06:49:43

Bu site 26 Mart 2013 tarihinden itibaren güncellenmemektedir. Sitenin güncel hali http://fgulen.com/tr/ adresinde takip edilebilecektir.

Ana Sayfa arrow Köşe Yazıları arrow 2012 Köşe Yazıları arrow Yeni bir dünya, yeni bir dil, yeni bir insan...
Yeni bir dünya, yeni bir dil, yeni bir insan... Yazdır E-posta
Değerlendirme: / 15
Kötüİyi 
Arhan Kardaş, Zaman Avrupa   
07.05.2012

Arhan Kardaş
Arhan Kardaş
Alman-Türk kültür olimpiyatları finalini ikinci kez izleme imkanı bulduk. Çalışmaya Frankfurt ev sahipliği yapıyordu. Çalışma son derece profesyonel bir organizyondu. En azından katılımcıların bize yansıyan kanaati buydu. Bakan Jörg Uwe Hahn tüm medya baskısına rağmen geri adım atmadı. Bursa Valisi sayın Harput'da oradaydı. Program bir renkler cümbüşüydü.

Genç yeteneklerin arzıendam ettiği güzel bir meşhergahtı. Final programları muhterem Fethullah Gülen Hocaefendi'nin 'Yeni bir dünya' şiiriyle hitama eriyordu. Bu kez de bu gelenek bozulmadı. Bestelenmiş yeni bir dünya şiiri, Bedia Akartürk'ün de iştirak ettiği bir koroda okundu...

'Yeni bir dünya' ile 'Yeni dünya düzeni' kavramlarını birbirine karıştırmamak lazım. 90'lı yıllardan buyana Amerika Birleşik Devletleri'nin siyasi emeli olan bir 'Yeni dünya düzeni' vardı. Tek kutuplu ve tek başlı bir dünya emeli.. O emelin şu güzelim dünyamıza neler getirdiğini tartışmak bile gereksiz. Yeni bir dünya yeni bir insanla ve yeni bir dille kurulur. Bir dönem Latin dili dünya medeniyetinin konuştuğu ortak bir dildi. Öncesi itibariyle Yunanca, sonrası itibariyle Arapça ve Farsça yeni dünyalar kurdular ve dünyanın kültür ve medeniyet servetine servet kattılar. 19. ve 20. Yüzyıllarda önce İngilizce sonra Fransızca yeni bir dünya getirdi. Bu yeni dillerin beraberinde büyük dünya savaşları ve bitmek bilmeyen bir menfaat kavgasını da beraberinde getirdiğini unutmamak lazım.

Dil; yalnızca kendi başına da bir değerdir kuşkusuz. Fakat Galib Dede'nin dediği gibi; 'bir başka lügat tekellüm etmeden' (yeni şeyler söylemeden) kendini yenileyemez. Bir de sözcükleri hareketler olan bir 'lügat' vardır. İsterseniz ona 'Hal dili sözlüğü' diyebilirsiniz. Mevlana Rumi'nin 'Her ke u ez hem-zebani şod cuda, Bizebanest gerçe dared sad neva' (Dilinden anlayandan ayrı kalan kişi yüzlerce kez çığlık atsa da dilsizin tekidir) dediği manada bir 'hem-zebanlık', tabiri caizse 'dildaşlık' bu anlamda yeni bir dünyanın ortak dili olabilir.

Türkçe biraz evvel zikredilen medeniyet dillerinin aksine, bir hegemonya değil, birlikte var olma ahlaki vermeye namzed bir dil. Dünün dünyasında da bu namzetliğine bir çok delil görebilirsiniz. O, haldilinden gönüle, gönülden satıra, satırdan tekrar sadra dökülen bir değirmen gibidir. O Almancayla da, Fransızcayla da, İngilizceyle de, Çinceyle de birlikte yaşayabilen ve yaşatabilen bir harçtır. Bu nedenle olsa gerek olimpiyat erbabı 'Sevgi dili Türkçe' sloganıyla yola çıkmışlar.

Girdiği her mekanı Anadolu sıcağıyla ısıtır, sunulan çaya kand tadını verir, yenen yemeğe lezzetini bırakır... Bu nedenle 21. Yüzyılın yeni dünyasının her köşesinde, her yeni insanın da damağında Türkçe'nin tadı daha belirgin kendini hissettirecektir inancındayız. Şimdiden tadı damağımızda..

Son Güncelleme ( 07.05.2012 )
 
< Önceki   Sonraki >
Fethullah Gülen Web Siteleri