| Başkırdistan'da Türk Okulları |
|
|
| Ahmet Kabaklı, Türkiye | |
| 08.04.1998 | |
|
Özerk Türk Cumhuriyeti Baskırdistan'da yapılmış bir eğitim gezisinin, edebi bir "seyahatname" çapındaki izlenimlerini aşağıda okuyacaksınız. Erciyeş Üniversitesi hocalarından Prof. Dr. Cihan Okuyucunun bu güzel yazısının tamamı Türk Edebiyatı dergimizin Mayıs sayısında yayımlanacaktır. Bu uzun seyahat yazısından tadımlık olarak, Baskırdistan Türkleri ülkesinde incelediği TÜRK KOLEJLERİ hakkında sayın Okuyucunun duyup gördüklerini anlatan bölümü, bu kolejlerin dostu ve düşmanı olan herkese, özellikle sunuyorum. Çünkü, milletimiz için duydukları kin ve yabancılıktan ötürü, Türkiye'nin iftiharı olan bu okullar hakkında hain, sinsi, yalan ihbar neşriyatı hala şurup gitmektedir. Bilindiği gibi, dünyanın her yerinde, Türkiye'ye sevgi, itibar ve dost aydınlar sağlayan bu kolejler, muhterem Fethullah Hocaefendi'nin telkin ve ilhamları ile başarılmış eğitim mücevherleridir. Hocaefendi'ye inanan ve güvenen şerefi imanlı Türk müteşebbisler, ta Çin'den Amerika'ya kadar yüzlerce ülkede o ülkeler gençlerinin, okumak için yarış ettikleri ilim yuvaları kurmuşlardır. Ama biliyorsunuz bu kolejler, Türkiye'nin varlık ve güçlülüğünden olduğu gibi kalkınma ve aydınlanmamızdan da rahatsız olan bazı zümreler adına, bozguncu, yalancı bazı gazetelerin gözlerine diken olmuştur. Gelecek Türk yılları için onların ödlerini koparan fakat hakikati gören milletimize senlik ve şadlık veren bu okullar, Türkçe ve İngilizce'ye vakıf, çağdaş ilim, pedagoji uzmanı idealist öğretmenlerimiz tarafından yönetiliyorlar. Garip bir Türk diyarındaki bu okullar için seçkin bir profesörümüzün takdirlerini yansıtan aşağıdaki satırlar, maddeye satılmış o vicdanların Karacasu niyetlerini elbette düzeltmeyecektir. Ama... Onların kirli yalan, kasıtlı ihbarlarına aldanabilecek iyi niyetli, vatanperver insanları uyartır. Yurdumuz için bir talih olan bu kolejler hakkında yanlış düşünerek karar ve oy vermekten, yalan ihbarlara aldanmaktan ola ki kurtulurlar. Karda Açan Çiçekler; Türk Kolejleri Türk kolejleri, okullarımız dışarıda nerede olursak olalım yüzümüzü ağartan "İste bunlar benim ülkemin, benim hamiyetli insanlarımın eserleri" diye gurur duyduğumuz ilim ve irfan yuvaları. Bunlar ümitsizliğe doğan şafak pırıltımız, göz aydınlığımız kisin gelmiş bahar müjdecileri. Baskirdistan genelinde şayisi 5 olan bu okullar her yerde olduğu gibi burada da hemen kendilerini ispat etmiş ve büyük bir teveccühe mahzar olmuşlar. Bizim orada bulunduğumuz sırada önümüzdeki yılın öğrencilerini belirlemek üzere sınavlar yapılmakta idi. Takribi 60 kişilik kontenjan için 2500 öğrencinin başvurması bu teveccühün büyüklüğünü pek güzel gösteriyor. Yukarıda kendisinden bahsettiğim Milli Eğitim Bakanı Firdevs Hanım, bu okullarla ilgili olarak bize gurur veren su cümleleri sarf etti: Göreve başladığımda bizim okulların müdürlerini çağırdım ve dedim ki eğitim modeli hakkında benden tavsiye beklemeyin. Size bu konuda sadece sunu söyleyeceğim. Gidin Türk kolejlerine bakin. Onlar nasıl yapıyorlarsa siz de aynen öyle yapın. Ufa Koleji tamirde olduğu için önünden geçmekle yetindik. Ancak Steriltamak'taki okulu gezme imkanı bulduk. Öğretmenleri, öğrencileri, tertip ve düzeni ile Türkiye'deki standartların üzerinde bir okul. Bu vesile ile hoşuma giden bir uygulamayı da okuyucularımız arasında bulunması muhtemel okul idarecilerinin dikkatine sunmak istiyorum. Burada her okulda, kullanılan yazıları, sekil ve resimleri yapmak üzere görevlendirilmiş özel ressamlar varmış. Bu uygulamanın ne kadar yerinde olduğunu yerinde görmek lazım: Türkçe sınıfının duvarlarını bizim büyük sairlerimiz Yahya Kemal, Necip Fazıl vb'nin fevkalade başarıli portreleri süslüyor Yunus'un ve Mevlana'nın burada ayrı bir anlam derinliği kazanan dizeleri güzel kompozisyonlar içinde tablolaştırılmış. Şüphesiz bu uygulama, öğrencinin öğrenmesini kolaylaştıracağı gibi estetik duygularını da kuvvetlendirecektir. Gece okulun öğretmenlerinden biri bizi evine davet ediyor. Evin tek kızı bir yasındaki küçük Sakine, Türk babayla Tatar annenin çizgilerini kendisinde birleştirmiş sevimli mi sevimli bir yumurcak. Bursa'daki dede ve nine daha torunlarını görmemişler. İste baslı basına bu tablo bile burada yürütülen hizmetlerin nasıl bir bedeli olduğunun ispati. Yavruyu kucağıma aldığımda bu toprağa atılan tohumun ne kadar uzun vadeli olduğunu düşünüyor ve içimden niyaz ediyorum: "Allahım sen bu tohumları yeşert. Yeşert ki taneler fidan, fidanlar ağaç olsun. Öyle bir ağaç ki kökleri sökülmemek üzere derine islesin ve göğü kucaklayan dalları meyveye dursun." |
| < Önceki | Sonraki > |
|---|







