiilleri bu ruh halinin korkunç bir yansıması. Yani kendi ürettiğiniz şeyleri dedikodu üslûbu içinde sürekli topluma pompalayacaksınız ve insanların da buna inanmasını bekleyeceksiniz. İddia ettiğiniz hususların hiç birini ispatlayacak deliliniz de olmadığı halde. 'Cemaat son olarak Kanaltürk'ü satın alması ve Bilkent Üniversitesi'ne talip olması gibi adımlarla bardağı taşırıyor' ifadeleri bile niyetin ne olduğunu açığa vuruyor. Kanaltürk isimli kanalı cemaat mi satın almış yoksa Fethullah Gülen'e sempati besleyen bir iş adamı mı? Bir işadamı hesabını-kitabını yapmadan sadece 'cemaat' dürtüsüyle hareket edebilir mi? Hem bu kanalın satış sürecinde ortada bırakılan bir adamın kendini kurtarmak için girdiği bir yolda, ona sahip çıkma yerine kanalı alan adamın kimliğine yoğunlaşmak ne kadar doğru? Yani Tuncay Özkan'ı kullanabildiğin kadar kullan, sahip çıkacağın yerde de paçavra gibi kenara at ve ticarî bir iş yapan şahsı 'bu da onlardan' diyerek ademe mahkûm etmeye çalış. Olmaz! Bilkent Üniversitesi'ni satın alma hikâyesini niye uyduruyorlar anlamak mümkün değil? 'Cemaat' bu üniversiteyi ne zaman almak istemiş de teklif götürmüş? Rektör Ali Doğramacı, Fatih Çekirge'ye 'Sülün Osman'ı hatırlar mısınız? Önüne gelene Galata Kulesi'ni satardı. Bizimki de öyle oldu. Bilkent satıldı iddiası tam bir Sülün Osman hikâyesidir. Böyle bir şey olur mu?' demiş ama inanın paranoyaklar 'ateş olmayan yerden duman çıkmaz' diyerek buna kendilerini inandıracak ve hitap ettikleri insanların da inanmasını bekleyeceklerdir. Hem Bilkent gibi bir markayı satın almaya 'cemaatin' gücü yeter mi bunu bile düşünemiyorlar. Kendin uydur kendin inan öyleyse! Hem 'bardağı taşırıyor' efelenmesi ne öyle? Kimsenin bardak taşırdığı filan yok. Külhanbeyliğin bu tarafta geçmediğini bilmeleri lâzım değil mi? Siparişi verenlere mi güveniyorlar acaba?
Başka birisinin, yazdığı kitapları fona koyarak verdiği poz eşliğinde karanlıklara hizmet eden bir yere söylediklerinde de aynı ruh halinin izleri var: Bu parayı nereden buluyorlar? Neymiş efendim Zaman gazetesi 835 bin kişiye abone sistemiyle bedava dağıtılıyormuş da bu parayı nereden bulduklarının Maliye tarafından araştırılması gerekiyormuş! Adamın hesaptan-kitaptan anlamadığını söyleseniz hakaret olacak. Bu kadar gazetenin her şeye rağmen bedava dağıtılmasının maddî bakımdan ne demek olduğunu, bu gazetenin tirajının bağımsız bir denetim kurulu tarafından kontrol edildiğini bilmemesi imkânsız olan birisi bu yanlışlarda niye ısrar eder acaba? Tenis kortu maceralarını örtbas etmek için mi acaba? Hem dâvâlı olduğu eski patronuna sorsa 'Zaman'a çıkardıkları faturaların miktarı ne kadar' diye belki ikna olur. Bir de kendi kazançlarının kaynağını açıklasa önce. Yavuz hırsızlığa soyunup baskın basanındır havasına girmesine gerek yok. Bu sayfadaki görüşler yazarın kendi düşünceleri olup Fethullah Gülen tarafından yazılmamaktadır. |
|
| Son Güncelleme ( 20.05.2008 ) |
| < Önceki | Sonraki > |
|---|








