| Elbette Başarabiliriz... |
|
|
| Cemal Uşşak, Bugün | |
| 16.11.2008 | |
![]() Cemal Uşşak İlki Paris'te, Institut Catholique ve Plateforme de Paris tarafından düzenlenen toplantının ana başlığı "Anlasmazliklarin Çözümünde ve Barışın tesis edilmesinde insani, kültürel ve dini organizasyonlarin rolü" idi. Türkiye'den Prof. Dr. Kenan Gürsoy ile bendenizin katılarak birer konuşma yaptığı toplantının katılımcıları ilim adamları, entelektüel simalar, gazeteciler ve sivil inisiyatif temsilcileri idi. Kenan GÜRSOY Hocamız "Şiddet sorunu ve öteki algılamasına felsefik bir bakış" başlıklı bir sunum yaptı. Bendeniz de, "Eğitimcilerin barışın eğitimine katkısı" çerçevesinde bir konuşma yaptım. İkinci toplantı ise Almanya'nın önemli kültür şehirlerinden Köln'de IKULT (Kültürler Arasa Diyalog Vakfı) tarafından düzenlenmişti. Yüzden fazla ülkede, güzide eğitim müesseselerinin açılmasına fikri ve manevi öncülük etmiş, milyonlarca gönülde sevgi ve huzur çerağını yakmış olan Fethullah Gülen'in düşünce dünyası ve onun yansıması olan eğitim kurumları ile ilgili idi. Konuşmacılardan Dr. Bekim Agai, Fethullah Gülen'i "Bir Modern Türk-İslam Yorumcusu" olarak; Dr. Marc Hieronimus, "Bilim ve toplum ilişkileri" açısından; Dr. Klaus Otte ise, "Kültürler arası diyalogda başarılı bir gönül adamı" olarak anlattılar. ; Bendeniz de, "Doğu-Batı irfanını fikriyatında mezcetmiş bir günümüz Mevlana'sı" olarak anlatmaya çalıştım. Büyük çoğunluğunu Almanların teşkil ettiği dinleyici kitlesinin Gülen merakı gerçekten kayda değerdi. Üçüncü toplantı ise, World Public Forum, "Dialogue of Civilizations" (Dünya Halklar Forumu, Medeniyetler Diyalogu" kurumu tarafından, ünlü Hofburg Sarayı'nda düzenlenmişti. Ağırlıklı olarak Doğu Avrupa ülkelerinden birçok eski başbakan, bakan ve siyasetçinin ve dünyanın muhtelif ülkelerinden seçkin bilim ve düşünce adamlarının katıldığı dar çerçeveli toplantının en dikkat çekici tesbitlerini Avusturya Başbakanı Şansölye Alfred Gusenbauer yaptı. Gusenbauer, bizde ve genelde üçüncü dünya ülkelerinde olduğu gibi danışmanlarının hazırladığı bir nutku okumadı; kelimenin tam anlamıyla dünyada olup biten olayları eleştirel bir bakışla değerlendirerek konuşma yaptı. Siz değerli okuyucularımla bir kısmını paylaşmak isterim: "Bildiğiniz gibi Avrupa'nın birçok şehrinde meydanları birtakım kahramanların heykelleri süslüyor. Dikkat edersek, bu zatların hemen tamamının "savaş kahramanları" olduğunu görürüz. Bu şüphesiz ki, tarihin doğru bir yansıması olarak kabul edilebilir. Ne yazık ki, bunlar arasında bir tane barış kahramanı yok. Uluslar arası barışın garantisi, meydanlarımızı gerçek barış ve uzlaşma kahramanlarının doldurması olacaktır. Artık onların heykellerini dikmeye ihtiyacımız var." "Son finans krizi, uluslar arası sistem krizinin sadece bir yönüdür. Bizim yeni bir ahlaki düzene ihtiyacımız vardır. Zen-fakir arasındaki uçurum günden güne derinleşmektedir. Eğer bu uçurumu dolduramazsak, ağır faturanın altında tüm milletler ezilecektir." "Özgürlük anlayışlarında yeni yaklaşımlara ihtiyaç var. Maruz kaldığımız sıkıntılarda kimi özgürlük telakkilerinin insanoğlunun saygınlığını tehdit boyutlarına ulaşması vardır." Şansölye, konuşmasını Obama'nın seçim kampanyasının ünlü iki sözü ile bitirdi: CHANGE WE NEED. YES WE CAN. (Değişime ihtiyacımız var. Evet başarabiliriz). Dünya yeni bir bahar yaşayacaksa eğer, elbette değişime ihtiyacımız var. Fikirde, felsefede, inanç yorumlarında ve hiç şüphesiz ki siyasette. Elbette başarabiliriz. Yeter ki samimiyetle isteyelim. |
|
| Son Güncelleme ( 17.11.2008 ) |
| < Önceki | Sonraki > |
|---|




