| Huzur ve Güven Adacıkları Okullar |
|
|
| Abdullah Aymaz, Zaman | |
| 05.10.2008 | |
![]() Abdullah Aymaz Çıkardan, hasetten, hırstan uzak bir gönül çağrısına yönelmek yepyeni bir ümit ışığı olabilir... Sanki dünya bu arayışa girişmiş gibi... Bu hususta "Küresel Barışa Katkılarıyla GÜLEN HAREKETİ" isimli kitabın bu gözle tekrar okunmasını teklif ediyorum. Bu sese kulak vererek ülkemizi görmeye gelen sazı-sözü dinlenir üst seviyeden binlerce insanın kanaatlerindeki güzel değişikliğin kameralar önünde ifade edilmesi elbette boşuna değil... Zaten "Diyaloğun Meyveleri" isimli programları ile Samanyolu TV, pek çok gerçeği gözler önüne serdi... Robert A. Hunt ve Yüksel A. Aslandoğan'ın editörü oldukları "Küresel Barışa Katkılarıyla GÜLEN HAREKETİ" isimli kitapta anlatılanlardan bazı bölümleri aktarmak istiyorum. Sosyolog Nevval Sevindi'nin tesbitiyle... "Okul genel müdürü, Kürtçe konuşan iki yeni öğrenci ile yakın bir ilişki kurdu ve onların problemlerini dinledi. Onları yedirdi, içirdi ve yatacak yer sağladı. Ancak 15 gün sonra bu çocuklar kontrol edilemez hâle geldi. Camları kırıp, mobilyaları tahrip ettiler. Daha sonra maksatlarının müdürü kızdırıp dövülmelerini veya okuldan atılmalarını sağlamak olduğu anlaşıldı. Böylelikle 'Türkler bize böyle davranıyor' diyebilmek istiyorlardı. Ancak öylesine sevgiyle muamele edildiler ki; sonunda şunu itiraf ettiler: 'Bize o kadar olumsuz şeyler söylendi ki, sizden nefret ettik. Okulu yakmaya gelmiştik, ama yapamadık.' (...) Cizre'den bir öğrenci, mektubunda şunları yazıyordu: "Üniversiteye hazırlık dershanesi açılana kadar ben Türkleri daima düşmanımız olarak görüyordum. Hepinizi çok sevdim. Eğer buraya daha önce gelmiş olsaydınız, belki de hiç terör olmayacaktı. Amcam dağlara çıktı; belki de çıkmayacaktı." Roma'daki, Dinlerarası Diyalog Cemiyeti'nin Sekreteri Thomas Michel'in tesbitiyle: "Benim bu okullardan birisiyle ilk karşılaşmam 1995 yılında Güney Filipinler'in Mindanao adasında bulunan Zamboanga'da, kentin birkaç kilometre dışında bir 'Türk okulu' olduğunu öğrenmem üzerine oldu. Okula yaklaştığımda, ilk dikkatimi çeken bahçe girişindeki büyük levha oldu: 'Filipinler-Türk Hoşgörü Okulu.' Hemen hemen % 50'si Hıristiyan ve % 50'si Müslüman olan ve 20 yılı aşkın süredir çeşitli Moro ayrılıkçı hareketlerinin, Filipinler hükümetinin silahlı güçlerine karşı silahlı mücadele verdiği bir bölgede yer alan Zamboanga'da bu şaşırtıcı bir isimdi. Türk müdür ve okul personeli tarafından gayet iyi karşılandım. Okulda binden fazla öğrenci eğitim görüyor ve yurtlarda kalıyordu. Okulun bir kısmı Müslüman, bir kısmı da Hıristiyan olan, Türk personel ve onların Filipinli meslektaşlarından aldığım, okullarının hoşgörünün oluşturulmasına adanmış bir kurum olduğu iddiasının boş bir övünme olmadığını öğrendim. İnsan kaçırmanın, gerilla savaşının, kısa isyanlar, tutuklamalar, kaybolmalar ve ordu ve milis güçleri tarafından adam öldürmelerin sık sık yaşandığı bir bölgede, bu okul Müslüman ve Hıristiyan çocuklarına yüksek kaliteli eğitimle birlikte daha olumlu bir hayat tarzı ve birbiriyle ilişki sunuyordu." Bu kitapta bilhassa bir doktora tezinin bir nevi hülasası olan Muhammed Çetin'in 'Düşünce ve Pratikte Gülen'in Felsefesi' başlıklı yazısı pek çok gerçeği gözler önüne seriyor, pek çok soruya ikna edici cevaplar veriyor... |
|
| Son Güncelleme ( 05.10.2008 ) |
| < Önceki | Sonraki > |
|---|








