Sarsılıp Kendimize Gelmenin Tam Zamanı Yazdır E-posta
Üye Değerlendirme: / 0
Kötüİyi 
Ahmet Vardar, Sabah   
08.09.1999

İşte vatandaşın çoktan beri özlediği ses duyuldu... Demek ki hangi baskılar altında kalırsak kalalım, kim ne derse desin ülke halkının özlediği ses kendini gösterdi. Ben Yargıtay Başkanı Sayın Sami Selçuk'un yeni adli yılın açılışı dolayısıyla yaptığı konuşmayı başından sonuna kadar destekliyorum. Ve vesayet altındaki yöneticileri uyarmak amacıyla onların yüzlerine baka baka, açık açık yaptığı uyarılar dolayısıyla kendisini tebrik etmek istiyorum. Çünkü ülkenin böyle bir sese, böyle bir uyarıya, böyle bir cesur çıkışa çok ama çok ihtiyacı vardı.

Ne güzel misaller verdi, ne güzel uyarılar yaptı anlatamam... Zaten benim anlatmama da gerek yok. Çünkü Başkan kadar açık-seçik, samimi, dobra dobra konuşmak herkese nasip olmaz. Belki kariyerini tehlikeye attı ama ülkenin aşağılardan gelmiş, çalışkan, dürüst, yürekli bir evladı olarak gönüllere taht kurdu. Birçok menfaatçinin, dalaveracının, soyguncunun, halk düşmanının karşısına tek başına çıkıp, bunları söylemek her yiğidin harcı değildir. Sırçaköşk'tekileri ve millete yukarıdan bakarak baskı yapanları bilmem ama aklı başında olan bütün vatandaşlar Onu tebrik etmek için sıraya girmişler. Ama bizim bildiğimiz gibi, kapısında kuyruklar oluşturarak değil... Bu gönül kuyruğu... Gönülden gönüle giden bir sevgi bağının zinciri...

Ne dedi Yargıtay Başkanı; Laikliğe mi aykırı konuştu?... Yoksa irticayı mı müdafaa etti?... Yoksa yoksa Yüce Atatürk'ün kurduğu bu Cumhuriyetin temellerini mi sarstı?... Hayır hiçbiri değil. Aslında O gerçek bir Atatürkçü, gerçek bir Laik, gerçek bir yargı eri olduğunu gösterdi. Şimdi merakla bekliyorum. Yüzlerine karşı bir yargı mensubu tarafından söylenen doğrulara ne cevap verecekler?... Nasıl bir çalışma yapacaklar?... Halkı ezmeye devam mı edecekler yoksa onları seçerek oralara getiren halka yaklaşarak, kol kola girerek barış içinde görev yapmayı mı tercih edecekler?... Zira yıllardır vatandaş bazı eften-püften konularla korkutularak, ürkütülerek, sindirilerek yönetilmeye çalışıldı.

Dileğim odur ki; geçirdiğimiz büyük deprem felaketinden sonra daha büyük bir felakete uğramayalım. Yargıtay Başkanı'nın söylediği doğrular bir deprem olarak kabul edilmemeli, sadece ve sadece insanları kendine getirecek bir ikaz sarsıntısı olarak görülmelidir. Bu arada tabii ki nifakçılar faaliyete geçecekler. Hatta geçtiler bile... Nitekim dünkü gazetelerden birinde Yargıtay Başkanı Sami Selçuk'un Bolu toplantısına katılmış olduğu, "yani hınzırca bir kurnazlıkla" Fethullah Hoca sempatizanı olduğu ihbarı yapıldı.

Gönül ister ki, meslektaşlarımız meslek etiğe uygun çalışmalar yapsınlar, kendilerinden beklenen doğru haberciliğin peşinde koşsunlar ve halkı yanlış bilgilendirmeyip, milleti aldatmasınlar. Hiç istemediğim halde ben bunu boynumun borcu olduğu için yazıyorum.

Yorumlar
Yeni Ekle RSS
+/-
Yorum yaz
Adınız:
E-posta:
 
Başlık:
 
Lütfen resimdeki güvenlik kodunu giriniz.

3.20 Copyright (C) 2007 Alain Georgette / Copyright (C) 2006 Frantisek Hliva. All rights reserved."

 
< Önceki   Sonraki >
Foreign Policy'de Gülen Röportajı

Multimedya

Fethullah Gülen Belgeseli-1: Ümit Yolcusu

Seyredin

Fethullah Gülen Belgeseli-2: Sevgi Okulları

Seyredin

Fethullah Gülen Belgeseli-3: Hoşgörü ve Diyalog

Seyredin

İmanda Derinlik

Seyredin

Yıkık Yuvalar ve Ebedî Yetim Çocuklar

Dinleyin

Müzmin Müfteriler ve Müslümanca Mukabele

Dinleyin

Erzurum Vaazı - 19980

İndirin

Altın Nesil Konferansı - 1977

İndirin

İrfan ve asaletten mahrum, devlet işlerinden de anlamayan nasipsizler, şayet yanlışlıkla birer vazife başına getirilmişlerse, hükümetin gücünü kullanmaktan, onun iktidarını istismar etmekten, her yerde kendi çıkarlarını aramaktan ve despot birer kral gibi hüküm sürmekten geri kalmayacaklardır. Böylelerinin iktidarda olduğu bir ülkede sadece zalimlerin “hay-huy”u ve mazlumların iniltisi duyulacaktır ki, bu şeâmetli seslerin yükseldiği hemen her yerde Âd ve Semûd’un âkıbeti kaçınılmaz olagelmiştir.
Advertisement
Fethullah Gülen Web Siteleri