| Türkçe Olimpiyatları |
|
|
| Hilmi Çınar, Yeni Gazetem | |
| 06.06.2008 | |
|
Bir o kadar da dışarıdan içeriye girmek için bekleyenler uzun kuyruk oluşturmuşlar. Madem bu kadar çok bu işin gönüllüsü var, yöneticiler niye Alsancak Stadı'nda bu işi organize etmediler? Yazık değil mi o kadar insan kapılarda bekledi ve veya geri döndü. Bir de sahne aydınlatmasını çok garipsedim. Çocuklar sahne aldılar. Şarkılarını, şiirlerini okuyorlar seyircinin dizerine sanki sahneyi görmesin gibi dev projektörlerle aydınlatma yaptılar. Adeta arabanızla gece seyir halindesiniz karşıdan gelen araç nasıl uzun farlarını yakıp gözünüzü alıyorsa, aynı durum burada da oldu. Bu kadar güzel bir organizasyonda hata olmaz mı? Gayet tabi olur. Biz hatırlatalım. 7. Uluslararası Türkçe Olimpiyatları'nda aksaklıklar düzelir. Işık düzeni daha profesyonel bir şirkete verilebilir. İzmir Tertip Komitesi, İzmir Genç İşadamları Derneği organizasyonunda üzerine düşen görevi de fazlasıyla yapmıştır. Tahminim gelecek sene 110 ülke sayısı daha artacaktır. Dünyanın her yerinde Türkçe konuşulabildiğini düşünün. Bu temeller şu anda atılıyor. Türkçenin okullarda öğretilebilecek bir lisan olduğunu kabul ettirmek bile çok güzel ve başarılı bir iş. Muhakkak ki de kolay olmamıştır. Bu arada akşam Örnekköy'e giderken otoparkta ayakta muhabbet ettiğim bazı gazeteci dostlarım bana olimpiyatlar için "Fethullah Gülen cemaatinin organizasyonu" olduğunu söyleyip takıldılar. Bende kendilerine "Dünyanın 110 ülkesinde Türkçe öğretiyorlar. Bundan güzel bir organizasyonun olamayacağını" söyledim. Ha bu arada o entel dantel geçinen gazetecilere de "Dakika başı zırt pırt EXPO adı altında Avrupa'ya eşleriniz dahil uçtunuz, yediniz, içtiniz geldiniz. Bir yabancıya kaç kelime Türkçe öğretebildiniz?" diye sordum. Cevap; "Tıss" Ama bizim gazeteci dostlarımız, Şampanyayı, şarap markalarını, kaz ciğerini, domuz pastırmasını, tereyağlı salyangozu, Fransızca, İtalyanca söylemeyi öğrenmişler.....! |
|
| Son Güncelleme ( 06.06.2008 ) |
| < Önceki | Sonraki > |
|---|








