| Gülen: Siyasî Bir Amacım Olmadı ve Asla Olmayacak |
|
|
| Zaman Avrupa | |
| 14.08.2008 | |
|
Gülen röportajında, hayatını Allah'ın doğru şekilde tanınması ve insanlık tarafından sevilmesi amacına vakfettiğini ifade ederek, "Kalbimde, her zaman sadece Allah rızasını kazanmaya muvaffak olmak arzusu var. Herhangi bir siyasi amacım olmadı ve asla olmayacak." dedi. Gülen, derginin, 'İslam, Müslümanların politikadaki yerini nasıl belirliyor?' şeklindeki sorusuna ise, "İslam bir din olarak hayatın ve varoluşun değişmez veçhelerine yoğunlaşır." dedi. Oysa ki politik sistemler, sadece dünya hayatının sosyal veçheleriyle ilgilenir. İslam, değişmez ve değiştirilmeye teşebbüs edilemez bir devlet sistemi önermez. İslam, asla kendi adıyla bir teokratik devleti ne önerdi ne de kurmaya teşebbüs etti. Bunun yerine İslam, bugün devletin genel karakterine kökenlik yapan temel prensipleri vazetti." şeklinde karşılık verdi. Fethullah Gülen, "bu sebeple, politikanın ne İslama şekil verecek ne de İslam adına Müslümanların tutum ve davranışlarını yönlendirecek bir faktör olabileceğini" vurguladı. "Gülenist" ve "Gülenizm" kavramlarını kabul edemeyeceğini kaydeden Fethullah Gülen, "Ben sadece bir yazardım ve insanlar içinde resmi bir vaizdim. Her hangi bir kişiye ya da faaliyete doğrudan hiçbir etkim yok. Her hangi bir kişiye etki yapacağım tasavvur edilemez. Ancak bazı insanlar, düşüncelerimi iyi görerek bana saygı gösterebilir. İnşallah bunu yapmakla yanılmıyorlardır. Bazıları benim bir hareketin lideri olduğumu düşünüyor. Bazıları bütün bu müesselerden sorumlu bir merkezi organizasyonun yanlış şekilde bana bağlı olduğunu düşünüyor. Birçok insanın, bütün bu yaptıklarını Allah rızası için kazanmak ve insanlığa hizmet şevkiyle yaptıklarını görmezlikten geliyorlar. İnsanların fedakarlığını görmezlikten geliyorlar. Bu yanlış anlamalar diğerlerinin okulların finansal kaynağı ile ilgili şüphelere sahip olmasına sebebiyet verebiliyor. Türkiye'de çok küçük bir azınlık, ben yıllardır birçok hastalıkla boğuştuğum halde, beni politik amaç sahibi olmakla itham ediyor." şeklinde konuştu. Kendimizi 'öteki'nden korku duymaktan özgürleştirmeli İslam'ın terörizmi ve terörist faaliyeti kesinlikle yasakladığına dikkat çeken Fethullah Gülen, gerçek Müslümanın terörist, teröristin de Müslüman olamayacağını defalarca ifade ettiğini hatırlattı. "Terörizm, Kur'an'ın cehennem ateşiyle tehdit ettiği en büyük günahlardandır" şeklinde konuşan Gülen, "Şu bir gerçek ki Müslümanlar son birkaç yüzyılda bilim ve teknoloide geri kaldılar. Müslüman dünyası, iç bölünmeler, antidemokratik uygulamalar ve temel insan hakları ile özgürlüklerine karşı suçlarla muzdarip. Ancak Müslümanlar, hiçbir zaman sorunlarının çözümü için terörü bir yol olarak görmedi ve göremez. Terörizmi, cehalet, fakirlik ve ötekiden nefret gibi bazı temel problemler oluşturuyor. Bazıları, bu ortamda gençlerden ve ahmaklaran istifade ediyor. Bu gençler ve ahmaklar, manipülasyonla, istismarla ve bazı hallerde de ilaçla bile aldatılarak bazı çılgın düşünce ve hedefler için katil olarak kullanılabiliyor. Terörizmi yenmek için, hepimizin insan olduğunu bilmek zorundayız. Her hangi bir ırk ya da toplumun üyesi olmak seçtiğimiz birşey değil. Kendimizi ötekinden korku duymaktan özgürleştirmeli ve demokrasi içindeki çoğulculuğun keyfine varmalıyız. Ben, diyalog ve eğitim faaliyetlerinin farrklılıklarımızı aşmada en etkili araçlar olduğuna inanıyorum." diye devam etti. FP'nin "Türkiye'ye birgün dönmeyi istiyormusunuz?" sorusuna ise, "Kesinlikle ülkemin ve ordaki arkdaşlarımın hasretini çekiyorum. Bununla beraber kaderime teslim oldum ve onun vereceği her hükme razıyım." şeklinde karşılık verdi. Allah rızası ve mütevazı kulluk hayat felsefem Gülen röportajda ayrıca, FP ve Propect dergisi okurları tarafından bu yıl dünyanın en büyük entelektüeli seçilmesinin kendisi açısından bir farka sebebiyet vermediğini ifade ederken hissiyatını, "Dünyada önemli bir şey olarak seçilmeyi ne istedim ne de hayal ettim. Her zaman Allah'ın mütevazı bir hizmetkarı ve insanlığın mütevazı bir mensubu olmaya çalıştım. Kur'an, insanlığın Allah'ı tanımak ve ona kulluk etmek için yaratıldığını ifade ediyor ve bu kulluğun bir boyutu bozgunluk ve cinayetlerden tavizsiz şekilde kaçınarak dünyayı düzeltmek. Bunun için iyilik yapmaya ve merhamete ihtiyaç var. Bu beni dünyadaki bütüm makam ve rütbelerden uzak kalmaya mecbur eden hayat felsefem. Bununla beraber nazik insanların takdirlerine alakasız değilim. Oy verenler, kendimi asla görmediğim bir ünvana beni layık görerek büyük nezaket gösterdiler." şeklinde anlattı. |
|
| Son Güncelleme ( 14.08.2008 ) |
| < Önceki | Sonraki > |
|---|








