Abant'ta Düşünmek Yazdır E-posta
Üye Değerlendirme: / 0
Kötüİyi 
Rahim Er, Türkiye   
20.07.1998

Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı, çeşitli düşünce platformları oluşturarak aydınları konuşturuyor. Son seçtiği konu "İslam ve Laiklik." Toplantı, 16-19 Temmuz tarihleri arasında Abant'ta yapıldı. Mevsim sıcaklığı hatırlandığında mekanın Abant olması isabetli olarak görülüyor...

Gerçi Abant oldu da ne oldu? Ele alınan mevzuların ciddiyetine kendini kaptıran entellektüeller, olu denizi andıran Abant Golü ile onu çevreleyen cam ormanını çok da fark edemediler. Hatta yer elektriklenen hava, kus cıvıltılarını bile işittirmedi. Entellektüel, dış muhitten ziyade kendisi ile mesul; hayır; egosu ile değil; iç dünyasında yasadığı meselelerle... Hemen belirtmek lazım ki Abant'ta yapılan "İslam ve Laiklik" toplantısının en faydalı tarafı, ülke insaninin diyalog ihtiyacına yaptığı katkıdır. Abant Palas Oteli'nde komisyon üyesi, katılımcı veya gözlemci olarak dindar, ateist, Sünni, alevi, milliyetçi, liberal, örtülü, acık olmak üzere her kesimden temsilci vardı. Önce gruplar çalışmalarını yazılı metinler haline getirdiler. Bu metinler, cumartesi öğleden evvel tartışmaya acildi. Öğleden sonra ve gece devam eden oturumlarla uç metnin tek bir sonuç bildirisi haline getirilmesi için uğraşıldı ve Pazar günü nihai sekle varildi. Komisyon çalışmaları ve sonuç bildirisi müzakerelerinde üzerinde en fazla münakasa edilen fikirler, hakimiyet, hakimiyetin kaynağı, devlet, devletin özel hayata müdahalesi, laiklik, fikir hürriyeti ve 312. madde ve Diyanetçin statüsü oldu. İslamiyet ve akil karsı değerler değildir...dinimiz, akla aykırı hükümler taşımaz. Zira akli yaratan da ona mükellefiyetler yükleyen de Cenab-Hak'tır...

Toplantı, yaşanan olağanüstü şartlardan -bir an önce- normal şartlara dönebilmek için cemiyetin müştereken sahipleneceği doğru tarifler peşindeydi. Bu maksatla laiklik uygulamasında devletten objektiflik beklemenin en doğru tutum olacağı kanaati benimsendi. Bu benimseme 'bildirgede şöyle billurlaştı: "Laiklik, esas itibariyle bir devlet tutumudur ve laik devlet, dini tanımlamaz..."

Altıncı maddedeki bu ifade yedinci maddede ayrıca vurgulandı. "Türkiye'nin bir kısım güncel sıkıntılarının kaynağında vatandaşların yasam tarzına müdahale ve bu konudaki hassasiyetler yatmaktadır. Laiklik, din karşıtlığı değildir ve insanların yasam tarzlarına müdahale edilmemesi biçiminde anlaşılmalıdır." Abant toplantısında cesaret, seviye, hoşgörü vardı. Ancak; ilmi derinlik olanca heybeti ile mevcut muydu? Bunu ayrıca konuşmak gerekir. Alim otoritedir. Fakat "ben otoriteyim" diye bağırmaz. İlim rütbesi bütün rütbelerden ustun olduğuna göre alimin bu üstünlüğü temsil edecek kudrette olması lazım gelir. İlmin kronolojik altın zinciri kopunca ortaya din değil, dinler çıkıyor.

Abant'ta bir araya gelip zaman üç noktalara kadar varan sorgulamalar bile yapabilen aydınlar, sunu ifade etmek istediler. Türkiye'nin huzuru bazılarının İslamiyeti, bazılarının laikliği ideolojileştirmemesi ile mümkündür. "Abant Sonuç Bildirgesi"nin son ve onuncu maddesinde dile getirilen gerçeğe imza atmayacak bir kimse tasavvur edemiyoruz. "...İnsanların değişik görüş ve eğilimlerden olmaları, farklı yasam tarzlarını tercih etmeleri ülke yararını gözeten sağlıklı kararlar almalarına engel değildir..."

Yorumlar
Yeni Ekle RSS
+/-
Yorum yaz
Adınız:
E-posta:
 
Başlık:
 
Lütfen resimdeki güvenlik kodunu giriniz.

3.20 Copyright (C) 2007 Alain Georgette / Copyright (C) 2006 Frantisek Hliva. All rights reserved."

 
< Önceki   Sonraki >
Foreign Policy'de Gülen Röportajı

Multimedya

Fethullah Gülen Belgeseli-1: Ümit Yolcusu

Seyredin

Fethullah Gülen Belgeseli-2: Sevgi Okulları

Seyredin

Fethullah Gülen Belgeseli-3: Hoşgörü ve Diyalog

Seyredin

İmanda Derinlik

Seyredin

Yıkık Yuvalar ve Ebedî Yetim Çocuklar

Dinleyin

Müzmin Müfteriler ve Müslümanca Mukabele

Dinleyin

Erzurum Vaazı - 19980

İndirin

Altın Nesil Konferansı - 1977

İndirin

İyi bir san’at eseri, onu meydana getiren unsurların mükemmeliyetiyle, unsurların mükemmeliyeti de onları teşkil eden cüz’ifertlerin mükemmeliyetiyle yakından alâkalıdır. Özün sağlam olmadığı bir yerde temiz bir duygu, temiz bir duygunun bulunmadığı bir yerde de hep canlı kalabilecek “kor” gibi eserlerin ve alevden ifadelerin meydana getirilmesi imkânsızdır.
Advertisement
Fethullah Gülen Web Siteleri