Rasim Haner Yazdır E-posta
Üye Değerlendirme: / 28
Kötüİyi 
fgulen.com   
04.09.2001

Her gün fecir vakti kalkar, hazırlığını yapar, gözyaşları ve dualarıyla kovasını doldurur, güllerinin yanına çıkardı. Onu bekleyen gülleri, o çıkar çıkmaz başlarını kaldırır, ona bakar, kovasından boşalacak suya ağızlarını açarlardı. Güneş çıkıp da kendilerini yakıp kavurmadan ihtiyaç duydukları kadar su alırlardı. Bahçevanlarını görünceye kadar başları öne eğik, kimi secde hâlinde, kimi rükû vaziyetinde duran güller, bahçevan çıkınca onları sulamasıyla birden canlanır, kıyam ederlerdi.

Bahçevanları gülleriyle her gün sakin, ruhları okşayan bir sesle sohbet ederdi. Bazen hiç konuşmaz, sadece onları seyrederdi. Onlara zarar verecek bir durum olup olmadığını anlamak için bazen semaya bakardı. Onların hâlini yüzlerinden okurdu.

Bahçevan, bir gül yaprağından inceydi. Güllerinin bir yaprağına en ufak bir gölgenin düşmesine dahi tahammül edemezdi. Hele onlardan birini solmuş vaziyette görse; dermanı kalmaz, dizleri tutmaz, yere yıkılırdı. Saatlerce belki günlerce o gülünün o hâli için dertlenir, gözyaşı dökerdi. Zira, hayatında en çok sevdiği gülleri olduğu gibi onu en çok endişelendiren ve belki üzen de gülleriydi.

Güller bahçevansız edemezdi. O olmadan başlarını kaldırmazlardı. Onun bir gün veya bir vakit yanlarına çıkmayışı onları dilgir ederdi. Hemen birbirlerine döner, "bahçevanımıza ne oldu ki" derler ve derin derin düşünürlerdi. Bahçevanları gelip aralarına girdiğinde kendileri de onun etrafında halelendiklerinde tıpkı bir gonca gül gibi olurlardı.

Haftalar, aylar böyle geçip giderken bir gün güz mevsimi kendini hissettirmeye başladı. Güllerden daha fazla bahçevan endişeliydi. Ya gülleri dayanamayıp solarlarsa ne olacaktı. Güzün arkası kıştı; o zaman gülleri kim koruyacaktı. Kendisi bu elverişsiz iklimde burada daha fazla duramazdı. Gidip başka güzel iklimlerde güller yetiştirmeliydi. Bir sera yaptı ve onları korumaya aldı. Yerine bıraktığı yardımcılarına da ne yapmaları gerektiğini sıkı sıkı tembih etti. İstemeyerek de olsa güllerini terk etti.

Tekrar gelecekti fakat bu hasrete katlanmak zorundaydı. Buraların havasına suyuna da çok alışmıştı. Güllerine aşıktı; fakat elden ne gelirdi. Aşkıyla beraber sabır otu gibi hasreti de yaşayacaktı.

Güller birer yetim gibi melul, mahzun kalakalmışlardı. Kaddi bükülmüş bir ihtiyar bile bu kadar rükû vaziyetini alamazdı. Güller perişandı, güller dağınıktı. Güller birer gül olduklarını dahi unutmuşlardı. Çünkü siması gülen ve kendilerini güldüren bahçevanları yoktu. Bazen gelip uğrayanlar bahçevandan selâm getiriyor ve ona selâm götürüyorlardı. Aldıkları her bir selâm hasret ateşini körüklüyordu. Bu ateşi de ancak gönderdikleri selâmlar teskin ediyordu. Ne inleyenler, ne nağmeler dökenler vardı. Bunlar sayfalara sığmazdı. Ama her nasılsa yapraklarını sahife, göz yaşlarını da mürekkep yayıp ayların hasretini uzaklara yazabiliyorlardı.

Bilmem ki gül hiç bu kadar âşık olmuş muydu bülbüle! Hep bülbül âşık olacak değildi ya! Bu sefer güller de âşıktı. Ve güller, Şems'i ilk gördüğünde hiç konuşmayıp sadece susan ve gözlerinin içine bakan Aşk Sultan'ı gibi "daussıla" deyip inleyen bahçevana şöyle nida ediyorlardı: "Ey Sevgili! Çitleri yık da gel kafiyesiz konuşalım." Zira.. zira artık rüyalar kâfi gelmiyordu.

Yorumlar
Yeni Ekle RSS
+/-
Yorum yaz
Adınız:
E-posta:
 
Başlık:
 
Lütfen resimdeki güvenlik kodunu giriniz.
mehmet zeki güler  - Selam Olsun   |2008-06-07 06:25:15
Gönülden güle selam olsun. Esin can dan ey rüzgarlar güle slam olsun. Bahçivan oldukça başımızda endişeye gerek yok. Esin candan ey
ruz-igarlar...
hatice  - peki ya kuru çalılar?????????????   |2008-05-05 17:20:13
o BAHÇEVAN kuru çalılara da bakar mı acaba?hani şu GÜL olamamış ama BAHÇEVANA vurulmuş çalılara???
hasret  - AHH AHHH   |2008-02-23 14:04:42
ŞİMDİ UZAKLARDASIN GÖNÜL HİCRANLA DOLDU HİÇ AYRILAMAM DERKEN KAVUŞMAK HAYAL OLDU...
HİÇ GÖRMEDİM ONU EN YAKIN RÜYAMDA GÖRDÜM AMA
KAFİ GELMİYOR EVET.DİYORUM Kİ NE OLUR GEL YA DA BENİ ÇAĞIR ÇOK ÖZLEDİM ÇOOOO...KKK
NECATİ  - FETVAA   |2008-01-04 17:04:04
BU BANKALARDAN KREDİ ÇEKMEK CAİZ Mİ ONU Bİ ŞEYİTTİRİN

3.20 Copyright (C) 2007 Alain Georgette / Copyright (C) 2006 Frantisek Hliva. All rights reserved."

 
< Önceki   Sonraki >

Multimedya

Mü'min Ufkunda "Çevre"

Seyredin

Hicret, Ric'at ve Mukaddes Hüzün

Seyredin

En Önemli Vazife

Dinleyin

Fethullah Gülen Belgeseli-1: Ümit Yolcusu

Seyredin

Fethullah Gülen Belgeseli-2: Sevgi Okulları

Seyredin

Fethullah Gülen Belgeseli-3: Hoşgörü ve Diyalog

Seyredin

Salihli Vaazı - 1979

İndirin

Kur'ân ve İlim Konferansı - 1976

İndirin

Medya, isabetli-isabetsiz her türlü düşünceye açık bir müessese olması hasebiyle, millete ve millet ruhuna göre disipline edilmesinde zaruret vardır.
Advertisement
Fethullah Gülen Web Siteleri