Haberler
2008 Haberleri
Olimpiyatlar, Türkçe Sevdalılarının Umudu Oldu | Olimpiyatlar, Türkçe Sevdalılarının Umudu Oldu |
|
|
| Zaman | |
| 03.06.2008 | |
|
Edebiyatın çınarı olan ve Ali Şir Nevai Türk Dili Ödülü'nü alan Prof. Dr. Orhan Okay, ilk kez katıldığı Türkçe Olimpiyatları'nda organizasyonun büyüklüğü karşısında hayretler içinde kaldığını söyledi. Geçmişte, Türkçenin dünya dili olacağını aklına bile getiremediğini söyleyen usta edebiyatçının fikirlerine, İsmail Gaspıralı Ödülü'ne layık görülen Beşir Ayvazoğlu da katıldı. Türkçenin Balkanlar'dan Adriyatik'e kadar konuşulduğunu; ancak bunun farkında olmadığımızı dile getiren Ayvazoğlu, adına ödül aldığı İsmail Gaspıralı'nın 'dilde, fikirde, işte birlik' düşüncesinin Türkçe Olimpiyatları'yla gerçeğe taşındığını belirtti. Edebiyatçı Selim İleri'yi de en fazla etkileyen sahne, farklı renk ve kültürlerin bir araya getirdiği koro oldu. 'Aynı ağacın iki dalıyız' dizesinden etkilenen İleri, Türk okullarının gösterdiği hassasiyetin altını çizdi. Türkçe Olimpiyatları'nda edebiyat kadar ses getiren başka bir alan da müzikti. Geçtiğimiz yıl jüri üyesi olan, bu yıl da Ankara'dan İstanbul'a kadar 'dünyanın çiçekleri'ni yalnız bırakmayan şarkıcı Deniz Arcak'ı hâlâ şaşırtan bir şey var. O da bilmediği bir ülkenin dilindeki şarkıları, şiirleri içtenlikle, adeta yaşayarak okuyan çocuklar. [Dilde, Fikirde Birlik Sağlanıyor]Prof. Dr. Orhan Okay (Edebiyatçı): Türkçe Olimpiyatları'na ilk defa katıldım. Bu kadar hayran kalacağımı düşünmezdim. Bu organizasyon nasıl yapılmış, farklı milletlerden bu kadar insan nasıl gelmiş, hayretler içinde kaldım. Seneler evvel, çocukluğumda ya da gençliğimde, Batı dillerini göz önüne aldığımda, bizim Türkçemizin dünya üzerinde konuşulacağı aklıma bile gelmezdi. Bu, benim için hayranlık veren gelişme. Selim İleri (Edebiyatçı): Türkçenin, evrensel kardeşilik oluşturduğu mutlu bir gece yaşadım. Farklı ülke çocuklarından oluşan koronun, 'Aynı ağacın iki dalıyız' şarkısını okuması beni çok etkiledi. O çocukların Türkçe konuşmaları çok sevimli, çok sıcaktı. Türkçenin dünya üzerindeki gelişimindeki başka etkenleri de göz önüne almalıyız. Maalesef Türkçe, kendi yurdunda yabancı kelimelerin bombardımanı altında. Salih Acarel (Emekli korgeneral): Türkçe Olimpiyatları, süper bir organizasyon, süper bir olay. Böyle bir şey olamaz. 110 ülkeden çocukları toparla, eğit. Her babayiğidin yapabileceği şey değil. Ben şarkı yarışması dalında Azerbaycan'dan Hatice Alizade'ye oy vermiştim. Ve o da birinci oldu. Onun kılık kıyafeti başörtüsü tam Anadolu kadınına özgüydü. Organizasyon beni çok mutlu etti. Beşir Ayvazoğlu (Edebiyatçı): O kalabalığı; her dilden, her dinden öğrencileri bir araya getirmek hatta onlara halk oyunlarını öğretmek kolay yapılan işler değil. Bu, göz kamaştırıcıydı. Sahnedeki korodan yansıyan manzara harikuladeydi. O çeşitliliğin arkasındaki 'yakın birlik' enteresandı. Türkçe dünya dillerinden biridir. Balkanlardan Adriyatik'e kadar dünyanın birçok noktasında konuşulan bir dil. Gaspıralı, Türk dünyası için 'dilde, fikirde, işte birlik' düşünüyordu. Türkçe Olimpiyatları, bu ideali dünya çapına taşıdı. Yaşar Alptekin (Oyuncu): Gecede Türk'ün geleceğini ve hizmetin büyüklüğünü gördüm. Dünya haritasında yerini ve adını bile bilmediği ülkelere gidip imkansızı başaran, orada Türk okulları açan 'abi'lerin başarısını gördüm. Tarlaya ekilen filizleri gördüm. 110 ülkeden 550 çocuğun Türkçe konuşması, gelecek için beni ümitlendirdi. Bir baba nasıl ki çocuklarını ayıramazsa, oradaki bütün çocuklar da sanki benim çocuklarımdı. Onlar, aslında dünyanın çocukları. Deniz Arcak (Sanatçı): Söz konusu çocuklar olunca kuşkusuz bir samimiyet sergileniyor ortada. Endonezya gibi bir ülkeden çocuklar gelip size Mehter Marşı çalıyor. İnanılmazdı... Bir sürü duyguyu aynı anda yaşadım. Renk renk çocukların Türkçe konuşması onur verici. Biz Türk olmaktan onur duyacağımız şeyleri hep ıskalıyoruz. Başından sonuna kadar etkileyici bir organizasyondu. Bizleri şaşırtan, farklı dillerdeki insanların, Türkçe şarkıları yaşayarak okuması. Hakan Şükür (Futbolcu): Futbolcu olarak dünyanın sayılı ülkelerinde çok büyük çoğunlukların önüne çıktım. Ama sahneye çıkarken duyduğum heyecanı hiçbir zaman yaşamadım. Rahmetli abimizin eşi ve çocuklarını görünce derin bir düşünceye daldık. Dünyanın çeşitli ülkelerinde eğitim görevlerini yapan, bizlere bu güzellikleri yaşatan öğretmenlerimizin, başta rahmetle andığımız Erkan abimizin ve saygıdeğer eşi ile çocuklarının önünde saygıyla eğiliyorum. Uğur Tütüneker (Teknik direktör): Ben bu olimpiyatlardan anladım ki dünya Türkçe konuşmaya başlamış. İnşallah ilerleyen süreçte bu çok daha iyi boyutlara ulaşacaktır. Tabii burada öğrencilerin bu seviyeye gelmesinde büyük pay sahibi olan fedakar öğretmenleri unutmamak gerekir. Onları tebrik ediyorum. İnanılmaz bir hizmeti dünyaya götürmüşler. Bu hizmetin ortak dili ise barış ve sevgi temeline dayanıyor. Ömer Lütfi Mete (Yazar): Türkçe olimpiyatlarını bir sonuç olarak görüyorum. Organizasyonun parlaklığı bir yana, başarısı da tesadüf değil. Dünyanın dört bir yanında Türkçe bayrağının dalgalanması, önemli olan. Türkçe öğrenen, Türkçeyi zevkle konuşabilen, daha ötesi bize ait şarkıları türküleri söyleyebilen insanların var olabilmesi bir marifet. Umalım bu işi gerçekleştirenler Cenab-ı Hakk'ın marifetini kendilerinden bilmezler. Arif Erdem (Yardımcı antrenör): Kelimelerle ifade edilemeyecek düzeyde bir olimpiyat oldu. Dünya literatürüne böyle mükemmel bir işi sokanları canı gönülden tebrik ediyorum. Türkçenin dünyanın her yerinde konuşuluyor olması harika bir durum. Türkçe konuşan çocukları izlerken gurur duydum. Sakarya şiirini okuyan çocuk harikaydı. Ülkemizden olmayan birinin bu şiiri bu kadar güzel okuması muhteşemdi. Sevinç Çokum (Yazar): Olimpiyat, Türkçe'ye büyük hizmet. Orada Türkçe'nin dünya insanları arasındaki mesafeyi azalttığını gördüm.. Recaizade Ekrem'in Araba sevdası romanında batıya özenti, yabancı dile hayranlık anlatılır. Roman kahramanı Bihruz bey bir yerde "Lütfen Fransızca konuşunuz madam, Türkçe konuşmayınız" der. Bugün ise dünyanın bir çok yerinde Türkçe konuşuluyor. Bunu gerçekleştirenler takdiri hak ediyor. (Fatih Vural, Nurullah Kaya, Erkan Acar; İstanbul) |
|
| Son Güncelleme ( 03.06.2008 ) |
| < Önceki | Sonraki > |
|---|









