| Mehmet Özyurt'un Hayatı Kitaplaştırıldı |
|
|
| Zaman Kitap | |
| 03.06.2008 | |
|
Hocaefendi'nin "Bir Yiğit Vardı" adlı sohbeti, bu kitabın da sunuş yazısı olarak karşımıza çıkıyor. Bu yazıda, kolay unutulmayacak cümleler var: "Mehmet Hoca, öyle farklı bir çizgi takip etti ki, kendi kriterlerim açısından tanıdığım onca insan arasından Allah'a onun kadar yakın bir arkadaş görmedim diyebilirim. Merhum Mehmet Özyurt'un uçup gidişinin ardından çok ağladım. Efendimiz'in Hazreti Hamza'ya ya da Hazreti Cafer'e ağladığı gibi ağladım. O kadar ki, ağlamaktan gözümde yaş kalmadı desem sezâdır" diyerek Mehmet Özyurt'un konumunu başka söze gerek bırakmayacak şekilde ortaya koyuyor: Mehmet Özyurt Kimdi? 1945 doğumlu. Hafızlığını yedi yaşında tamamlamış. Yüksek İslam Enstitüsü'nü bitiriyor. Hayat çizgisinde en belirleyici olay, tam Enstitü'ye girdiği dönemlere rastlıyor: Fethullah Gülen Hocaefendi'yle tanışması. İzmir'de, onunla aynı camide görev yapar. Gülen'e yakınlığı sadece bir ruh yakınlığının ötesinde, sesine, tavırlarına, duruşuna da yansımıştır. O kadar ki, kimi zaman Gülen'in yerine kürsüye çıktığında cami avlusundakiler, vaaz verenin Mehmet Özyurt mu, Fethullah Gülen mi olduğunu ayırt edemez. Özyurt, 1988'deki şehadetine kadar Gülen'in yol arkadaşlığını yapacaktır. Bu arkadaşlık, 18 Eylül 1988 günü Urfa yakınlarında üç arkadaşıyla birlikte şehitliğe yükseldiği elim trafik kazasına kadar sadakatle sürecektir. Kazanın tanıkları, yanıp kül olan arabadan geriye, Mehmet Özyurt'un gökyüzünü gösteren işaret parmağının kaldığını anlatacaklardır. ![]() Ahmet Özer Kitapta, yakın geçmişimize ve Gülen Hareketi'nin geçirdiği evrelere ışık tutan pek çok hatıra, pek çok anekdot yer alıyor. Geride 'yaşanmaz bir hayat bırakan' Mehmet Özyurt'u yeni kuşaklara tanıtan bu kitap, uzun yıllar onun arkadaşlığını da yapan gazeteci-yazar Ahmet Özer tarafından kaleme alındı. Bu sahada büyük bir boşluğu dolduran kitap övgü ve ilgiyi fazlasıyla hak ediyor. Kitaptan Bir Rüya H. Bülent anlatıyor: "2003 yılında Irak Savaşı patlak vermeden hemen önce öğretmen arkadaşlar -bir kısmının ailesi ve çocukları da yanlarındaydı- Irak'a geçmek üzere son nokta olan Silopi'de bekliyordu. Savaştan dolayı herkes gergindi. Gece Silopi'de kaldıktan sonra Irak'a geçecektik. Öylece uyuduk. Sabah kalktığımızda öğretmen arkadaşlardan biri şöyle bir rüya görmüştü: "Mehmet Ağabey geldi, bizi otobüse bindirdi ve Kuzey Irak'a hareket ettik. Yolda otobüse canavar suretinde yaratıklar saldırıyordu. Mehmet Özyurt Hoca gelince yaratıklar kaçtı. Mehmet Özyurt Ağabey dönüp bize: 'Buralardan ben sorumluyum.' dedi. Böylece sabah Irak'a gittik. Kitap NT mağazaları ve kitapçılarda satışa sunulurken sanal ortamda www.kitapkaynagi.com sitesinden de sipariş verilerek elde edilebilir. |
|
| Son Güncelleme ( 03.06.2008 ) |
| < Önceki | Sonraki > |
|---|









