| Türkçe Hasreti |
|
|
| Abdullah Aymaz, Zaman | |
| 08.06.2008 | |
|
Bilhassa Dobruca bölgesinde Boğazköy, Başpınar, Bayram Dede, Osmanca, Tekirgöl, Babadağ, Maçin, Aşağı Bülbül, Yukarı Bülbül, Mecidiye gibi Türkçe köy ve kasaba isimleri var. Romenlerin dili Latin kökenli. İtalyancaya benziyor. Eski nesil Fransızca biliyor. Çavuşesku'dan sonra İngilizceye yöneliyorlar. Alman azınlık da var. Onun için İngilizceden sonra revaçta Almanca var. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül gelince Türk toplumunun ileri gelenleri ile görüşürken "Asimile olmamak için dilimizi ve dinimizi unutmayalım." deyince dindar bir hanımefendi olan ve Müslüman Kadınlar Birliği Derneği'nde çalışan İlmiye Cemaî, kalkıp Cumhurbaşkanımız Abdullah Gül'e, "Bizim dilimizi ve dinî değerlerimizi korumada en büyük hizmeti Zaman Gazetesi ve Samanyolu Televizyonu görüyor." diyor. Türk kolejlerinde okuyup beden eğitimi öğretmeni olan Tatar asıllı Turan Bey de, "Bu hususta Türk okullarının verdikleri üstün eğitimden dolayı sizlere teşekkür ederim." diyor. Aslında Romenler Türk insanına sıcak bakıyorlar; ama BRT (Banka Romanya Türkiye)'nin çok yanlış tutumu, bu sevgi ve sıcaklığa ağır darbe vurmuş ve sarsmış... Türk kolejlerinden mezun bir kız, doktora yapmak için Norveç'e gidiyor. Uçaktan inip bir taksiye biniyor. Şoförle bir türlü anlaşamıyor, derdini anlatamıyor ve nereye gideceğini söyleyemiyor. Bir ara şoföre bir telefon geliyor. Şoför Türkçe konuşunca kız, "Ben Türkçe biliyorum. Romanya'daki Türk kolejinden mezunum deyip meramını anlatıyor. Şoför çok memnun oluyor. Bunu kalacağı yere götürüyor ve ücret de almıyor. Sonra gelip Bükreş'te kolej öğretmenlerine anlatıyor. Benzer bir olay da İngiltere'de bir Türk lokantasında cereyan ediyor. Amerika'daki bir Türk derneğine giden Romen öğrenci, onların kendisiyle İngilizce konuşmasından rahatsız olup, "Ben buraya Türkçe özlemimi gidermek, Türkçe konuşmak için geldim. Siz de kalkmış benimle İngilizce konuşuyorsunuz." diye tepki gösteriyor. Ama bu öğrenciler kolay kolay bu hâle gelmiyor. Bir eğitim gönüllüsü, hatıralarını anlatırken diyor ki: "Geçen sene ilkokul beşinci sınıfa giden Mihailo isminde bir Sırp öğrencim vardı. Babası da Romanya'da kumar oynatan bir işletmeler zincirinin idarecisiydi. Bir gün Mihailo hastalandı ve bir müddet okula gelemedi. Ben de derslerden geri kalmasın diye ailesini arayıp yardımcı olabileceğimi söyledim. Ailesi biraz tedirgin olsa da hayır diyemedi. Hastalığı boyunca evlerine dört- beş kere gidip matematik dersi anlattım. Dersten sonra Mihailo'nun anne-babası ile kısa süreli sohbetlerimiz oldu. Neticede öğrencinin ailesi ile diyalog gelişti. Aradan bir yıl geçtikten sonra öğrencim ilkokulu bitirip orta kısmına geçti. Geçen Ramazan Bayramı'nda sürpriz bir şekilde arayıp bayramımı tebrik eden belki de ilk kişi Mihailo oldu..." Altıncı Uluslararası Türkçe Olimpiyatları'na 110 ülkeden gelen 550 öğrencinin hepsinde de zannediyorum benzer bir hasretin olduğunu ve olacağını bundan sonra da inşallah çok çok işiteceğiz... |
|
| Son Güncelleme ( 08.06.2008 ) |
| < Önceki | Sonraki > |
|---|








