| Akrepler Fizik Biliyor mu? |
|
|
| Abdullah Aymaz, Zaman | |
| 15.06.2008 | |
|
Gün boyu yurtiçi ve yurtdışından bütün konuşmacılar 'bilgisayar destekli eğitim, fizik nasıl öğretilir, severek fiziği nasıl öğretiriz' ve benzer konularda seminerler verdiler. Lise öğretmenleri olan hocalarımız farklı ülkelerden farklı kariyerlerdeki öğretim görevlileri ve profesörlerin arasında ancak günün sonlarına doğru katılımcılara sunumlarını yapmak durumunda kaldılar. Öğretmenlerimizin genç olmaları, uluslararası fazla bir tecrübeye sahip olmamaları ve üniversite camiasından gelmemeleri gibi sebeplerden dolayı izleyiciler tarafından gerekli ilgi gösterilmeyeceği bekleniyordu. Fizik öğretmeni Sinan bey, hazırladığı "Dalgalar ve titreşimler dersini nasıl anlatabiliriz?" sunumuna başlarken ilginç bir başlangıçla "Akrep, fizik biliyor mu?" diye izleyicilere soru sordu. Tahtanın bir tarafına bir akrep resmi ve diğer tarafına dalgalar ve titreşimler konusu ile ilgili çizimler koymuştu. Enine ve boyuna dalgaları anlatmadan önce bu dalgaları kullanmak suretiyle avının yerini tespit edip yakalayan bir akrebin bu işi nasıl yaptığı ile alakalı bir soruyla, "Çölde yaşayan bir akrep türü karanlıkta ses ve ışık kullanmadan nasıl oluyor da avının yerini çok hassas bir şekilde tespit edip yakalayabiliyor?" diyerek konuya girdi. Bu soruyla dikkatleri öğrenecekleri konuya çevrilen öğrencilerin sorunun cevabını dersin sonunda (teoriyi öğrendikten sonra) öğreneceklerini söyledi. Daha sonra dersin konusunu anlatmaya başladı "Dalga nedir? Dalga çeşitleri nelerdir?" dedikten sonra izahlarda bulundu. Enine ve boyuna dalgaları animasyonlarla görselleştirilmiş bir şekilde anlattı. Daha sonra dalgaların parametrelerini açıkladı. Dalgaboyu, genlik, dalga hızı ve dalga denklemini verdi. Dalga denkleminin uygulamaları olarak 4-5 adet soruyu çözdü. Bu ana kadar öğrencilerin tamamına yakını akrebin sırrını merak edeceklerini bildirdi. Bu noktada derste öğretilen teori kullanılmak suretiyle akrebin avını nasıl yakaladığını izah etti: Sekiz adet ayağa sahip olan akrebin her bir ayağında enine ve boyuna dalgaları algılayabilen çok hassas alıcılar bulunmaktadır. Akrebin ayakları tam bir daire üzerine denk gelmektedir. Akrebin yakınlarında bulunan bir avının küçük bir kıpırdanmanın neticesinde kum üzerinde ilerleyebilen enine ve boyuna iki dalga meydana gelmektedir. Boyuna dalganın hızı enine dalganın hızından üç katı kadar daha fazladır. Dolayısıyla akrebe önce boyuna dalga ulaşır. Boyuna dalga akrebin hangi ayağına önce ulaşırsa akrep bu dalga vesilesiyle avının hangi tarafta olduğunu anlar. Boyuna dalgadan sonra enine dalga akrebin ayağına varır. Bu iki dalganın akrebin aynı ayağına varışlarının arasındaki zaman farkını akrep hesap eder. Enine ve boyuna dalgalar için dalga denklemini uygular. Bu denklemleri zaman farkının ifadesi olarak tek bir denkleme indirger. Daha sonra zaman farkını bu denkleme uygulamak suretiyle av ile kendisi arasındaki mesafeyi hesaplar ve atlamak suretiyle avını yakalar." Bunları anlattıktan sonra mânâlı bir şekilde: "Akrep fizik biliyor mu?" sorusuyla dersi sona erdirdi. Görüldüğü gibi dersin girişini, gelişmesini ve neticesini bir senaryo şeklinde takdim etti. Bu metotla anlatılmış bu ders Romanya ulusal ve uluslararası fizik öğretmenleri için düzenlenen bu metodik çalışma seminerinde büyük ilgi gördü. Öğretmenimizin sunumu salonda büyük alkışlarla takdir edilirken, sunumun hemen bitiminde bütün katılımcılar arkadaşlarımızın etrafına gelip bu ve benzeri sunumlarının olup olmadığını, kendilerinden istifade etmek istediklerini belirttiler. Seminer başkanı aynı zamanda Teknik Üniversite Fizik Bölüm Başkanı Prof. Dr. Dan Iordache, "Bizim gün boyu anlattıklarımızın hepsi bunun yanında bomboş kaldı. Keşke seminerin başından itibaren sizi dinleseydik; böyle bir konu ancak bu kadar güzel anlatılabilir." diyerek üstün takdirlerini belirtti ve daha sonrasında öğretmenlerimizi her türlü organize ettikleri seminerlerin en önemli davetlileri olarak kabul ettiklerini söyledi. Aslında yıllarca Sızıntı dergisinde yazılıp çizilenler bu anlatım şekline pek çok malzemeyi verecek kadar büyük bir birikim ve hazineye sahiptir. Eğitim seviyesi oldukça iyi olan Romanya'da yüz akımız eğitim gönüllülerimizin bu başarıları dikkatleri üzerlerine çekiyor, takdire vesile oluyor. Aslında bu gayretlerin yaygınlaştırılması ve yeni metotlardan herkesin istifadesinin sağlanması gerekir. |
| < Önceki | Sonraki > |
|---|








