Derviş Geleneğiyle 21. Yüzyıl Ütopyası: Yazdır E-posta
Üye Değerlendirme: / 1
Kötüİyi 
Nevval Sevindi, Yeni Yüzyıl   
15.07.1997

Fethullah Gülen Hocaefendi, nazik, çekingen bir kapanıklık sergiliyor önce insana. İç dünyasının zengin sofrasından kalkıp dışarıya çıkmak, çok iyi bildiği sorulara muhatap olmak pek de hoşuna gitmiyor belli ki. İç dünyasının kıvrımlarında, sinir uçlarında dolanmaya alışkın. Yüksek sesle konuşmuyor, kızgınlık tonu kullanmıyor ve emretmiyor.

Hayır demeyi bilmiyor ve bu nedenle ne olursa acısını kendi çekiyor sonuçları itibariyle. O "dövene elsiz, sövene dilsiz olmayı" erdem kabul ediyor. Çirkin siyasetin ve siyasetçinin onun tansiyon ve şekerinde büyük payı olduğunu anlıyorum.

Modern Bilime ve Hür Teşebbüse İnanıyor

Fethullah Gülen Hocaefendi, ümitle iradenin zaferine iman etmiş biri. Bireye ve yeniliğe güvenerek kafa ve kalb bütünlüğüne sevgiyle ulaşmanın önemini anlatıyor. "Cehaleti kurutmadan, kitleler aydınlığa kavuşamaz." Kendini yenilemeyi devamlı varolabilmenin tek şartı olarak görüyor. Günde iki-üç saat uykuyla yetinen, az yiyen, çok okuyan biri.

Hür teşebbüse inanıyor gönülden ve teşvik ediyor. Mü'minlerin yurt dışında ve içinde zengin olmaları şart ona göre. Eğitimle kalkınma kol kola, ekonomik olanla kültürel olanın beraberliği esas gelecek için. Cehalete karşı ilim dinamiğini, yoksulluğa karşı çalışmayı, dayanışmayı ve zenginliği öneriyor.

Gülen, Türkçe'yi Dünya Dili Yapmak İstiyor

Fethullah Gülen Hocaefendi'nin üç sacayağı üstüne oturttuğu anlayışı, yaşamın "ekonomik, kültürel ve ruhsal" boyutunu kavrıyor. Din, ekonomi ve eğitim sacayağı yaşama bakışındaki diriliğin ana dinamikleri. Bilgi yaşama geçirilmedikçe değerli değil onun için. Para kazanmanın yolları öğrenilmedikçe ve kazanılan bu para ülke yararına harcanmadıkça, para hırsın ta kendisi. Hafıza hamallığına yarayan ezbercilik yerine metodoloji ve sistem olmadan, eğitimin yararına inanmıyor.

"Türkçe'yi gelecekte dünya dili haline getirmek zorundayız" diyor. İnsanları sorunlarını çözmeleri, plan program üretmeleri, kazanmaları, bilgilerini hayata geçirmeleri için hareketlendiriyor.

Eğitimin amacı sadece öğretim değil; aynı zamanda manevî ve her türlü değerlerine sahip sosyal varlık olarak insanın inşasını öneriyor.

Türk Rönesansı

Fethullah Gülen Hocaefendi, binlerce yıllık Anadolu Türk-İslâm geleneğini bugünün koşullarıyla besleyip büyütüyor. Aynı zamanda din bilgisi ve derinliğini bugün için kullanıyor. Hocaefendi, Türk rönesansına iman etmiş bir kişilik. İnsanlar, küçük kafeslerinden çıkıp, gönül enginliğinin yanında zihinsel bir ufka da taşınabilseler. Kutuplaşmış bir toplumda herkesin kendi hücresinde oturup, kendi fikrinden başkasına düşman olduğu bu zemin yeşerse, biz hak ettiğimiz yeri alsak dünyada. Hiç bir fikrî üretimi olmayan dünyaların kapalı kapılarını açabilsek de, onlar da korkulacak olanın kendileri olduğunu anlasalar. Köprüler kurabilsek birbirimize, konuşarak, tartışarak anlaşabilsek. Hocaefendi'nin dediği gibi ".. geleceğe karşı gözü kapalı kalmak körlük ise, geçmişe karşı alâkasızlık da bir talihsizliktir".

Modern Türkiye'de Kültürel İslâm Sentezi

Ulusal kültür sentezini üretemeyen, Selçuklu-Osmanlı sentezini inkâr eden aydınlar asla halka ulaşamadılar. Tabanı olmayan, şabloncu bakış onları hep savurdu. Onlar sömürge valisi zihniyetini atamadıkları için, doğan ve yükselen Türk burjuvazisine ideoloji üretemediler. Bu ülkenin kendi tarihinden, koşullarından ve kültüründen sentez üretemeyen aydınlar ve bürokrasi hep dayatmacı oldu. Kendi dışında her şeyi küçümsedi.

Fethullah Gülen Hocaefendi, bir Cumhuriyet çocuğu ve onunla yaşıt sayılabilir. O şabloncu değil. Elindeki malzemeden yeni bir değer üretmeyi bilmiş. Bilgiyi bir taş yığını olarak görmüyor, bir piramit ya da bina oluşturacak zihnî faaliyet ve süreç olarak görüyor. O yüzden çok yalnız. Yerleşik hırslar, kavgalar ve alışkanlıklarla boğuşarak, zor bir yolculuk geçiriyor.

Cumhuriyet ideolojisinin yaratmak istediği 'Müslüman Avrupalı Türk' buydu. Dini bütün ve Batı formasyonlu bir yeni sentez. Osmanlıyı aşan bir sentez yeni Türk Cumhuriyetini belirleyecekti. Anadolu'nun "gönül gözü" ile baktığı, muhabbet ettiği ve gönül müslümanlığıyla sevdiği bir İslâm anlayışı. Tüm dünyayı kucaklayan sevginin Yunuslarda, Hacı Bektaş Velîlerde ve Mevlânalarda ruh bulduğu İslâm anlayışı.

Bu kültürel zenginlik, Osmanlı sınırları içindeki insanlara müslümanlığı benimsetmişti: Bosna gibi. Onu yüzyılın son kanlı savaşıyla söküp alamadılar. Bugün Türkiye, halâ Osmanlı kültür çoğrafyasına sahiptir. Bu sınırların genişliği bizim kültürel zenginliğimizin ifadesidir. Orta Asya geldiğimiz, Avrupa gittiğimiz yerdir. Türkiye, hazinesinin üstünde uyumaktan vazgeçmeli.

Türk orta sınıfı ve yükselen Anadolu burjuvazisi yetmiş yılın sonunda bir ideoloji ihtiyacını gidermek istiyor. Bunun içinde dini, kültürü, tarihi, ekonomiyi, modern ve Batılı değerleri, geleceği, politik hedefleri, hümanizmi görmek istiyor.

İnsanın İnsanlığında Bilimsel Ve Ruhsal Bilgi

Hocaefendi dinin ana kaynağına dönerek ve ona yaslanarak dine yeni bir bakış açısı, ufuk getiriyor. Yeni olan burada; kulaktan dolma bilgiler, hurâfeler ve gelenek görenekler yerine, inancı bilgiye oturtmak gayreti.

Kafa ve ruh, akıl ve maneviyat insan bünyesinde bir arada bulunuyor. İçi doldurulmamış, insanî boyutu eksik bırakılmış insanlar, sadece parayla, sadece emirle bir ömür geçiremezler. İnsanın içinin doldurulması ise, bilimsel ve ruhsal bilgiyle mümkündür. Bu nedenle Hocaefendi, bireyin özgürlüğü, eğitim ve hür teşebbüs üstünde duruyor.

Orta Asya'da Eğitim Misyonerleri

Artık Türkî Cumhuriyetlerden gençler TCS (Türkiye Cumhuriyetlerden Öğrenci Sınavı) ve YÖS (Yabancı Öğrenciler Sınavı) ile Türk üniversitelerine akıyorlar. Hepsi özel yetiştirilmiş, sınavla alınmış ve çeşitli dallarda birincilikleri olan çocuklar bunlar. En çok çekinilen Tacikistan'da İran ve İsmailiye mezhebi yanlıları bir sonuç alamadılar. Halkın tercihi Türk eğitiminden yana oldu. Geçen sene Tacikistan'dan 23 talebe Türkiye'ye gelirken bu sene, 99 kişi sınavları kazanıp geldi. 7 tanesi Boğaziçi, 18 tanesi ODTÜ'yü kazananların yanısıra, geçen seneki öğrencilerden biri bu sene Boğaziçi Elektronik-Elektrik bölümünde birinci oldu. Tacik öğrenci derece alıp çıtayı yükseltirken, genelde öğrenci kalitesinde de farklılık olacaktır umarım.

Yorumlar
Yeni Ekle RSS
+/-
Yorum yaz
Adınız:
E-posta:
 
Başlık:
 
Lütfen resimdeki güvenlik kodunu giriniz.

3.20 Copyright (C) 2007 Alain Georgette / Copyright (C) 2006 Frantisek Hliva. All rights reserved."

 
< Önceki   Sonraki >

Multimedya

Mü'min Ufkunda "Çevre"

Seyredin

Hicret, Ric'at ve Mukaddes Hüzün

Seyredin

En Önemli Vazife

Dinleyin

Fethullah Gülen Belgeseli-1: Ümit Yolcusu

Seyredin

Fethullah Gülen Belgeseli-2: Sevgi Okulları

Seyredin

Fethullah Gülen Belgeseli-3: Hoşgörü ve Diyalog

Seyredin

Salihli Vaazı - 1979

İndirin

Kur'ân ve İlim Konferansı - 1976

İndirin

Mâzi, hayattan alınmış misâl ve ibret levhalarıyla dolu bir okuldur. Bu okulu, verdikleri ve kazandırdıklarıyla çok iyi tanıyıp değerlendirebilenler, geleceğe de başarıyla hükmedebileceklerdir. Zira bugün dünün aynı, dün de öbür günün.. değişen, sadece renklerdir.
Advertisement
Fethullah Gülen Web Siteleri