Bolu Valisi'nden Barış İçin Dua Yazdır E-posta
Üye Değerlendirme: / 4
Kötüİyi 
Yeni Şafak   
06.07.2008

Bolu Valisi Halil İbrahim AkpınarKürt sorununun tartışıldığı Abant Platformu'nda Bolu Valisi Halil İbrahim Akpınar barış için ettiği duayla dikkat çekti: "Ey Tanrım, bize ve arkadaşlara güç ver. Biz bu toplumu barıştıralım, kaynaştıralım."

Abant Platformu'nun düzenlediği 'Kürt Sorunu: Barışı ve Geleceği Birlikte Aramak' başlıklı sempozyumun ikinci gününde Kürt sorunu konusunda geçmişin muhasebesi yapıldı. İlk günkü oturumda uzun süre valilik yaptığı Doğu ve Güneydoğu'da "Ben ayrı bir devlet istiyorum" diyen bir tek Kürt'e rastlamadığını ifade ederek dikkatleri üzerine çeken Bolu Valisi Halil İbrahim Akpınar dün de barış için dua etti. Konuşmacıları dinlerken Likya Kralı'nın İlyada'daki duasını hatırladığını belirten Akpınar, "Ey Tanrım, bize ve arkadaşlara güç ver. Bu toplumu barıştıralım, kaynaştıralım. Affettirelim birbirlerini, insanlar bir araya gelsinler. Birbirlerini vurmasınlar, kırmasınlar. Analar, babalar ağlamasın. İnsanlar evlatlarının cesetlerini değil, gelinlerini, damatlarını karşılasınlar" diye dua etti. Yazar Altan Tan, kavganın 100 yıl önce Ortadoğu'ya zorla getirilen bir sistemin ürünü olduğunu söyledi. Doç Dr. Kemal Sayar, Kürt sorununun arkasındaki psikolojik sebepleri anlatırken korkuların çözümü çıkmaza soktuğunu dile getirdi.

Şahinler nerede

AK Parti Malatya Milletvekili Mücahit Fındıklı ise Abant'ta her iki kesimin de şahin kanadının bulunmadığına dikkat çekerek, "Maalesef burada bu konunun çatışanları yok. Halbuki bu meseleye çoğu zaman çatışanlar yön veriyor" dedi. Devletin izlediği Kürt politikasının halk tarafından hiç unutulmayacağını ifade eden yazar Ümit Fırat, "Unutulması mümkün değil ama telafisi mümkündür" dedi. "Türkiye bu problemi kendi çözmeli, dışarıya havale etmemeli" diyen Eski MİT Müsteşar Yardımcısı Cevat Öneş de, siyasetin iktidarı ve muhalefetiyle tavır geliştiremediği için sorunun kronikleştiğini söyledi. Öneş yeni anayasanın kaçınılmaz olduğuna dikkat çekti.

Türköne: Mamak'ta Kürt askerler beni dövdü

Prof. Dr. Mümtaz'er Türköne, Türk-Kürt ayrımının çok doğru olmadığını anlattı. Cumhuriyet'i Çerkezler ve Makedonyalıların kurduğunu ifade eden Türköne ikisinin de anavatanlarını kaybetmiş topluluklar olduklarına dikkat çekti: "Türkleştirmeye başladıkları ilk kişiler de Türklerin kendisi" dedi. Türköne, İttihat ve Terakki Cemiyeti'nin 5 kurucusundan 2'sinin de Kürt olduğunu söyledi. 12 Eylül ihtilalinden sonra kaldığı Mamak Askeri Cezaevi'nde Diyarbakır Cezaevi'ndeki kadar olmasa da ciddi sıkıntılar çektiğini anlatan Türköne, "Bize İstiklal Marşı okuturlardı. Sonrada döverlerdi. Bizi dövenler Kürt askerlerdi. Bugün Türkiye'nin durumu, Mamak askeri cezaevinden çok farklı değil" diye konuştu. Türköne bir gün önce Hakkarili olarak yaşadıklarını anlatan Avukat Rojbin Tuğan Kalkan'ı eleştirerek, "Rojbin çok duygusal tablolar ortaya koydu. Benim de gözlerim doldu. Ama bu tür tabloyu karşı taraf da üretebilir. Bu tür hikayeler bizi faşizme götürür" dedi. Türköne'ye cevap veren Kalkan ise anlattıklarının bir denizin küçük bir parçası olduğunu söyledi.

Gündüz tartıştılar akşam halay çektiler

Abant Platformu'na katılanlar akşam sıra gecesiyle stres attı. Kürtçe şarkılar eşliğinde çekilen halayın başını eski milletvekili Haşim Haşimi çekti. AK Parti Diyarbakır Milletvekili Abdurrahman Kurt ile Hak-Par Genel Başkanı Sertaç Bucak halaya katılanlar arasındaydı.

Gecenin ilerleyen saatlerinde ise katılımcılar söylenen türkülere eşlik etti. Yazar Altan Tan gecede söylenen neredeyse tüm türkülere eşlik ederken Abdurrahman Kurt 'Agir ketye dilemin' isimli Kürtçe türküyü söyledi. Sıra gecesi geç saatlere kadar devam etti.

Kürtçe resmi dil kabul edilmeli

Türkiye'de Kürtlerin yoğun olduğu bölgelerde Kürtçe'nin resmi dil olması gerektiğini belirten gazeteci Cengiz Çandar, Irak Anayasası'nda, Türkmenlerin yoğunlukta olduğu bölgelerde Türkmence'nin resmi dil olarak uygulanmasının esas alınabileceğini söyledi: "Türkiye'de Kürtlerin yoğun olduğu bölgelerde Kürtçe resmi dil kabul edilmeli. Trafik levhalarında Kürtçe ve Türkçe birlikte yazılmalı. Kürt sorunun en önemli tanımı bir devlet sorunu olması. Kürtlerin devleti yok. Kürtler bir devlete kavuşamadığı sürece Ortadoğu'da sorun bitmez. Ya da Kürtler, bölgedeki devletlerden birinde, 'Bizim devlete ihtiyacımız yok. Biz burada kendimizi ifade ediyoruz' diyebilmeliler. İş dönüp dolaşıp Türkiye'nin dönüşümüne geliyor."

Yorumlar
Yeni Ekle RSS
+/-
Yorum yaz
Adınız:
E-posta:
 
Başlık:
 
Lütfen resimdeki güvenlik kodunu giriniz.

3.20 Copyright (C) 2007 Alain Georgette / Copyright (C) 2006 Frantisek Hliva. All rights reserved."

Son Güncelleme ( 07.07.2008 )
 
< Önceki   Sonraki >

Multimedya

Fethullah Gülen Belgeseli-1: Ümit Yolcusu

Seyredin

Fethullah Gülen Belgeseli-2: Sevgi Okulları

Seyredin

Fethullah Gülen Belgeseli-3: Hoşgörü ve Diyalog

Seyredin

Güneydoğu'da Cereyan Eden Hadiseler

Seyredin

O'na El Aç, Kullarına Değil!..

Dinleyin

Cennet'in Etrafındaki Sur

Dinleyin

Uşak Vaazı - 1980

İndirin

Berlin Konferansı - 1977

İndirin

Kendi durumunu hakikî mü'minlerin halleriyle kıyaslamak suretiyle kimse ye'se düşmemeli fakat dûnhimmetlik de yapmamalıdır. Dûnhimmet olma, Allah'a karşı ayıp, nimetlerine karşı da saygısızlık sayılır.
Advertisement
Fethullah Gülen Web Siteleri