Amerika'nın Verdiği Ders Yazdır E-posta
Üye Değerlendirme: / 0
Kötüİyi 
Hüseyin Gülerce, Zaman   
19.05.1997

Amerika'da basılan tek Türk gazetesi. Türk-Amerikan Dernekleri Federasyonu'nun davetlisi olarak uluslararası bir kent olan New York'tayız. ZAMAN'dan Fehmi Koru'yla ben, Sabah'tan Cengiz Çandar ve Yeni Yüzyıl'dan Ali Bayramoğlu ile birlikte Türk-Amerikan Kültür Haftası etkinlikleri çerçevesinde önceki gün "Türk Yürüyüşü"ne katıldık. Dün akşam da Türk Evi'nde bir panelin konuşmacılarıydık. Türk-Amerikan Dernekleri Federasyonu Başkanı Şevket Karaduman'ın birkaç gün önceki ani vefatı bu yılki etkinlikleri buruk bir havaya sokmuş.

Bundan 17 yıl önce Türk diplomatlarının Ermeni teröristlerce katledilmesini protesto amacıyla düzenlenen Türk Yürüyüşü daha sonra geleneksel hale gelmiş. 1991 yılından beri de "Türk-Amerikan Kültür Haftası" olarak kutlamalar yapılıyor.

Amerika Birleşik Devletleri, tek bir ulustan değil, birçok ulusun kaynaşmasından oluşuyor; ama farklı etnik kökenden gelenler kendi öz kimliklerine en az Amerikalı kimlikleri kadar sahip çıkıyorlar. Din, ırk ve düşünce farklılıkları, 250 milyonluk Amerika için bir tehlike değil, bir zenginlik kaynağı olmuş. Demokrasi, insan haklarına saygı, teşebbüs hürriyeti ve hukukun üstünlüğü, süper güç ile taçlanmış.

Böyle bir ülkede, ister istemez Türkiye ile ilgili değerlendirmelerimiz moral bozucu oluyor. Çünkü muhalefetin yeni gensorusuyla siyasi krizi derinleşen Türkiye, "Yarın ne olacak?" sorusuna cevap verememenin aczini yaşıyor. Üç asırdır "Batılılaşma" çabasındaki Türkiye, Amerika ve Avrupa ülkelerinde çoktan aşılmış problemlerin cenderesinde demokratikleşme ve hukuk devleti olma sancıları çekiyor.

Amerikalılardan daha çok ortak paydası olan biz Türkler, son bir hamle ile sağduyu ve akıl çizgisine gelemezsek; uluslararası yarışta ne kadar gerilere düşeceğimizi New York'un gökdelenleri arasından çok kolay görebiliyoruz.

Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı'nın tanıtım gayretlerinden olarak iki yıl kadar önce Muhterem Fethullah Gülen Hocaefendi ile birlikte Milliyet ve Hürriyet gazetelerinin sahibi Aydın Doğan Bey'i ziyaret etmiştik. Söz yurtdışındaki Türk kolejlerinden açılınca Aydın Bey sitem etti. Bu okulların kamuoyunca yeterince bilinmediğini, tanıtılmaları gerektiğini, bu konuda kendisinin her türlü yardıma hazır olduğunu ifade etti.

Bu sitem bize ışık tuttu. ZAMAN Gazetesi olarak ikinci defa basınımızdan temsilcileri davet ederek yurtdışına gezi düzenliyoruz.

Genel Müdür Yardımcımız Mehmet Arslan'ın ve yazar arkadaşımız Nuh Gönültaş'ın ev sahipliğinde; Akşam'dan Cenk Koray ve Rıza Zelyut, Cumhuriyet'ten Oral Çalışlar, Yeni Şafak'tan Ahmet Taşgetiren, Hürriyet'ten Nuray Babacan, Milliyet'ten Güven Özalp, Radikal'den Nevzat Basım'ın katıldıkları Kazakistan ve Rusya gezisi çok yararlı oldu. Geziye katılan meslektaşlarımızın gazetelerinde yayınlanan intibaları; Türkiye'den binlerce kilometre uzaklarda dinleri, ırkları, dilleri, gelenekleri farklı toplumlara götürülen "insanlık hizmeti"nin meyvelerini görmek bakımından mutluluk vericiydi.

İnsanı yücelten değerlerin atmosferinde Türkçe öğrenen, Türkiye sevgisi ile büyüyen binlerce öğrenci yarının dünyasında bizim gönüllü elçilerimiz olacaktır. Dünyanın dört bir yanında kurulan köprü ayakları, 21. yüzyılın güçlü Türkiye'sine göz yaşartıcı destekler hazırlıyor.

Ah bir de siyasi krizlerin ve kötü niyetlerin körüklediği kaosların çelmesi olmasaydı...

Yorumlar
Yeni Ekle RSS
+/-
Yorum yaz
Adınız:
E-posta:
 
Başlık:
 
Lütfen resimdeki güvenlik kodunu giriniz.

3.20 Copyright (C) 2007 Alain Georgette / Copyright (C) 2006 Frantisek Hliva. All rights reserved."

 
< Önceki   Sonraki >
Foreign Policy'de Gülen Röportajı

Multimedya

Fethullah Gülen Belgeseli-1: Ümit Yolcusu

Seyredin

Fethullah Gülen Belgeseli-2: Sevgi Okulları

Seyredin

Fethullah Gülen Belgeseli-3: Hoşgörü ve Diyalog

Seyredin

İmanda Derinlik

Seyredin

Yıkık Yuvalar ve Ebedî Yetim Çocuklar

Dinleyin

Müzmin Müfteriler ve Müslümanca Mukabele

Dinleyin

Erzurum Vaazı - 19980

İndirin

Altın Nesil Konferansı - 1977

İndirin

İrfan ve asaletten mahrum, devlet işlerinden de anlamayan nasipsizler, şayet yanlışlıkla birer vazife başına getirilmişlerse, hükümetin gücünü kullanmaktan, onun iktidarını istismar etmekten, her yerde kendi çıkarlarını aramaktan ve despot birer kral gibi hüküm sürmekten geri kalmayacaklardır. Böylelerinin iktidarda olduğu bir ülkede sadece zalimlerin “hay-huy”u ve mazlumların iniltisi duyulacaktır ki, bu şeâmetli seslerin yükseldiği hemen her yerde Âd ve Semûd’un âkıbeti kaçınılmaz olagelmiştir.
Advertisement
Fethullah Gülen Web Siteleri