| Gülen'in Yeni Mesajları |
|
|
| Süleyman Yağız, Takvim | |
| 20.04.1998 | |
|
Dünkü yazımda şöyle demiştim: "Ecevit'in laiklikten yana tavır koyan Gülen'e sıcak bakmasının amacı, irticayı önlemeye yöneliktir. Bülent Bey, bu konuda, diğer siyasiler gibi günü kurtaracak girişimlerde bulunmak yerine, yıllar sonrası görerek hareket ediyor." Ben bu satırları, sabah saatlerinde kaleme aldıktan sonra gazeteden ayrılmıştım. Aynı günün sonraki saatlerinde Fethullah Gülen'de açıklamalar yapmış. Ancak o saatte gazetede olmadığın için yazımı yeni açıklamalar ışığında değerlendirme olanağı bulamadım. Bu nedenle Gülen'in son sözlerini ancak bugün değerlendirebiliyorum. Fethullah Gülen, şöyle diyor: "Benim laik düzen için tehlikeli olduğum iddiaları ortaya atılıyor. İrtica yanlısı veya cumhuriyetin temel ilkelerine aykırı bir tek cümlemi bulsunlar, bir mağarada inzivaya çekilirim." Gülen, kendi tavsiyesiyle kurulan okullar için de şu ifadeyi kullanıyor: "Her türlü araştırmayı yapabilirler. İrticaî yönde bir tek delil varsa ben dünyanın en şerefsiz insanıyım." Bir kere daha gösterdi Bunlar, çok net mesajlardır. Gülen, bu sözleriyle laiklikten yana olduğunu bir kere daha göstermiştir. Mesajını bu denli netleştiren bir insana, "Hayır sen takıyye yapıyorsun, sen daha büyük tehlikesin" demeye ne kadar hakkımız olabilir? Sonra takıyyenin de bir mantığı vardır. Meselâ Refahlılar, bu konuda uzmandı... Hatırlarsanız, din ve laik konusunda her şeyi söylediler ama, laiklikten yana olduklarını hiçbir zaman söylemediler. Sadece ve sadece, "Batılı anlamda laiklik istiyoruz" dediler. İşte, takıyye buydu... Sözüm ona, daha geniş bir laiklik özlemini dile getirdiler ama , bunu yaparken, kendi ülkelerindeki laikliğe karşı çıktıklarını göstermiş oldular. "demokrasi amaç değil, araçtır" dediler. Çok sıkışınca da, "Batılı anlamda demokrasi istiyoruz" dediler. İşte bu da takıyyeydi. Zira kendileri, ne Batılı anlamda dindar, ne de Batılı anlamda demokrattırlar. Öyle ya, Batı'da, bunlar gibi, dini yönetim tarzı olarak dayatmaya çalışmak gibi bir heves, bir girişim yoktu. "Hayır, değilsin" diyemeyiz Gülen ise RP'liler gibi, "Batılı anlamda laiklik, Batılı anlamda demokrasi istiyoruz" diyerek demagoji yapmıyor. Direkt olarak, "laik ve demokratik cumhuriyet"e bağlılığını söylüyor. Şimdi, böyle olduğunu söyleyen bir insanı ve cemaatini, "Hayır sen böyle değilsin" diyerek dışlayamayız. Eğer, her şeye karşın kuşku duyacaksak, kuşku payımızı muhafaza edelim ama, bu gerçekleri de görmezlikten gelmeyelim. İnat ve ısrarla, "Sen de mürtecisin" dersek, o zaman "irtica"nın tabanını büyütmüş oluruz! Ki asıl tehlike de budur. |
| < Önceki | Sonraki > |
|---|







