|
Kazakistan'ın başkenti Almaata'nın nüfusu 1 milyon 300 bin. Türkiye'nin yaklaşık 4 katı toprağa sahip bu ülkenin, zaten bütün nüfusu 17 milyon kadar. İşte bu ülkedeki 28 Türk Okulunda, 5 bin yatılı öğrenci, Pazartesi günü okula başlarken ve Cumartesi günü okuldan ayrılırken, İstiklal Marşı'nın söylüyorlar. Eğitimleri ise Türkçe, İngilizce, Kazakça ve Rusça yapıyor. Bunu bana ANAP İstanbul Milletvekili Şadan Tuzcu anlattı. Sonra da "Büyükelçi ile birlikte bu okulu görmeye gideceğiz. Sen de gelir misin?" dedi. Zaten baştan beri Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı'nın, daha doğrusu Fethullah Gülen Hocaefendi'nin okullarını merak ederdim. Almata'da şehrin merkezinde bir okula gittik. Sadece Şadan tuzcu değil, 'ANAP, Manisa Milletvekili Ekrem Pakdemirli, DSP İstanbul Milletvekili Bülent Tanla, DSP İçel Milletvekili İstemihan Talay hep birlikte gittik. Gittik ve gerçekten şaşkınlığa uğradık. Bizi Kazakistan'da bu sistemin başında olan Ali Bayram karşıladı. Okula girer girmez, insanın karşısına özene bezene hazırlanmış "Atatürk Köşesi" çıkıyor. Atatürk'ün çeşitli fotoğraflarının ve Gençliğe Nutku'nun yer aldığı panoda ayrıca İstiklal Marşımız da yazılı. İnsan etkileniyor. Hele Ali Bayram'ın anlattıkları bizi daha da etkiledi. Okulun karyolaları, masaları, sandalyeleri, kapıları, hatta çift camlı pencereleri dahi, okulun altındaki atölyelerde imal ediliyor. Liselerin adı Türk-Kazak Anadolu Lisesi, Bu yıl bu liselere girebilmek için 20 bin öğrenci başvurmuş. Sadece 1200 öğrenci alabilmişler. Halen bu okullarda 5 bin yatılı öğrenci eğitim görüyor. 28 lise'den başka, bir de "Fatih Üniversitesi adında üniversite açmışlar. Bu üniversiteye Türkiye'den, çoğu profesör olan, altı hoca gelmiş. Bu yıl Türkçe-İngilizce tedrisata başlayacaklar. Türkiye Türkçe'si ile tedrisat yapılıyor. Ali Bayram, Kazaklar'ın çok zeki olduklarını söyledi. Bir yılda iki üç yabancı dili kolaylıkla öğrenebiliyorlarmış. Okul binalarını Kazak Hükümeti tahsis ediyor, bu binaların restorasyonunu Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı üstleniyormuş. Türk vatandaşları da ellerinden gelen yardımı yapıyor, sıra, masa gibi şeyler gönderiyorlarmış. Öğrenciler 20-24 kişilik sınıflarda ders görüyorlarmış. Fethullah Gülen Hocaefendi'nin daha çok dinle ilgili etkinliğinin olması insanın aklına "Bu okullarda dini eğitim mi yapılıyor?" sorusunu getiriyor. Ama böyle bir şey yok, Dinî eğitim değil, yapılan eğitim normal bir eğitim. Türkiye'de normal okullarda ve kolejlerde oluğdu gibi, bu okullarda da normal din öğretimini veren ders var. Kırgızistan'daki Mihmandarımız, bu okullarda okuyan bir kız idi Bu okullar sadece Kazakistan'da değil, Türk Cumhuriyetler'in hemen hepsinde örgütlenmiş durumunda. Biz Almatı'dan Bişkek'e gelip otobüslerimize bindiğimizde, bizi karşılayan mihmandarımız Canaya, Fethullah Gülen Hocaefendi'nin okullunda okuyan şirin bir genç kızdı. Çok da güzel Türkçe konuşuyordu. Gerçi bazı kelimelerde şaşırıyordu ama Türkçesi, Türkiye'de yaşayan çok kişiden daha mükemmeldi. Kırgızistan'daki okulların adı da aynen Kazakistan'daki gibi. Yani Türk Kırgız Anadolu Lisesi. Bu okullar için mahalli hükümetler de yardım yapıyor. Eğitim masrafları o ülke hükümetleri ile paylaşılıyor. Devlet, yeme-içme, elektrik, su gibi barınma masraflarını karşılıyor. Ama yine de bu okulların desteğe ihtiyacı var. Çünkü bir öğrencinin maliyeti yıllık 6000 doları buluyor. Bu okullarda yabancı dil öğretimi dünya standartlarında. Öğrencilerin çok zeki oldukları, hocaları tarafından özellikle belirtiliyor. Zaten Biyoloji Olimpiyatları'nda bu okullardan katılan öğrencilerin biri dünya ikincisi, biri de dünya dördüncüsü olmuş. Mutlu bir rastlantı, dünya üçüncüsü olan da Türkiye'den katılan bir Türk öğrenci imiş. Görüldüğü gibi, kuraklık yüzünden atalarımızın terk ettiği Anayurt'a, özbe öz Türk okulları ile yeniden geri dönüş yapıyoruz. Kültürümüzü, örf ve adetlerimizi yeniden Anayortu'a geri döndürüyoruz. Gerçekten kutlanmaya değer bir başarı.
|