Türkçenin Olimpiyatı Yazdır E-posta
Üye Değerlendirme: / 5
Kötüİyi 
Mustafa Ünal, Zaman   
25.05.2008

Mustafa ÜnalKrizler, gerginlikler, sıkıntılar ülkesi olduk. Haberler karamsar, yorumlar can sıkıcı. Nice zamandır Ankara'dan iyi haber verememekten, keyifli yorum yapamamaktan ben de bizarım. Bugün iyi şeyler yazmak için oturuyorum bilgisayarın başına.

Göğü kara bulutlarla kaplı Başkent'in boğucu havasından bir nebze sıyrılmakta fayda var. Belki beylik laf ama gerçek: Türkiye'de iyi şeyler de oluyor. Hem de çok iyi şeyler. Yarınlara umutla bakmamızı sağlayan güzel gelişmeler de var.

Artık geleneksel hale gelen ve bu yıl 6.sı yapılan Türkçe Olimpiyatları, Ankara'yı şenlendirdi. Görünür yerlere asılan afişler olimpiyatları haber veriyor. Tam 110 ülkeden 550 öğrenci. Bunlar binlerce öğrencinin bulunduğu büyük bir havuzdan seçildi. Renkleri farklı, dilleri farklı. Dünyanın bir ucundan öbür ucuna. Her coğrafyadan öğrenci var. Çiçek bahçesi gibi. Rengarenk. Onları buluşturan Türkçe. Yeryüzünün dört bir yanına yayılan Türk okullarından geliyorlar. Çocukların büyük çoğunluğu Türkiye'yi ilk kez görüyor. Bizim de bu okullar sayesinde adını ilk kez duyduğumuz ülkeler var.

Şu sıralar Kızılcahamam'da kampa çekildiler. Her biri yarın akşam yapılacak büyük finale hazırlanıyor. Heyecan dorukta. Asıl büyük gün haftaya İstanbul'da. Şiir, şarkı, fıkra, folklor, yazı kategorilerinde Türkçeyi ve Türk kültürünü konuşturacaklar. Öyle bir yarışma ki, kaybedeni yok. Dereceye giren de mutlu, giremeyen de. Başlı başına yarışmak başarının bizatihi kendisi. Mutlaka farkındasınızdır, giderek olimpiyatlara katılan ülkelerin sayısı da artıyor, yarışmanın dalları da. Etkinlikler her geçen yıl daha da zenginleşiyor.

Yarışmaya katılan ülkeler, dün Altınpark'ta görücüye çıktı. Ülkeleri yakından tanıtan stantlar açıldı. Halka açık, davetiye gerekmiyor. Dileyen herkesin gidip görmesi mümkün. Öncesinde öğrenciler minik bir gösteri sundu. Farklı diyarlardan gelen bir grup öğrenci, dokunaklı sesleri ve muhteşem Türkçeleri ile 'Hepimiz kardeşiz, bu kavga ne diye' türküsünü söyledi. Azeri öğrenciler ise Kafkas oynadı. Afrika'dan bir öğrenci, Sezai Karakoç'un Mona Rosa şiirinden parçalar okudu. Programı eski Milli Eğitim Bakanı Vehbi Dinçerler'le birlikte izledim.

Dinçerler, Türkçe şarkıları dinlerken çok duygulandı, "Bunlar geleceğin gerçeği. Türkiye, bugünden geleceğini planlıyor. Burada gördüklerimiz büyük Türkiye'nin habercisi. Türkiye'yi düşünen herkes Türk okullarına destek vermeli. Kuşkuyla, yan gözle bakanlar ise bu bakışlarını tekrar gözden geçirmeli. Önyargılarını bir kenara bırakmalı." dedi. Ülkelerin vitrinine dönüştürülen stantlar da görülmeye değerdi. Ülkeleriyle ilgili bilgileri Türk okullarından yetişen öğrenciler verdi. Singapur'un standında hiç de aşinası olmadığımız sütlü çay ikram ettiler. Türkmenistan'ın anlatıldığı bölümde ise Türkmen pilavı ikram edildi. Stantlar bugün de açık, gidip görmek ve etkinlikleri takip etmek mümkün.

Değişik ülkelerden bir grup öğrenci önceki gün gazetedeydi. Yerel kıyafetlerle geldiler. Hepsinin konuştuğu dil Türkçe idi. Sıcak ve sempatik davranışlarından etkilenmemek olası değil. Yüzlerindeki tebessüm, gözlerindeki pırıltı çok şey anlatıyor. Maria Meksikalı, Türkçeyi yeni öğrenmeye başlamış. Adını söylerken "Siz Meryem diyorsunuz." demeyi ihmal etmiyor. Tanzanyalı Hasan'ın Türkçesi çok güzel ve akıcı, "Türkiye, hocalarımızın anlattığı gibi çok güzelmiş." diyor. Senegalli kızlar hakeza. Hepsiyle de Türkçe konuşarak anlaşmanız mümkün.

Ülkelerin adları saymakla bitmez, Senegalliye, Meksikalıya, Tanzanyalıya, Brezilyalıya Türkçe konuşturmaktan daha büyük milliyetçilik olamaz. Slogan değil, gerçek milliyetçilik, hakiki ulusalcılık bu. Tarih bunu böyle kaydedecek. Önce istikameti gösterene, sonra hayatlarını bir bavula koyarak uzak diyarlara yelken açan öğretmenlerinden gönülleri zengin işadamlarına teşekkürler...

Yorumlar
Yeni Ekle RSS
+/-
Yorum yaz
Adınız:
E-posta:
 
Başlık:
 
Lütfen resimdeki güvenlik kodunu giriniz.

3.20 Copyright (C) 2007 Alain Georgette / Copyright (C) 2006 Frantisek Hliva. All rights reserved."

 
< Önceki   Sonraki >

Multimedya

Mü'min Ufkunda "Çevre"

Seyredin

Hicret, Ric'at ve Mukaddes Hüzün

Seyredin

En Önemli Vazife

Dinleyin

Fethullah Gülen Belgeseli-1: Ümit Yolcusu

Seyredin

Fethullah Gülen Belgeseli-2: Sevgi Okulları

Seyredin

Fethullah Gülen Belgeseli-3: Hoşgörü ve Diyalog

Seyredin

Salihli Vaazı - 1979

İndirin

Kur'ân ve İlim Konferansı - 1976

İndirin

Küçük bir şey başarınca her şeyi başaracağını zannetmek şeytanî bir vehimdir.
Advertisement
Fethullah Gülen Web Siteleri