İhlas hakikatinin nazara verildiği bir yerde, "İnsanların takdiri, uhrevî amellerde illet ise, o ameli iptal eder; şayet müreccih ise, o ameldeki ihlâsı kırar; eğer müşevvik ise, saffetini izale eder." deniliyor. İnsanların takdirinin illet, müreccih ve müşevvik olması ne demektir? Bir amelin, Allah'ın rızasına vesile teşkil etmesi hangi hususlara bağlıdır?
Ubûdiyet, Allah'ın emrine ve O'nun hoşnutluğuna bakar. Ubûdiyetin dâîsi emr-i İlâhî, neticesi ise rıza-yı Hak'tır. (00.55)
Ubûdiyetin semere ve faydaları uhrevîdir. Fakat, ille-i gâiye olmamak, hem kasden istenilmemek şartıyla, dünyaya ait faydalar ve kendi kendine terettüb eden, istenilmeyerek verilen semereler, ubûdiyete münafî olmaz. Belki zayıflar için müşevvik ve müreccih hükmüne geçerler. (05.05)
Eğer o dünyaya ait faydalar ve menfaatler, o ubûdiyete, o virde veya o zikre illet veya illetin bir cüz'ü olsa, o ubûdiyeti kısmen ibtal eder. (07.00)
İnsan, nafile bir ibadeti eda ederken içinde kendini ifade etme hissinin belirdiğini sezerse, o ibadeti hemen kesmeli ve şirkten kurtulmalıdır. Evet, Allah'a kulluk ederken başkalarını mülahazaya almak bir yönüyle şirktir. (08.32)
Namaza nasıl durulmalıdır? Niyet mutlaka sözle mi olmalıdır, yoksa onun sadece kalble yapılması da yeterli midir? (11.02)
Kim, ne ölçüde methedilebilir? (14.56)
İmanın tadını alamamış kimseler, sadece yaptıklarıyla ve sahip oldukları bir kısım vasıflarla değil, yapmadıkları işlerle ve hiçbir katkıda bulunmadıkları başarılarla da övülmeyi, hiç layık olmadıkları güzel sıfatlarla da vasfedilmeyi arzularlar. (16.15)
İman hizmetine ait bir meselede yazmasına, okumasına, konuşmasına ve sergilemesine karşılık bir ücret isteyenler düşe kalka yürüyen zavallı kimselerdir. İnşaallah, yeni yetişen adanmış ruhlar, Kur'an okurken, sohbet ederken, bir meseleyi kaleme alırken... yalnızca Allah rızasına kilitlenir, kendilerini nazara vermeye değil hakikatlere tercüman olmaya çalışır ve milleti, şahsî yatırım peşindeki o zavallılardan kurtarırlar. (19.50)
Hazreti Sâdık u Masdûk (sallallahu aleyhi ve sellem) buyuruyor ki: "İnsanlar helâk oldu, yalnızca alimler kurtuldu. Alimler de helâk oldu; ancak, ilmiyle amel edenler kurtuldu. İlmiyle amel edenler de helâk oldu; sadece muhlis kullar kurtuldu. İhlâs sahibi olanlar da büyük bir tehlike içindedirler." (22.58)
Aksa'l-gâyât ne demektir? Duada onu istemek doğru mudur? (27.42)
HOCAM TÜRKÇE OLİMPİYATLARININ ALTINCISINI KUTLADIGIMIZ ŞU GÜNLERDE HİZMETİN NE KADAR BÜYÜK OLDUĞUNU BU İŞE GÖNÜL VERENLERE NE KADAR DUA ETSEK AZ DİYE DÜŞÜNÜYORUM.SİZDEN VE SİZİN YOLUNUZDAKİ ABİLERİMİZDEN ALLAH EBEDEN RAZI OLSUN.HAKKINIZI HELAL EDİN SİZİ ÇOK SEVEN KITMIRRINİZ.
kezban
- Allah razı olsun
|2008-05-31 01:13:35
Siz bizim için yaşayan örneksiniz.İşaallah sizden hakkıyla faydalanabiliriz.Allah cümle ümmeti Muhammedi salih amel işleyen kullarından eylesin,bilerek veya bilmeyerek işlediğimiz günahlarımızıda affeylesin.dualrınıza muhtacız.
ömer
- ............
|2008-05-27 21:14:38
İhlas Allah emrettiği için yapılır;
Allah’ın emirlerini emrettiği için yapmaktaki sebep yani Allah’a itaat etmemize bizi iten sebep menfaati olduğundan buna ihlas demek yanlış olsa gerek.(Allah rızasını kurtulmak için istediğimiz için zaten bu durum rızasının dışında olsa gerek.(Allah bilir)
İla’yı kelimetullah gaye ölçüsünde bir vesile derken ahretteki itibarımıza vesile olacak bir vesileden mi bahsediyoruz?
Namelere tutkunluk hasıl e...
hanife
- dinlerken cevşeni kebir aklıma geldi
|2008-05-27 04:38:47
hocam yine bizi aydınlattınız ALLAH sizden razı olsun..cevşeni 100hizp hergün dinlemeye calışıyorum her dinlemede ayrı ayrı sizin dediğinizgibi bazen boş geliyor okumadada aynı,peki ihlas herseyde mi olmalı öyle oluyorki nefs buna izin vermiyor bile bile
Kendimizi başkalarına sevdirme gayreti şeytanın bir oyunudur. Önemli olan Hakk’ın sevmesi ve hoşnut olmasıdır. Bir kimse sadece hilâf-ı vâkî bir beyanda bulunuyorsa o basit bir yalan; söylediği yalana kendisi de inanıyorsa o mürekkep bir yalan, başkalarını da inandırmak için propaganda yapıyorsa o da mük'ap (katlamalı) bir yalandır.