| Dünya İnsanı Olmak |
|
|
| Ayhan Katırcıkara, Türkiye | |
| 13.02.1998 | |
|
Fethullah Gülen Papa II. Jean Paul ile görüştü ya, fırsat bu fırsat yeni bir saldırıya vesile ediliyor. Türkiye'deki bir Hocaefendi uluslararası bir konuma geliyor, sözü itibarlı oluyor, alâka peyda ediyor. Olur mu hiç? Yıllardır Yaşar Kemal'e yakıştırdıkları ödülü bile alamamışlardı. Son duyumlara göre, Fethullah Gülen'e Amerika'dan gelecek bir "hoşgörü ödülü" haberi de çileden çıkartmaya yetti. Sıkıntı, artık doktorun oğlu doktor, işçinin kızı işçi, subayın mahdumu subay olamıyor, olmuyor ya, sıkıntı burada. Çalışan ve üreten oluyor. Bu da sinirleri germeye yetiyor da artıyor bile. Mağdur ve mazlum evlâtlar artık ülke yönetiminde sorumluluk alıyorlar. İşte bu istenmiyor Alıştıkları kolaycı çarklar artık tersine dönüyor. Her şey dünya insanına açık çünkü. Barışa, hoşgörüye, üretime açık. CHP lideri Deniz Baykal'ın toplantısına gittiği ünlü Amerikan Tarikatı Moon'da değil kola içmek, kan almak yasak, et yemek yok, bayrak ve İstiklal Marşı da muteber değil. Faaliyetleri serbest. Rejim kendinden emin. Bunları göremeyenler, değerlendiremeyenler dananın altında buzağı aramayı varsın sürdürsünler. Fethullah Gülen, sadece Türk insanına değil, dünya insanına da nerede olursa olsun hizmet veriyor, barış götürüyor, hoşgörü hediye ediyor. Dünya malı olarak dikili ve tapulu hiçbir şeyi yok. Aynı üstadı gibi. Şimdi laikçilere düşen, görev imkânlarını eleştirdikleri kuruluşların yerine alternatif olarak koyabilecek müesseseleri hayata geçirmek. Bu iş de almaktan değil, vermekten ve fedakarlıktan geçer. Haydi buyurun o hâlde! |
| < Önceki | Sonraki > |
|---|



