İbadetler Nasıl

İbadetler Nasıl "Salih Amel" Olur?

Kulluğun en temel dinamiği namaz, tepeden tırnağa haşyetle dopdolu olarak eda edilmeli ve insan saygıyla Mevlâ'nın huzuruna hep öyle gelmeli, kendisinin kul, O'nun mabud olduğunu namazın her lahzasında d...

Abant Ailesinin Acı Kaybı: Gündüz Aktan

Abant Ailesinin Acı Kaybı: Gündüz Aktan

Emekli Büyükelçi, MHP İstanbul Milletvekili Gündüz Aktan'ın vefatına çok üzüldüm. Onunla tanışıklığımız, Samanyolu Televizyonu'ndaki Pazar Sohbeti programım sayesinde olmuştu.

Gülen'in Avukatından İddialara Cevap

Gülen'in Avukatından İddialara Cevap

Fethullah Gülen'in Amerika'da kalıcı oturum izniyle ilgili bazı gazetelerde gündeme getirilen iddiaları, avukatı Ronald Klasko cevaplandırdı.

Sohbetin İnsibağı

Sohbetin İnsibağı

14-15 Kasım Cuma-Cumartesi günleri Washington DC'nin dünyaca ünlü Georgetown Üniversitesi'nde yapılan "Küresel Sorunlar Çağında İslam: Gülen Hareketi'nin Alternatif Perspektifleri" adlı uluslararası k...

Gülen Konferansı'ndan Notlar

Gülen Konferansı'ndan Notlar

Georgetown Üniversitesi Rektörlüğü, Müslüman Hıristiyan Anlayış Merkezi'nin (CMCU) ve Rumi Forum'un ortaklaşa düzenlediği 'Global Zorluklar Çağında İslam: Gülen Hareketinin Alternatif Perspektifler...

Ribakov: Gülen Okulları Ciddi Bir Kazanım

Ribakov: Gülen Okulları Ciddi Bir Kazanım

Rusya Bilimler Akademisi Profesörü şarkiyatçı Rostislav Borisoviç Ribakov yeni bir etik anlayışına ihtiyaç olduğunu belirtti. Hafta sonu Antalya'da düzenlenen "Barış Eğitiminde Hoşgörü ve Ayrımcı...

Hoşgörü Eğitiminde Türk Okulları Örnek Alınmalı

Hoşgörü Eğitiminde Türk Okulları Örnek Alınmalı

Antalya'da devam eden Diyalog Avrasya (DA) Platformu Genel Kurulu'nun ikinci gününde "Avrasya ülkelerinde eğitim müfredatlarında hoşgörü ve barış eğitimi" ele alındı.

Kur'an (1) Yazdır E-posta
Fethullah Gülen   
01.06.1989

Varlığın en bereketli ışık kaynağı, sözün en çarpıcı, en kuvvetli nüktesi O'dur. Yeryüzündeki bütün câzibedâr güzellikler, O'nun ışığının varlık üzerine akseden gölgesi, en büyüleyici ses ve nağmeler o semâvi solukların sadece bir perdesidir. O'nun ışıktan beyanları arasında tenezzüh, gönülden kirleri, gözlerden de günahları siler-süpürür. O'nun ötelere açık zümrütten iklimlerini temâşâ, düşünceye hikmet tohumlarını saçar, aklı semâlar ötesi âlemlerde gezdirir.

Güneş, O'nun aydınlık dünyâsına nispeten bir ateş böceği, Ay, çehresine ışık çalınmış bir avuç siyah topraktan ibarettir. O, dışının parlaklığı, içinin derinliği, muhtevâsının zenginliği ile, gökler ötesinden gelmiş öyle bir sofradır ki; bize ulaşıncaya kadar, O'nu elden ele bir gül demedi gibi taşıyan melekler dahi O'ndan müstağni kalamamışlardır.

Yeryüzü ve onun sakinleri, bu ilâhî sofranın gelişini ihtiyaç ve iştiyak türküleriyle karşıladı ve bu köhne kürenin dört bir yanı O'nun gülüyle, nergisiyle âdeta Cennet yamaçlarına döndü. O'nun olmadığı dönemde kapkaranlık kesilen ova, vâdi, dağ, dere, tepe O'nun her yana saldığı nurlarla aydınlandı ve okunan bir kitap haline geldi. Hele, O'nun şerhedip önümüze serdiği eşyânın hakikatı âdeta ruhlarımızı dolduran bir hitâp oldu.

İki cihan saadetinin yol göstericiliği O'na verilmiştir. Mutluluğun altın anahtarı O'nun elindedir. O her yerde karşımıza çıkıp bizleri hayret ve şaşkınlıklara sevk eden muammâları çözüp aydınlatmasaydı, bu binbir bilinmezler karşısında hayretten hayrete sürüklenip duracak, müşahede ve düşüncelerimizi te'lif etme imkânını bulamayacaktık. O bir Hızır gibi imdadımıza yetişmeseydi, bu uçsuz bucaksız çöllerde garip, kimsesiz mahvolup gidecektik...

Ey bütün bir ölü dünyâyı tertemiz soluklarıyla canlandıran Ruh, Sen olmasaydın dünyâların Cehennem'den farkı neydi! Yeryüzünde Hakk rahmetini temsil eden Sen.. gönüllerden îmansızlık zulmetini silen de yine Sen'sin! İnsanlık doğru yolu ve doğru yolda yürümeyi Sen'inle öğrendi. Öğrendi de kaoslardan ve yollara takılıp kalmaktan kurtuldu. Varlık Sen'inle aydınlandı ve ruhlara ünsiyet salan dost ve ahbâb haline geldi..!

"Sâyende azaldı zulmet-i beşeriyet,
Benzer mi fürû'un sönük envârına Bedr'in?
Caiz sana dense güneşi leyle-i kadrin,
Ey nûr-ı hidâyet!"

İsmail Safâ

Şimdi, aç ağzını konuş ki, ağzının suyuna susamış gönüller cana gelsin; diller ve dudaklara şeker-şerbet erişsin! Ve ilk turfanda hurmalarına denk, gönüllerde turunçlar yeşersin! Bak, bin-şeref başımıza ayak basışınla "İrem bağlarına" dönen bu ülke, zakkum ve dikenlerin işgâline uğradı. Bize azap olsun diye mi bilmem, nûrun gidip "Kaf dağı" nın arkasına saklandı.

Çilemiz bittiyse gel artık; gel ki, Sen'i bütün bütün hiçbir zaman unutmadık. Zemini sararan, semâsı kararan bu ülkede hâlâ, yoksullar yuvası ma'bedler Sen'in anber kokularınla dolup-taşmakta, karanlık gönüller Sen'in meşalelerinle aydınlanıp ışığı tanımakta..!

Ey Mekke'de inip Medine'de çağlayanlaşan Nûr, saklanmak Sana yaraşmaz; aç nurlu çehrenden nikabı..! Aç ki, çirkinliğe boğulan gözler güzellik görsün! Aç ki, bizler bir kere daha şem'ine pervâne olalım!

"Ey hutbe-i ezeliye, ey nâzilet'ül-arş..!
Nâsût nüzûlünle ziyâdâr-ı Muhammed...

......................................................
Ey nefha-i lâhût!"
İsmail Safâ

Hakk'ın ezelî hutbesi olarak, Arş'dan iniyor gibi in! İn ki; gönüller, Hz. Ahmet'in aydınlık dünyâsına bir kere daha uyansın! Ey o ışık kaynağı Fahr-ı Kâinat'ın gönlünde zuhur eden Nûr; ey O'nun güneşlere tâç giydiren hakiki çehresine ayna olan kitap, seslen dörtbir yana; cihanlar soluklarınla dolsun... Hatip taslakları seslerini kessin ve kalp hutbeler sussun!

Yıllar var ki, insanlık yanlış şeyleri dinleye dinleye doğruları anlamaz oldu ve karanlıkta yürüye yürüye yarasalarla arkadaşlığa karar kıldı... Çöz dilinin bağlarını, ruhlarımız Sen'in söz cevherinin çağlayanlarını duysun! Sal ışıklarını dünyâmıza, insanoğlu asırlık karanlıklardan kurtulsun! İsrâfil gibi borunu öttür ve yeryüzünü velveleye ver; ver ki, uykuda olanlar uyansın; ters yanından doğrulan bencil ruhlar kendilerine gelsin; kendini rahata salmış olanların ödü kopsun ve birkaç asırdan beri heryanı saran karakuralar savulup gitsin..!

Yağmur gibi yağ başımıza; kuraklıktan canlarımız dudaklarımıza geldi. Sabâ gibi Arş'ın kokusuyla es her tarafta; ma'siyet kokusundan ruhların midesi bulandı. Yıldırımlara bin ve dörtbir yanda gürle; ortalığı saran haşarat kaçıp inlerine girsin..! Yağmazsan, esmezsen, gürlemezsen nasıl olacak halimiz ve insanlığın hâli? Millet nasıl canlanacak? Mektep nasıl hamle yapacak? Ma'bed nasıl nurlanacak? Kalb, ruh, akıl aradığını nereden bulacak? Başka hangi şey bu perişan ruhların ve bu yaralı gönüllerin dermânı olacak; olacak da, meflûç ruhları kanatlandırıp uçuracak..? Aklın önü sıra tıkanan yolları açıp düşünceye sonsuzluğu gösterecek..!

Sen'in olmadığın bir dünyâda irâdenin kolu-kanadı kırık, his âlemi kaos üstüne kaos; beşerî duygular bir bataklık; muhakemeler tutarsız, mantık aldatan bir hokkabaz, ilim de bir ukalâlıktır. Bu karanlık dünyâda insânî değerleri aramaksa beyhûdedir, abestir ve bir aldanmışlıktır.

Sızıntı, Haziran 1989, Cilt 11, Sayı 125

Yorumlar
Yeni Ekle RSS
+/-
Yorum yaz
Adınız:
E-posta:
 
Başlık:
 
Lütfen resimdeki güvenlik kodunu giriniz.

3.20 Copyright (C) 2007 Alain Georgette / Copyright (C) 2006 Frantisek Hliva. All rights reserved."

Son Güncelleme ( 16.11.2006 )
 
< Önceki   Sonraki >

Sükûtun Çığlıkları

Şafaklar Üst ÜsteydiŞafaklar Üst Üsteydi

Dünyanın karanlıklara yenik düştüğü bir dönemde ufkumuz hep renklerle tülleniyordu ve peşi peşineydi fecir şölenleri. Doludizgindi...Okuyun

Kürsü

İmanın Tadı Mü'min Hayalinde Bile İmanın Tadını Duyar

İnsanın iman ettiği şeyleri kalbinde güçlendirmesi hatta bunların aksini rüyasında dahi hatırına getirmemesi imanda matlup olan keyfiyettir.Okuyun

Bamteli

Mü'min Ufkunda "Çevre"Mü'min Ufkunda Çevre

İslam'ın "çevre"ye bakışı nasıldır; "çevrecilik" meselesine temel teşkil edebilecek dinî esaslar var mıdır? Kur'an-ı Kerim'deki Cennet...Seyredin

Asrın Getirdiği Tereddütler



Allah'ın bizim ibadetimize ihtiyacı olmadığına göre, biz ibadetlerimizi neden kendi keyif ve isteğimize göre yapmıyoruz?Okuyun...

Tahrip Edilen Tabiat

Tahrip Edilen Tabiat

Şayet insanlar, nizamını bozup kirlettikleri bu dünyâyı, yeniden imâr edip eski güzellik ve ihtişamına ulaştırmazlarsa, Nuh Tufanı gibi...Okuyun...

Multimedya

Hicret, Ric'at ve Mukaddes Hüzün

Seyredin

Efendimizin Din'e Hizmet Edenlere Alakası

Seyredin

Bizi Birbirimizden Koparamazlar!

Dinleyin

Fethullah Gülen Belgeseli-1: Ümit Yolcusu

Seyredin

Fethullah Gülen Belgeseli-2: Sevgi Okulları

Seyredin

Fethullah Gülen Belgeseli-3: Hoşgörü ve Diyalog

Seyredin

Salihli Vaazı - 1979

İndirin

Kur'ân ve İlim Konferansı - 1976

İndirin

Kuvvetin hakimiyeti gelip geçicidir; bâki olan, hak ve adaletin hakimiyetidir. Bunlar, bugün olmasa bile, çok yakın bir gelecekte mutlaka galip geleceklerdir. Onun içindir ki, en büyük siyaset, hak ve adalet taraftarlığında aranmalıdır.
Fethullah Gülen Web Siteleri