| Felaketler Asrı |
|
|
| Nuh Gönültaş, Bugün | |
| 22.05.2008 | |
|
İnsanlık tarihinin gördüğü en kanlı iki dünya savaşı, imparatorlukların yıkılışı ve yeni devletlerin ortaya çıkışı, uzay çağının başlaması ve yüzyılın sonuna doğru dünyanın farklı yerlerinde ortaya çıkan etnik temele dayalı soykırımlar... 21. Yüzyıl'ın gelişi, milenyum kutlamalarıyla görkemli bir şekilde kutlanmıştı. Ancak açılışı hiç de güzel yapmadık. 11 Eylül saldırıları, bu yüzyılın politik açıdan savaşların değilse bile terörün yüzyılı olacağını işaret eder gibiydi. Ve elbette felaketler... 21. Yüzyıl bir felaketler asrı mı olacak? Küresel ısınmayla başlayan, devasa kasırgalar ve depremlerle devam eden felaketler dizisi, bu yüzyılın henüz ilk 8 yılında bile insanın kanını donduracak bir manzara ortaya çıkardı. Myanmar'daki felaket ve ardından Çin'de yaşanan deprem... Keza Türkiye de istim üstünde. 20.yüzyılın belki de son büyük felaketi olan Marmara depreminin ardından bizi neyin beklediğini bilmeden geçiyor günlerimiz. Ama bütün bu felaketler, dünya barışı için başka önemli bir pencere açtı hepimize. Myanmar ve Çin'deki deprem felaketinin ardından, yardım kampanyaları başlatıldı. Komşusu açken, tok yatmamayı öğütleyen bir inancın takipçileri, şimdi bu evrensel ilkeyi, küresel boyuta taşıyor. "Kimse Yok Mu" derneği mesela. Myanmar'daki felaketin ardından dernek, hemen bir yardım kampanyası düzenledi. Şimdi ikinci bir yardım kampanyası ise Çin'deki depremzedeler için başlatıldı. Artık yardım etmek çok kolay. Kime, nasıl vereceğim gibi soruları bir yana bırakıp, sadece ekranda beliren numaraya SMS göndermek bile yardım yapmanın yöntemlerinden sadece biri. Fethullah Gülen'in Çin halkına 15 bin dolar göndermesi mesela. Emekli maaşı ve kitaplarının teliflerinden başka bir geliri olmayan Hocaefendi, örnek bir davranış sergileyerek, dünya barışına mütevazı ama çok önemli bir tuğla koydu bu bağışla. Belki bazıları söylediklerimi fazla ütopik bulabilir. 20. Yüzyıl'ın insanları, dünyayı çöküşe götüren dünya savaşlarına engel olamadı. Bu yardım kampanyaları sayesinde ise 21. Yüzyıl'ın felaketlerinden yeni savaşların çıkmasına mani olunabilir. Felaketler, bize dayanışmanın, toplumsal barışın, yardımlaşmanın önemini hatırlatır her defasında. Marmara depreminin sonrasında da böyle olmamış mıydı? Güneydoğu Asya'yı vuran büyük felaketlerin ardından başlatılan yardım kampanyaları da inanıyorum ki, dünya barışın, dünya vatandaşlarının dayanışmasının, dünya barışı için ne kadar önemli olduğunu bir kez daha gözler önüne serecek. |
| < Önceki | Sonraki > |
|---|








