Abant... Önemli Olan Katılmak Kazanmak Değil Yazdır E-posta
Üye Değerlendirme: / 0
Kötüİyi 
Mustafa Karaalioğlu, Yeni Şafak   
13.07.1999

Türkiye'nin yakın geçmişinde belirlenen hedeflerinden, insanlarının hayallerinden ve hak ettiklerinden bugün geriye ne kaldığını cesaretle sorgulamak zorundayız. Bu ülkede nelerin yerinde saydığını, nelerin gerilediğini ve nelerin ilerlediğini ölçmeli, bir envanter çıkarmalıyız. Zihni karışıklığın bu denli egemen olduğu, haklılığı fikirlerin değil marazların tayin ettiği fikir atmosferinde daha fazla mesafe alamayacağımızı, boğulmak üzere olduğumuzu görmeliyiz. Şu ülkeye bakın! Bir yanda aydınları Abant'ta demokrasi, toplum, vahiy gibi temel kavramları tartışıyor ve aslında bir arada yaşamanın formülünü bulmaya çalışıyorlar. Bir tarafta da Fethullah Gülen'in okullarında okuyan öğrenciler her yıl birinci olup bu okullara prestij kazandırdıkları için üniversite sınavlarının iptal edilmesini isteyen zihniyet konuşabiliyor, üstelik eğitim sendikası adı altında bir sivil toplum kurumu olarak varolabiliyor.

Bir demokrasi mücadelesi düşünün ki, hem devlete karşı ayakta duracak hem de sivil örgütleri sivilleştirmek zorunda olacak. Sözünü ettiğimiz mücadele işte tam buradan başlıyor.

Abant'la ilgili çok şey yazıldı, ciddi eleştiriler yapıldı. Gerçekten de katılımcılardan tutun da sonuç bildirisine kadar birçok noktayı en ağır ifadelerle bile eleştirmek mümkündür. Mesela, kurullardaki akademisyen ağırlığının dengelenememesi nedeniyle herbiri ayrı bilimsel tartışma konusu olabilecek birçok hususun karara bağlanması ve sonuç bildirisinin biraz da herkesi memnun edebilmek için 7-8 değil de 29 madde halinde yayınlanması bizce de eleştirilecek hususlardır. Bu kadar çok madde bulunmasına rağmen, sonuç bildirisinde Türkiye'de yaşanan belli başlı meseleler hakkında net ifadeler bulunmaması da bir eksiklik olarak göze çarpıyor.

Eleştiri bahsi uzun...

Madde madde birçok konu hakkında söylenecek söz var. Zaten, bildiri de böyle tartışmalar sonucunda oluşturuldu. Üzerinde asıl durulması gereken, Abant toplantıları kendi ölçeğinde bir milad kabul edilerek Türkiye'nin bir yılda nereden nereye geldiğinin tespit edilmesidir.

Bir yılın özeti, baskının genişlediği ve kurumsallaştığıdır. Bu toplantıya, geçen yıl katıldığı halde bu yıl katılamayan aydınlar, akademisyenler hatta gazeteciler var. Bu toplantıda geçen yılki kadar kesin ve net tavır konulamamasının ülkenin demokrasi sorunu üzerine somut kararlar alınamamasının yapısal nedenleri var. İkinci Abant bildirisi, bu ülkenin siyasetçisi, aydını, bilim adamı, işçisi, memuru ile bütün vatandaşlarının kendilerine dayanak yapabilecekleri sözleri içermiyor. Çünkü içeremiyor. Çünkü, devletin bütün kurumlarının kılcal damarlarına kadar hücum eden kirli kan, şimdi demokrasinin bütün damarlarına doğru yönelmiştir.

Şu halde, Abant toplantısı için tıpkı olimpiyat oyunlarını tarif eder gibi, "önemli olmak kazanmak değil, katılmak" cümlesini kullanmak durumundayız. Bu, toplantıya katılanların suçu değil. En azından, "suçu, bucu" olarak yaftalanmaya aldırmadan, yüreklice katıldılar ve son sözü söyleyemedilerse bile içinde, "İslam, demokrasi, çoğulculuk, özgürlük ve insan hakları" geçen güzel cümleler kurdular. Kazanamasalar bile katıldılar, aydın olmanın kendilerine yüklediği demokrasi ve bir arada yaşama projesine katkı sağlama görevini yerine getirdiler. Prof. Mehmet Aydın, kapanış konuşmasında "Demokrasiye ara ve mola veremeyiz, çünkü küçük bir mola çocuklarımızın dünyasını karartır" diyordu. Doğruydu... Abant'ta katılanlar demokrasiye bu ülkenin 2000'lere 1900'lü yıllara girdiği şartlarda girmemesi için sahip çıkıyorlardı. Bugün olmasa, hiç değilse yarın olabilsin diye...

Yorumlar
Yeni Ekle RSS
+/-
Yorum yaz
Adınız:
E-posta:
 
Başlık:
 
Lütfen resimdeki güvenlik kodunu giriniz.

3.20 Copyright (C) 2007 Alain Georgette / Copyright (C) 2006 Frantisek Hliva. All rights reserved."

 
< Önceki   Sonraki >

Multimedya

Fethullah Gülen Belgeseli-1: Ümit Yolcusu

Seyredin

Fethullah Gülen Belgeseli-2: Sevgi Okulları

Seyredin

Fethullah Gülen Belgeseli-3: Hoşgörü ve Diyalog

Seyredin

Güneydoğu'da Cereyan Eden Hadiseler

Seyredin

O'na El Aç, Kullarına Değil!..

Dinleyin

Cennet'in Etrafındaki Sur

Dinleyin

Uşak Vaazı - 1980

İndirin

Berlin Konferansı - 1977

İndirin

Kendi durumunu hakikî mü'minlerin halleriyle kıyaslamak suretiyle kimse ye'se düşmemeli fakat dûnhimmetlik de yapmamalıdır. Dûnhimmet olma, Allah'a karşı ayıp, nimetlerine karşı da saygısızlık sayılır.
Advertisement
Fethullah Gülen Web Siteleri