Türk Okulları, Barış ve Sevginin Sembolü Oldu

Türk Okulları, Barış ve Sevginin Sembolü Oldu

Pakistan Başbakanı Yusuf Rıza Gilani, başkent İslamabad'da Çağ Eğitim Vakfı ve Kayserili işadamları tarafından yaptırılan Türk okulunun yeni kampüsünün açılışını yaptı.

"Türkiye Bir Yüzünü de Pasifik'e Döndürmeli"

Pasifik'in ekonomik ve politik önemi her geçen gün artıyor. Osmanlı mirası tarihî bağlarıyla Türkiye, bölgede varlığını gösterebilecek ülkelerden. Filipinler Ankara Büyükelçisi'yle iki ülke ili...

Kerkük'ü Gördüm

Kerkük'ü Gördüm

Erbil'deki Işık Üniversitesi'nin açılış töreninden sonra Kerkük'ü de ziyaret ettik. Erbil-Kerkük arasında altyapısı çok kötü bir yol var. Erbil'in kalkınmışlık manzarasına mukabil Kerkük’e d...

Semâdan Koç İner Gibi

Semâdan Koç İner Gibi

Maalesef 2005 Mart ayında Romanya'daki derin bir menfaat şebekesi, bir çıkar çetesi, birtakım işlerini örtbas ettirebilmek, borçlarını kapattırmak, durumlarını düzeltmek için Irak'taki bazı gruplarl...

Tuncay Güney'i Kendinize Referans Sayıyorsanız...

Tuncay Güney'i Kendinize Referans Sayıyorsanız...

Tuncay Güney ile Milli İstihbarat (MİT) arasındaki ilişkiyi belgeleyen bir haber yayınlandı geçen hafta. Sabah'ta yer alan haber üzerine gözler MİT'e çevrildi. Belge yalanlanabilirdi. Ancak MİT ilginç ...

Sıra Dışı Zamanlar ve Sıra Dışı İnsanlar

Sıra Dışı Zamanlar ve Sıra Dışı İnsanlar

Sıra dışı zamanlar ve sıra dışı insanlar vesilesiyle monotonluğun kısırdöngüsü kırılıyor. Alışılmışlığın görülmez hale getirdiği bin bir güzellik yeniden keşfediliyor.

Hira Dergisi'nin Toplantısına Gönderdiği Mesaj

Hira Dergisi'nin Toplantısına Gönderdiği Mesaj

Fethullah Gülen Hocaefendi 12 Kasım 2008'de Mısır'ın başkenti Kahire'de yapılan Hira Dergisi'nin tanıtım toplantısına bir mesaj gönderdi. Gülen mesajında….

Sağlam Geçmiş Güçlü Yarın Yazdır E-posta
Fethullah Gülen   
01.02.1988

Şanlı geçmişimizi kendine has zevkleriyle her duyuş ve her yudumlayışımızda, peşi peşine ihtişamlarla başımızın döndüğünü hisseder, bu hisle gerilir, onunla bir başka hazlara uyanır ve o şanlı, namlı devirleri bütün tazeliğiyle yeni baştan yaşıyor gibi oluruz.

Maziye dair her söz, her düşünce, her hâtıra öyle sırlı bir menşûrdur ki, geçmişten esip gelen, ruhlarımızı okşayıp geçen her ses ve her izle gözlerimizin önünde bambaşka dünyaların tüllendiğini duyar gibi olur ve kendimizi cetlerin o velveleli hayat armonileri içinde buluruz. Buluruz da, dünü bugünle, bugünü de yarınla içiçe tahayyül eder ve bu uçsuz-bucaksız hazlarla sonsuzluk kadar derinleşiriz.

Vâkıa, yer yer geçmişten hazan rüzgârlarının esip geldiği, hayallerimizi bir kısım hüzünlerin sardığı da olur; ama sürekli olmayan bu sis ve duman, tıpkı bahar bulutları gibi çarçabuk silinip gider, yerlerini göklerin ve zeminin çehrelerinde dalgalanıp duran daha çarpıcı güzelliklere ve daha derin zevklere bırakırlar. Aslında, gerçek zevk de, bu iniş ve çıkışların, bu med ve cezirlerin birleştiği noktada çağlayıp duran zevktir.

Bu itibarla geçmişin hülyâ ve hâtıralarıyla gelen hüzün ve kederler, hayatın bütün buudlarını duyup hissetmek, her lahza varolmanın ayrı bir derinliğine ermek yolunda çok zevkli bir 'dâus-sıla'dır ve bizler için yaşanmış ve yaşanacak olan binbir hazzın beliğ bir lisanı olduğunda da şüphe yoktur. Bu lisan, her şeyi cismaniyetin karanlık labirentlerinde ele alan bahtsızlar için, matemle dolmuş ağlayanların dili olarak kabul edilse bile, hakikata uyanmış gönüller nazarında o, geçmişin başdöndürücü zenginliklerine, hülyalarla bezenmiş en tatlı, en imrendirici güzelliklerine menfezler açıp, hasret ve hicranla yanan sinelerimize, olmuşun çehresinde olacağın mesajlarını fısıldayan talâkatlı bir beyandır.

Evet, geçmişten kopup gelen levent nâraları, nal sesleri ve at kişnemeleri, bizlere ayrı bir inşirah ve teselli esintileriyle gelir ve hayat yolunda karşımıza çıkan engelleri aşabilmemiz için kollarımız, kanatlarımız olurlar. Bu sayede en acı anların yanında en tatlı saatlarla, en karanlık dakikaların ardından en aydınlık günlerle yeni yeni ümitlere, sevinçlere erer; ışıktan ışığa koşar, ilerisi için beslediğimiz hülyaları, emelleri, rüyaları yakalamağa çalışırız.

Kendini, geçmişin bu tatlı, bu zevkli hayal akıntılarına salıverenler için hayat, içimine doyum olmayan kevserler gibi gönülleri yararak hislerin en derin noktalarına ulaşır ve girdiği sinelerde eski günleri yeşerten birer tohum haline gelir. Sonra da, bunların iç dünyalarında en büyüleyici renkleri, en bayıltıcı kokuları ve en imrendirici desen ve nakışlarıyla yepyeni baharlar belirir. Yarınki mutluluklara uyanmış kalplere aşkın, ümidin bilmem kaç zevkini birden tattıran baharlar...

Evet, insan, hayatın binbir tecellisi içinde, geçmiş, gelecek ve ikisinin birden onun ruhuna boşalttıkları duygu ve şuurla, varlığa daha bir başka bakabilir, vak'aları daha değişik tahlil edebilir ve her an ayrı bir zaman parçasını tartan hassas bir terazi gibi, bütün zamanları birden tartarcasına daha isabetli hüküm ve neticeler elde edebilir.

Bu kuşakta o, dünden bugüne ortaya konan en parlak tabloların bir takım uhrevî kıymetlere ulaştıklarını görür, fiziğin dudağında metafiziğe ait nağmeleri dinler, sonra da iç içe bu seziş ve anlayışlarla her türlü takdirin üstünde ledünnî bir hayatın zevkleriyle beslenerek, kendini sonsuz denizlere salıp, onların maviliklerinde yüzer gibi; semaların derinliklerine dalıp yeni bir yurt arama yolunda uçar gibi; aya, güneşe, yıldızlara bakarak sonsuzluğa yelken açar gibi olur.

Eski-yeni, dün ve yarın arasındaki bu râbıtaları bulamamış, şuraya buraya konup kalkan, köksüz ve geçmişten nasipsizlere gelince, bu dalgın bakışlarla ne bir terkip ve tahlil yapabilir, ne de bir yere varabilirler.

Sızıntı, Şubat 1988, Cilt 10, Sayı 109

Yorumlar
Yeni Ekle RSS
+/-
Yorum yaz
Adınız:
E-posta:
 
Başlık:
 
Lütfen resimdeki güvenlik kodunu giriniz.

3.20 Copyright (C) 2007 Alain Georgette / Copyright (C) 2006 Frantisek Hliva. All rights reserved."

 
< Önceki   Sonraki >

Sükûtun Çığlıkları

Bir Bakış AçısıBir Bakış Açısı

Kendine ve çevresine bakmasını bilenler için her zaman dalga dalga gelip gözlere akan, damla damla gönüllere süzülen varlığın...Okuyun

Kürsü

"Bir Şey Yapamam" Ahirette Sizin Adınıza Bir Şey Yapamam

Derin bir muhasebe insanı olan İki Cihan Güneşi, şahsi hayatının her ânını, bu duygu ve düşünceye bağlı kalarak yaşamıştır.Okuyun

Bamteli

Ümit AtlasımızGeçmiş Kavimler ve Ümit Atlasımız

Geçmiş kavimlerin, şimdiki ruhî çözülüşün öşrüyle yerin dibine geçirildiği ve bugünkü hayâsızlığın çeyreğiyle sulara gark edildiği...Seyredin

Asrın Getirdiği Tereddütler



Günah işleyen bir kişi kendi iradesine uyarak mı günah işler, yoksa Cenab-ı Hakk'ın irâde-i külliyesi mi günah işletir? Okuyun...

Tahrip Edilen Tabiat

Tahrip Edilen Tabiat

Şayet insanlar, nizamını bozup kirlettikleri bu dünyâyı, yeniden imâr edip eski güzellik ve ihtişamına ulaştırmazlarsa, Nuh Tufanı gibi...Okuyun...

Multimedya

Mü'min Ufkunda "Çevre"

Seyredin

Hicret, Ric'at ve Mukaddes Hüzün

Seyredin

En Önemli Vazife

Dinleyin

Fethullah Gülen Belgeseli-1: Ümit Yolcusu

Seyredin

Fethullah Gülen Belgeseli-2: Sevgi Okulları

Seyredin

Fethullah Gülen Belgeseli-3: Hoşgörü ve Diyalog

Seyredin

Salihli Vaazı - 1979

İndirin

Kur'ân ve İlim Konferansı - 1976

İndirin

Mâyesi hikmetle yoğrulmuş hakîm, hücresinin daracık duvarları içinde kâinatları seyreder ve öyle ulaşılmaz noktalara ulaşır ki, dünyaları gezen seyyahlar, onların yüzde birini bile göremezler...
Fethullah Gülen Web Siteleri