| Diyalog Ortamı Oluşturmalıyız |
|
|
| Yeni Şafak | |
| 07.07.2008 | |
|
Abant Platformu tarafından düzenlenen 'Kürt Sorunu: Barışı ve Geleceği Birlikte Aramak' sempuzyomunda birarada yaşamın gerekliği çıktı. Yayınlanan sonuç bildirisinde Kürt sorunun çözümünün sağlıklı bir diyalog ortamının oluşmasına, önyargıların yıkılmasına ve karşılıklı güvenin tesis edilmesine bağlı olduğu belirtildi. Üç gün süren sempozyuma yaklaşık olarak 300 akademisyen, siyasetçi, yazar katıldı. Toplantı sonunda bir sonuç bildirisi yayınlandı. Bildiri de birarada yaşamın önemine dikkat çekildi. Her fikre saygı gösterilsin Kürt sorunun Türkiye'nin en önemli sorunlarından biri olduğuna dikkat çekilen bildiri de, "Sağlıklı bir diyalog ortamının oluşmasına, önyargıların yıkılmasına ve karşılıklı güvenin tesis edilmesine bağlıdır. Çözüm dilinin oluşmasında medyanın sorumluluğu, hassasiyeti ve üslubu çok önemli katkı sağlayacaktır. Platformun amacı çözüm için elverişli bir iklim, dil ve zeminin oluşmasına katkıda bulunmaktır. Amaç bir çözüm programı etrafında tarafları mutabakata ikna etmekten ziyade, diyalogsuzluğu sona erdirmek için sağlıklı ve dinamik iletişim kanalları açmaktır. Temel prensip olarak, açık bir şiddet çağrısı içermedikçe her fikrin serbestçe ifade edilebilmesini ve tartışılmasını savunuyor; farklı düşünen bütün kişi ve grupların fikirlerini beyan etme hakkına herkesten saygı bekliyoruz" denildi. Şiddetten vazgeçilmelidir Kürt sorunun da şiddeti kullanan herkesin bundan vazgeçmesi istenerek şunlar dile getirildi: "Her türlü şiddetin ve şiddet içeren yöntemlerin mutlak olarak reddedilmesini, Kürt Sorunu'nun çözümü için vazgeçilmez bir ön şart addediyoruz. Kürtlere ve diğer unsurlara yönelik asimilasyon politikalarını reddediyoruz. Türk ve Kürt ayrımının karşılıklı olarak homojenleştirmek, ötekileştirmek ve yabancılaştırmak amacıyla kullanılmasına karşı çıkıyoruz. Barış içinde birlikte yaşama özlemimizin gerçekleşmesi için Kürtlerin yoğun oldukları doğu ve güneydoğu bölgelerimizde ekonomik kalkınma büyük önem taşımakla birlikte, yöre insanlarının şeref ve haysiyetlerinin hak ettikleri gibi yüceltilmesi de zorunludur." Bildiri de Kürt sorunun çözümü için af kanunun koşullarının oluşturması da istendi. Anadilde eğitim vurgusu Sonuç bildirgesinde anadilde eğitimin önünün açılması istenerek şunlara dikkat çekildi; "Anadile saygı, insana saygıdır. Anadili konuşma, eğitim ve öğrenimde kullanma hakkının vazgeçilmez bir insan hakkı olduğunu ve bu hakka karşı çıkmanın hiçbir gerekçesi olamayacağını düşünüyoruz. Kürt sorunu etrafında hukuk devleti sınırları dışına çıkan bütün uygulamaları reddediyoruz. Irak'ta yaşayan tüm halklarla birlikte Kürtler de bizim kardeşimizdir. Kürt Federe Yönetimi ile her türlü dostane ilişkinin geliştirilmesini elzem görüyoruz. Kürt sorunun çözümünde Türkiye'deki demokratikleşme sürecinin devamı elzemdir. Bu bağlamda Avrupa Birliği perspektifini muhafazası hem demokratikleşme sürecinin devamı, hem Kürt sorununun çözümünü kolaylaştıracaktır." Sonuç bildirgesi olumlu karşılandı Katılımcılar okunan sonuç değerlendirme metnini olumlu karşıladı. Böyle bir toplantıdan bu kadar kapsayıcı bir metnin çıkması sevindirici bulunurken, metinde yer alan "Kürtlere dönük asimilasyon" ifadesinin yeraldığı kısma "diğer unsurların da" ibaresi eklendi. Bir diğer eleştiri konusu ise barışın önünü açacak kapsamlı bir aftan bahsedilmediği konusuyla ilgiliydi. Bu nedenle metinde gerekli kanuni alt yapının oluşturulması gerektiği vurgulandı. |
|
| Son Güncelleme ( 07.07.2008 ) |
| < Önceki | Sonraki > |
|---|








