Hedefini Şaşıran Tetikçi (1) Yazdır E-posta
Üye Değerlendirme: / 5
Kötüİyi 
Veysel Günhan, Zaman   
23.08.2008
Bir gazeteci için en büyük tehlike saplantıdır. Gazeteci şaşırırsa editörün o şaşkınlığı giderme imkânı vardır. Ama köşe yazarı dengesini yitirse artık gazete yönetimi için tek çare kalmıştır.

Yazarını tıbbî müdahaleye zorlamak, terapiye aldırmaktır. Yakın basın tarihinde en akla gelen örnek Hikmet Çetinkaya'dır. Çetinkaya için saplantı sözcüğü bile yetersiz kalır. Bir köşe yazarı, düşmanı vehmettiği bir insanı 100 yazısından 98'ine konu ediyorsa hiç kimse o şahsın akıl sağlığından bahsedemez. Ki Ergenekon iddianamesine göre kendi patronu bile hakkını teslim edip "Normal değil, hasta masta ama insanın bir sabrı var yani..." demiştir.

Basının 2. Hikmet Çetinkaya vakası M. Yakup Yılmaz mı oluyor? Tamam, artık herkes biliyor ki Yılmaz'ın köşesinin geleneksel misyonu patronu koruma ve kollama. Ama kendini saplantılarının akışına kaptıran Yılmaz, hedefini şaşırıp yine Fethullah Gülen'e saldırmış. Gülen konusunda eskiden böyle değildi Yılmaz; ancak ne oldu da birden düşman kesildi? Olacak şey değil, Fethullah Hoca'yı Ergenekon'a bulaştırmaya çalışıyor. Kimliği karanlık bir Tuncay Güney'e sığınıp, Star ekranında Güney'in tekzip ettiği "görüşmek", "yanında çalışmak" gibi cümleleri unutup "Veli Küçük'ün... ricası", "Tuncay Güney'in giydirilmesi..." "Samanyolu TV'de çalıştı..." gibi birbirinden kopuk ve anlamsız parçaları bir araya getirerek hezeyanları gündeme taşıması sadece "niçin bunları da yazmıyorsunuz?"la açıklanabilir mi? Güney gibi karışık kimliklerin girip çıktığı -hatta çalıştığı- yerlerin dökümü yapılsa, belki de Mehmet Y. Yılmaz'ı üzecek bir sonuç çıkabilir.

Şaşkın ördek kıçtan dalarmış. Yılmaz'ın Ergenekon davasına dalışı da o misal. Yılmaz'ın bu tavrını habercilik olarak eski gazetesi Milliyet de destekliyor. Her mahfilde titiz gazeteciliğini vurgulayan ve iddianame sürecinde Tuncay Güney'i ciddiye almayan ve alanları eleştiren Sedat Ergin'in, sıra Fethullah Hoca'ya gelince Tuncay Güney'in ifadelerine sığınıp günaşırı haber yayınlaması tuhaf. Bu tür konularda sıkça şikâyette bulunan Aydın Doğan bunu "Doğan Grubu yayın ilkeleri"nin hangi maddesiyle izah ediyordur acaba?

Yılmaz ve Milliyet beyhude uğraşıyor. "Mehmet Y.Yılmaz" misali onlarca köşe yazarı klonlansa, bunun yanında -Yılmaz'ın öve öve bitiremediği- Sözcü gazetesinin 20 tane daha prototipi piyasaya sürülse, bir Allah'ın kulunun zihninde "Fethullah Hoca- Ergenekon" bağlantısı kurulmaz. Boşuna çabalıyorlar. Yılmaz'ın aklı hiç olmazsa buna yettiğinden olsa gerek, iddialarını varsayımla kılıflayarak sunmayı tercih etmiş. Oysa bu tipler için Sözcü gazetesi gibi bir mevzi var. Orada daha kahramanca(!) savaşabilir, vatanseverlere(!) daha yararlı olabilir. Ama Yılmaz ne yapıyor? Bu günlerde konuşlandığı köşesini, köşesinin misyonunu inkâr edecek bir tarzda kendi psikolojik saplantıları uğrunda harcıyor.

Mehmet Y. Yılmaz, Hikmet Çetinkaya gibi, sadece toplumda değil kendi gazetesinde bile itibarsızlaşma seçeneğine oynuyor. Bu seçeneğin fikir eksikliğinden veya yazacak malzeme bulamamaktan kaynaklanan mecburi bir yol olduğunu da unutmamak gerekiyor. Yılmaz'ın bir rahatsızlığı varsa, bir süre dinlenmeyi tercih etmeli. Ona buna saldırmakla "köşe yazarı" olunmaz. Ayrıca yazarlarının -fikirlerini değil- "küfür, hakaret ve imalı iftiralarını" denetleyemeyen bir Ertuğrul Özkök'ün bugünlerde bayraktarlığına soyunduğu "uzlaşmacılık" inandırıcı olmuyor. Ve Yılmaz gibi "saldırganlıkla" prim yapmaya gayret edenlerle gazetesi bir "uzlaşmazlık anıtına" dönüşüyor.

Ne demişti gazetesine saldırıldığında eski Hürriyet yazarı Ahmet Altan: "Yanlış havlayan köpek sürüye kurt getirir." O gün bugündür Yılmaz suskun. O zaman insan merak ediyor. Siz bu üsluptan mı anlıyorsunuz?.. İnsanca söylenenlere efendice kulak vermek gerekmez mi?

Yorumlar
Yeni Ekle RSS
+/-
Yorum yaz
Adınız:
E-posta:
 
Başlık:
 
Lütfen resimdeki güvenlik kodunu giriniz.
aziz ayındırlı  - nerede duruyoruz   |2008-08-28 08:26:32
Evet bütün dünya nerede durduğumuz ve olduğumuz ile ilgili bir merkezdir.Kendini tanımadan sıf dünyayı anlatmak ne kadarda gülünç olsa
gerek.ergenekon kontur örgütünü anlamamıza az kaldı.A:B:D deki seneto kararını bekleyin oyununnerde nasıl yazıldığını anlayın
lütfen.Öteki türlü deyerli vaktinizi karette kaplubağalarını kurtarma derneyinde geçirinki yarartığa bir faydanız dokunsun .diyiyor ya
usta acele etmemek lazım vaktinden önce çiç...

3.20 Copyright (C) 2007 Alain Georgette / Copyright (C) 2006 Frantisek Hliva. All rights reserved."

Son Güncelleme ( 28.08.2008 )
 
< Önceki   Sonraki >

Multimedya

Hicret, Ric'at ve Mukaddes Hüzün

Seyredin

Efendimizin Din'e Hizmet Edenlere Alakası

Seyredin

Bizi Birbirimizden Koparamazlar!

Dinleyin

Fethullah Gülen Belgeseli-1: Ümit Yolcusu

Seyredin

Fethullah Gülen Belgeseli-2: Sevgi Okulları

Seyredin

Fethullah Gülen Belgeseli-3: Hoşgörü ve Diyalog

Seyredin

Salihli Vaazı - 1979

İndirin

Kur'ân ve İlim Konferansı - 1976

İndirin

Kuvvetin hakimiyeti gelip geçicidir; bâki olan, hak ve adaletin hakimiyetidir. Bunlar, bugün olmasa bile, çok yakın bir gelecekte mutlaka galip geleceklerdir. Onun içindir ki, en büyük siyaset, hak ve adalet taraftarlığında aranmalıdır.
Advertisement
Fethullah Gülen Web Siteleri