| Dinî Saflaşma Olmayacak |
|
|
| Zaman | |
| 27.09.2001 | |
|
Yeni dönemde terörü tasvip eden ve etmeyen şeklinde bir saflaşma olacak. Bu, Osmanlı dönemindeki Müslüman-Hıristiyan ittifaklarına benziyor. Feci hadisenin İslam ile Batı ilişkilerine etkileri nasıl oldu sizce? Körfez Savaşı, 1993'te Dünya Ticaret Merkezi'nin bombalanması ve 1995 Oklahoma olayındakine göre medya çok daha profesyonel ve sorumlu bir tavır sergiledi. Amerika'daki Müslüman sayısı çok artmış olmasına rağmen Müslümanların ifade biçimindeki çeşitliliğinin burada anlaşılması için daha çok zamana ihtiyaç var. Bush geçen hafta bir beyanatında rastgele, Haçlı Seferi anlamına da gelen bir kelime kullandı. Daha sonra Beyaz Saray bundan dolayı özür diledi. Hükümet bazında da bu sefer daha dikkatli olma gayreti var. Ocak ayında ders vermeye başladığımda öğrencilerimin Müslüman yoğun dünyadaki siyasete ilgilerinin artmış olacağından eminim. Burada dikkat edilmesi gereken bir husus şu: Artık sırf Ortadoğu'yu, Doğu–Batı'yı konuşmuyoruz. Ortada transnasyonal bir olgu var. Global toplumlardan bahsediyoruz. Müşterek anlayıştan yana ve buna karşı olan global ağlar söz konusu. Bu gördüğünüz terör eylemleri müşterek anlayışa karşı olan transnasyonal ağların örneği. Medeniyetler çatışması tezi doğrulanıyor mu? Ortada bir medeniyetler çatışması yok. Dünyada önümüzdeki dönemde saflaşmalar dinler bazında değil, bu tür hareketlerin nerede olursa olsun tasvip edilip edilmemesi bazında olacak. Ortaçağ'da bazı yerlerde gördüğümüze benzer şeyler göreceğiz. Mesela Osmanlı Devleti döneminde Müslüman ve Hıristiyanlar ittifak oluşturarak bazen başka Hıristiyan ülkelere, bazen de diğer İslam ülkelerine karşı harekete geçmişti. Bu hadise son yıllarda görülen Müslüman-Hıristiyan yakınlaşmasını nasıl etkileyecek? Uzun vadede olumlu etkileyecek. Belki biraz iyimser olabilirim; ama bu çirkin hadisenin bizi bölen şeylere değil de birleştiren şeylere yönelmemize vesile olacağını düşünmek istiyorum. Amerika'da mesela on–yirmi yıl önce olmayan bir şey var. Amerikan değerlerini seslendiren çok kaliteli Müslüman sesler çıkıp konuşuyor. Bu avantaj. Fethullah Gülen gibi itidale davet edenlerin işi bundan sonra daha mı zor yoksa daha mı kolay? Daha zor. Çünkü şüpheciler olacak. Bunlar böyle konuşuyor; ama biz çok daha dikkatli olmalıyız diyecekler. Terör, insanların birbirini anlamasına, tanımasına vesile olan seyahate, turizme de balta vurdu. Bundan böyle Türkler de yurtdışında nahoş muamelelerle daha fazla karşılaşabilir. Bu vahşetin temelinde sizce ne var? Kimileri bunların İslam'dan, Kur'an'dan, Peygamber'in öğretilerinden yola çıktığını düşünüyor. Buna tek bir cevap vermek zor. Kimileri dünyada zenginle fakir arasında artan dengesizliğe, eşitsizliğe bunu bağlıyor. Dengesizliğin arttığı doğru. Fakat bu tek başına böyle bir şiddete yol açacak bir şey değil. Son eylemi gerçekleştirenlerin bazılarının biyografilerine baktığımızda hali vakti yerinde ailelerden geldiklerini, eğitimli olduklarını görüyoruz. Bu grupların hangi güdülerle hareket ettiklerini anlamak için epeyi zaman sarf etmemiz gerekiyor. İçine kapalı küçük gruplara (cult) ve dünya meselelerini çözeceğini zanneden liderlere bakıyoruz burada. İslamî ideolojik unsurlar olabilir; ama bu tür bir eylemi belli tip bir insanla ya da grupla ilişkilendiremezsiniz. İslam barış dinidir. Bunda şüphe yok. Fakat tüm diğer dünya dinleri gibi birçok farklı amaçla kullanılabiliyor. Her büyük din, tarihin belli dönemlerinde diğer dinî gruplara karşı saldırgan olmuştur. Ama dünya dinlerine inananlar dinlerin özünü muhafaza etmektedir. O da barış ve karşılıklı anlayıştır. Mesela Kur'an'daki 'Biz sizi farklı yarattık, ta ki birbirinizi anlayıp tanıyasınız.' mealindeki ayet bu tip bir çeşitlilik (diversity) fikrine işaret eder. |
| < Önceki | Sonraki > |
|---|







