|
Hocaefendi'nin Yaklaşımı |
|
|
|
Mehmet Ocaktan, Yeni Şafak
|
|
10.11.1998 |
|
Cuma akşamı ziyaret ettiğimiz Fethullah Gülen Hocaefendi, Türkiye'nin bu sancılı ortamı konusunda önemli tespitlerde bulundu. Toplumda giderek derinleşen uzlaşmazlıkları en iyi gören ve ülkenin kriz haritasını doğru okuyan Hocaefendi, demokrasiyi ve toplumdaki hoşgörüyü dinamitleyen tehlikenin henüz geçmediğini, ancak Türkiye'nin bu tehlikeli durumdan çıkabilmesi için gerekli sağduyu potansiyeline de sahip olduğunun özellikle altını çizdi. Tehlikenin bir sarkaç gibi gelip gittiği 28 Şubat sonrası süreçte Hocaefendi bir kanaat önderi olarak, zaman zaman kendisi için sıkıntılı da olsa, yaşanan olaylardan sağlıklı sonuçlar çıkarabilmek için yoğun bir çaba harcadı. Özellikle Refah Partisi bağlamında dile getirdiği endişeler, dönemin hassasiyeti dolayısıyla, yer yer tepkisel eleştirilere neden oldu. Ancak sohbette de açıkça gördük ki, Hocaefendi toplumda insanları bir takım önyargılarla yaftalayan ve toplumsal barışı zedeleyen kesimleri de eleştiriyor ve bu tablodan çıkış için herkesi hoşgörülü olmaya çağırıyor.
|
|
Multimedya
Fethullah Gülen Belgeseli-1: Ümit Yolcusu Seyredin
Fethullah Gülen Belgeseli-2: Sevgi Okulları Seyredin
Fethullah Gülen Belgeseli-3: Hoşgörü ve Diyalog Seyredin
Yıkık Yuvalar ve Ebedî Yetim Çocuklar Dinleyin
Müzmin Müfteriler ve Müslümanca Mukabele Dinleyin
Altın Nesil Konferansı - 1977 İndirin
İrfan ve asaletten mahrum, devlet işlerinden de anlamayan nasipsizler, şayet yanlışlıkla birer vazife başına getirilmişlerse, hükümetin gücünü kullanmaktan, onun iktidarını istismar etmekten, her yerde kendi çıkarlarını aramaktan ve despot birer kral gibi hüküm sürmekten geri kalmayacaklardır. Böylelerinin iktidarda olduğu bir ülkede sadece zalimlerin “hay-huy”u ve mazlumların iniltisi duyulacaktır ki, bu şeâmetli seslerin yükseldiği hemen her yerde Âd ve Semûd’un âkıbeti kaçınılmaz olagelmiştir.
|