Büyükanıt Klasörü ve Balbay'ın Gazeteciliği Yazdır E-posta
Üye Değerlendirme: / 9
Kötüİyi 
Hamdullah Öztürk, Zaman   
13.07.2008

Hamdullah Öztürk
Hamdullah Öztürk
Ümraniye-Ergenekon sürecinde gelinen aşama, bir şeyi gözler önüne serdi: Her tarafa eli uzanan bir grup var ve bu grup hem vurup hem de ağlıyor.

Bu grup, önce birilerini ağlatacak darbeleri indiriyor, sonra da kendisi mağdur rolü oynayarak ağlattıklarının sesini duyulmaz hale getirerek zulmü çift kat işliyor.

Büyükanıt klasörü ve Balbay'ın gazeteciliği bunun sadece iki örneğinden ibaret.

Şemdinli sürecinin müzahrefatını, masum insanların üstüne yıkabilmek için yazılan doğrudan ve dolaylı yazılarla dışa vurulan niyetin, masum insanları devlete kastetmiş "terör örgütü" kapsamına aldırma ve terörün çirkin yüzünden yararlanarak bu masumları tüm dünyada öcü haline getirebilme hedefine kilitlenişini hatırlayalım.

Sonra "silah" olmadığı için "bir cemaatin" terör kapsamına aldırılamayacağını görünce "silahsız terör" icadında bulunup, masum insanların iyi eğitim almışlığını "korkunç bir durum" gibi gösterme gayretlerindeki inanılmaz hırsı iyice hatırlayalım. Şemdinli sürecinden yararlanarak Org. Büyükanıt'ı "bir cemaate" karşı kışkırtanların argümanlarını alt alta dizelim...

Şimdi bu insanlar "terör" suçuyla itham edilince "Hani ya silah nerede?" diyorlar. Ya başkalarını suçlu duruma düşürebilmek için çevrilen dolaplar tutsaydı, Terörle Mücadele Kanunu'na "cebir ve şiddet" unsurları ilave edilmediği için "silahsız terör" kanuna girmiş olsaydı, o zaman ne diyeceklerdi? Allah'tan ki memlekette vicdanlı ve gayretli insanlar var. Onlar gelip geçici havalardan etkilenmeden hukukun gereğini yapıyorlar.

Şimdi Büyükanıt klasörüne dönelim.

Güya Büyükanıt'ı yıpratmak için "bir cemaat" olağanüstü çaba gösteriyordu. Gün geldi, devran döndü. Dün Büyükanıtçı kesilip, birilerini hedef göstermeye çalışanlar tam bir "Kral öldü yaşasın yeni kral" tablosu sergiledi. 'Şûra erkene alınsın, İlker Paşa'nın ataması bir ay önceden yapılsın' türküleri söylemeye başladılar. Bu arada Tayyip Erdoğan-İlker Başbuğ görüşmesi gerçekleşince, beklentiler şoka dönüştü ve şuurlarının altında ne varsa dökülmeye başladı.

İlk çıkış Fikri Sağlar'dan geldi. Sağlar, Büyükanıt hakkında bir klasör bulunduğunu ve bu klasörü göstererek Başbakan'ın Büyükanıt'ı etkisiz hale getirdiğini söyledi. Tolon ve Eruygur içeri alınınca bir de ne görelim, Fikri Sağlar'ın bahsettiği klasör her iki eski komutanın da arşivinde varmış. Bildiğine göre aynı klasör Sağlar'da da olmalı!

Peki, bu klasörün sahibi kim? Genelkurmay Başkanı hakkında ya da bir başkası hakkında böyle bir klasör neden hazırlanır? Velev ki, birileri hazırlamış olsun, iki komutan kendilerine ulaşan böyle bir dosyanın üstüne gitmek yerine neden arşivleyip emekli olunca da yanında götürür ki? Ve kritik bir zamanda, bu klasör üzerinden Genelkurmay Başkanı'na saldıranlar kimlerdir?

Balbay'ın gazeteciliğine gelince... Balbay'a sorguda neler soruldu, bilgisayarından ve odasından neler çıktı bilinmez. Bilinen şey, Balbay'ın tutuksuz yargılanmak üzere salıverilince basın kartını göstererek, "Gazeteci olarak alındım ve gazeteci olarak çıktım. Ben Uğur Mumcu'nun köşesinde yazıyorum. Ahmet Taner Kışlalı ile aynı odayı paylaşıyordum." sözleridir.

Balbay, ne demek istedi belli değil... Ama zikrettiği her iki gazeteci de faili meçhul cinayet kurbanı ve her iki cinayetten de "irtica tehdidine karşı laikçi cephe oluşturma" maksadıyla fazlasıyla yararlanıldı. Balbay'dan bir beklentim var. Konu gazetecilikse, adını andığı iki arkadaşını katledenlerin peşini bırakmasın. Hazır faili meçhul dosyalar açılıyorken buyursun destek olsun.

Küçük bir hatırlatmada bulunayım. Ali Kırca'nın programında Fethullah Gülen Hocaefendi'yi linç etmek üzere yayınlanan montaj kasetlerin neden 18 Haziran 1999 tarihine denk getirildiğini düşünürken bir şey dikkatimizi çekmişti. 23 Haziran'da Abdullah Öcalan'ın karar duruşması vardı. Belli ki birileri 24 saat üzerinden bir hafta boyunca, aralıksız sürdürülen kampanyayla dikkatleri başka tarafa çekmek istemişti. Bu hatırlatmanın önemi şudur: Ahmet Taner Kışlalı'nın katledildiği günlerde, yanılmıyorsam, Öcalan'ın dosyası Yargıtay'da görüşülüyordu. Belki Balbay için bu bilgi bir şey ifade eder!..

Yorumlar
Yeni Ekle RSS
+/-
Yorum yaz
Adınız:
E-posta:
 
Başlık:
 
Lütfen resimdeki güvenlik kodunu giriniz.

3.20 Copyright (C) 2007 Alain Georgette / Copyright (C) 2006 Frantisek Hliva. All rights reserved."

Son Güncelleme ( 13.07.2008 )
 
< Önceki   Sonraki >
Foreign Policy'de Gülen Röportajı

Multimedya

Fethullah Gülen Belgeseli-1: Ümit Yolcusu

Seyredin

Fethullah Gülen Belgeseli-2: Sevgi Okulları

Seyredin

Fethullah Gülen Belgeseli-3: Hoşgörü ve Diyalog

Seyredin

İmanda Derinlik

Seyredin

Yıkık Yuvalar ve Ebedî Yetim Çocuklar

Dinleyin

Müzmin Müfteriler ve Müslümanca Mukabele

Dinleyin

Erzurum Vaazı - 19980

İndirin

Altın Nesil Konferansı - 1977

İndirin

İş yerlerini alışılagelenden her gün bir saat önce açıp bir saat sonra kapatanların, ayları otuz beş, seneleri de dörtyüz yirmi güne ulaşır. Tabiî, imkân elverdiği ölçüde aynı iş yerlerinde gerçek vazifenin de ihmale uğramaması şartıyla...
Advertisement
Fethullah Gülen Web Siteleri