Vaktimizi Nasıl Değerlendirmeli, Sorusuna Hocaefendi'den Orijinal Cevaplar Yazdır E-posta
Üye Değerlendirme: / 5
Kötüİyi 
Ahmet Şahin, Zaman   
04.06.2008

Ahmet ŞahinEskilerin "Vakit, nakitten de kıymetlidir" diyerek dikkatimize vermek istedikleri vakti, Hocaefendi'ye de sormuşlar, fevkalade orijinal cevaplar almışlar.

Hayatımızı değerlendirme, zamanımızı tanzim konusunda ikaz ve uyarıları da içine alan bu değerlendirmelerden yerimizin aldığı kadarını "Zihin Harmanı" kitabından arz etmeye çalışacağım. Bakalım içinde hizmet olmayan hayat ve vakit değerlenen hayat ve vakit sayılır mı görelim?

* * *

"Kanaat-i âcizanemce Müslümanların geri kaldıkları hususların en başında zaman ve mesai tanzimi gelmektedir. Ayrıca mesailerini tanzim edememenin yanında, onca fedakârlıklarına rağmen bir türlü hizmet düşüncelerini de hayatlarının gayesi şeklinde sistemleştirememekteler. Müslüman hizmet düşüncesini sadece 24 saatlik bir günün içine değil, belki günün bütün parçaları içine de yerleştirmeye alışmalı, gayeli, hedefli ve planlı şekilde zamanını yaşamalıdır."

Bu kısa girişten sonra zaman tanzimiyle ilgili iki hususa dikkatimiz çekiliyor cevapta:

Birincisi, ferdin hayatına İslam'a hizmet düşünce ve anlayışının girmesi, biraz da o ferdin gönülden inanmasına ve işin sancısını yaşamasına bağlıdır. İşte böyle bir kişi, zaman tanzimini de bu işin sancılısı olduğu nispette düşünecek, hizmetini sabah ile öğle, öğle ile ikindi, ikindi ile akşam, akşam ile yatsı zaman dilimlerine yerleştirecek ve eğer hizmet adına günün bu parçaları içinde çalışma olmazsa hayatımda bütün bu zaman parçaları ölü geçmiş sayılır diyecektir. Çünkü zaman, itibari bir şeydir. Onun hakiki vücudu yoktur. Zamana değer verip hayatiyet ve canlılık kazandıran şey, o zaman içinde yapılan hizmetlerdir. Biz Asr-ı Saadet diyerek belli bir devreyi ve belli bir çağı alkışlarken, hadd-i zâtında herhangi bir zamanı değil, o zaman içinde yaşayan ve yaşananları dikkate alarak Asr-ı Saadet diyoruz. Zaman ancak içinde cereyan eden şeyler itibariyle renklenir ve bir gökkuşağı halini alır. Bu şekilde hizmetle dolu yaşanan zamanın anı seyyâlesi, başkalarının hizmetsiz geçen yüzlerce senesine bedeldir!

İkinci olarak, bizim 24 saatlik bir sermayemiz var. Bu 24 saat son günümüz olabilir düşüncesiyle ele alıp onu namaza göre programlayıp her parçası içine bir şeyler aktarmaya çalışırsak o zaman gerçek değerine ulaşır. 'Öğle öncesi zamanımız, öğle sonrası zamanımız, ikindi sonrası, akşam sonrası zamanımız' der ve namazla bölünerek nuraniyet ve kıymet kazanan bu zaman parçalarının arasında bir hizmet- i imaniye ve Kur'aniye adına yeni hamleler planlayıp ona göre yapılacak her şeyi yapar ve yaptığımız şeylerle iktifa etmeyerek daha yok mu, yaklaşımıyla zaman parçalarını değerlendirmeye koyuluruz. İşte o zaman bütün hayatımız nurlu ve tam ebediyete layık istikamette cereyan etmeye başlar. Şayet bir insan, zamanını bu şekilde değerlendirebilirse, bir taraftan hakikaten zamanın kadrini kıymetini bildiğini göstermiş olacak. Böylece bir günümüzün içinde hizmet düşüncesi kendisini gösterdiği gibi haftamızın içinde de, kendini gösterecektir. Ardından da nurlu bir ay ve bu şekilde nurlu aylardan oluşan zincirleme nurlu bir sene şekline gelmiş olacaktır.

Biz toplum olarak bu tür zamanı değerlendirme düşüncelerinden mahrumuz. Ancak "Hiçbir küll yoktur ki, ondan bir kısım cüz'ler istisna edilmiş olmasın." kaidesince yine de Müslümanların yüzünü ak eden birçok insan bulunduğu da bir gerçek.

Bugün bizlere gelince, bu konuda oldukça talihli sayılırız. Zira bu mevzuda bizlere birçok ışık tutulmuş, çok şeyler öğretilmiştir. Çünkü gün namaz vakitleriyle bölünerek ve ezanla vaktin geldiği hatırlatılarak zamanın kadrini bilme yolu gösterilmiş, bütün karanlıklar bertaraf edilerek aydın bir yola, nebilerin geçtiği yola yönlendirilmişizdir.

İfrat ve mübalağa yapmaktan Rabb'ime sığınırım, fakat rahatlıkla şunu söylemeliyim ki, böyle bir devrede zamanı değerlendirerek din-i mübin-i İslam'a sahip çıkan insanların durumu, geçmiş devirlerdeki velilerin durumuyla müsavi sayılabilir. Böylesine mühim bir fırsatı hizmetle değerlendirme iradesi ise bir mânâda bize bırakılmıştır. Rabb'im, irademizi kullanarak zamanı tanzim etmeye ve onun her anını hizmetle değerlendirmeye bizleri muvaffak eylesin.

Yorumlar
Yeni Ekle RSS
+/-
Yorum yaz
Adınız:
E-posta:
 
Başlık:
 
Lütfen resimdeki güvenlik kodunu giriniz.

3.20 Copyright (C) 2007 Alain Georgette / Copyright (C) 2006 Frantisek Hliva. All rights reserved."

Son Güncelleme ( 04.06.2008 )
 
< Önceki   Sonraki >

Multimedya

Fethullah Gülen Belgeseli-1: Ümit Yolcusu

Seyredin

Fethullah Gülen Belgeseli-2: Sevgi Okulları

Seyredin

Fethullah Gülen Belgeseli-3: Hoşgörü ve Diyalog

Seyredin

İktisadın Lüzûmu

Seyredin

Bizi Birbirimizden Koparamazlar!..

Dinleyin

His Felcinin Sebepleri

Dinleyin

Denizli Vaazı - 1980

İndirin

Berlin Konferansı - 1977

İndirin

Kendimizi başkalarına sevdirme gayreti şeytanın bir oyunudur. Önemli olan Hakk’ın sevmesi ve hoşnut olmasıdır. Bir kimse sadece hilâf-ı vâkî bir beyanda bulunuyorsa o basit bir yalan; söylediği yalana kendisi de inanıyorsa o mürekkep bir yalan, başkalarını da inandırmak için propaganda yapıyorsa o da mük'ap (katlamalı) bir yalandır.
Advertisement
Fethullah Gülen Web Siteleri