Nefret Ekenler ve Sevgi Biçenler Yazdır E-posta
Üye Değerlendirme: / 0
Kötüİyi 
Ahmet Ünal, Zaman   
29.10.1999

Bir tarafta Savaş'lar, Yüksel'ler..., karşı tarafta, Öcalan'lar, Karataş'lar, Mirzabeyoğlu'lar... Hepsi bu toprakların çocuğu olduğu halde, neden çok farklı konumdalar?

Aynı eğitim sisteminde yetişenlerden bazısı devleti koruma gayretiyle devletin üç temel organından birinin; yargının, tepesine yükselirken ötekiler devletten mümkün olduğunca uzak fakat gerektiğinde saldırabilecek kadar yakın bir fiziki ve psikolojik mesafede bulunuyor.

İkisi de "idealist" ama karşıt kutuplarda. Birisi "yıkıcı, bölücü ve irticacılara" karşı devleti korumak adına savaş açmış ve bu yolda ölüm tehdidi alacak ölçüde gayretli. Diğeri, idealindeki devleti kurmak, insanlığı emperyalistlerden ve faşistlerden temizlemek için azmetmiş, uğruna ailesini dahi terk ederek eline silah almış, şimdi hangi hapishanede, kaç gün yaşayacağını düşünen bir suikastçı.

İkisine de, namlunun ne zaman doğrultulacağı belli değil. Fakat emirlerinde onlarca silahlı adam var. İkisi de inandığı dava adına tavizsiz, toleranssız ve suçluları affetmemekte kararlı. İkisine göre; mevcut sistem, olumsuzlukları gidermede yetersiz ve daha da kötüye gitmekte.

Ölmekle öldürmek yahut idamla infaz arasındaki çizgi ise izafi. Devrim Mahkemeleri ile Devlet Güvenlik Mahkemeleri, sistemi yargılamadan, sistem kurbanlarını mahkum ediyor.

Vatandaşlarını yekdiğerini boğazlayacak denli gerilime sürükleyen sistemde, iki taraftan birine yamanmayanlar da elbette öfkeden nasibini alacaktır! Yeni bir Türkiye, "sevgiyle, anlayışla, hoşgörüyle kurulur" diyenlere nasıl güvensinler! Demokrasi türküsü söyleyenler, birlikte yaşamaktan bahsedenler olsa olsa başka güçler adına konuşuyordur (!):

"Politikacılarımızın, insan hakları derneklerinin, bazı yazarlar ve parti liderlerinin 'düşünce özgürlüğünü sağlamaya çalışıyoruz' bahanesiyle..."

Böyle bir atmosferde, tabii ki, hala sükunetini muhafaza ederek güzel şeyler yapan, yaraya merhem çalan, sadre şifa arayan, Yunus gibi diyar diyar dolaşan, Mevlanavari sevgiye çağıran, Hacı Bektaş-ı Veli misali gönül pınarı çağlayanlar neredeyse vatan haini muamelesi görecektir.

Üstelik bazı yazar ve sivil toplum örgütleri, devleti yargısız infaz yapmaya kasten tahrik ve teşvik ediyordu. Haziran ayındaki MGK toplantısında, "Vakıflar, özel kuruluş ve şahıslar tarafından kurulan özel eğitim kurumları üzerinde devletin gözetim ve denetim faaliyetlerinin sıklaştırılması, mal varlıkları ve mali kaynaklarının bu maksatla kurulacak özel bir komisyon tarafından araştırılması" istenmişti. Bu doğrultuda hazırlanan rapor, son MGK toplantısında değerlendirilmişti. Sonuç açıklamasında üslup yine seviyeliydi:

"Bütün eğitim kurumlarının Atatürk milliyetçiliğine bağlı, demokratik, laik ve sosyal hukuk devleti ilkeleriyle mevcut idari ve yasal mevzuat çerçevesinde çağdaş uygarlık hedefine yönelik olarak faaliyette bulunmaları için her kademede gerekli hassasiyetin gösterilmesi üzerinde durulmuştur."

Ama Hürriyet'e göre durum farklı! MGK'da dağıtılan raporda, asker ve sivil üyelere, "Gülen abluka altında. Okullarını biliyoruz." mesajı verilmiş. Ayrıca irticayla mücadele kapsamında, 74 kitabın tavsiye kararını kaldırmış, 501 eğitim kurumunun kapısına kilit vurulmuş, kız ve erkek okul uygulamasına son verilerek karma eğitime geçilmiş. Milliyet'e göre ise raporda, Fethullah Gülen'in "devleti içten ele geçirme planının eğitim kurumlarını yaygınlaştırarak gerçekleştirdiği" belirtiliyordu.

Bunca muhbirlik meraklısı varken devletin araştırma yapmaması düşünülemez. Eğitim kurumlarının "güvenlik" kapsamında MGK'da görüşülmesi ayrı bir garabet olsa da, yargısız infaz yapmaktan utanmayan "demokrasi bayraktarı" basınımıza üslup dersi vermesi açısından MGK'nın açıklamaları gayet manidar.

Sivillerin tahrikte, münferit vakalar haricinde üniformalıların ise teskinde yarıştığı bir sistemde bu çarpıklıkları daha çok yaşayacağız.

Yorumlar
Yeni Ekle RSS
+/-
Yorum yaz
Adınız:
E-posta:
 
Başlık:
 
Lütfen resimdeki güvenlik kodunu giriniz.

3.20 Copyright (C) 2007 Alain Georgette / Copyright (C) 2006 Frantisek Hliva. All rights reserved."

 
< Önceki   Sonraki >

Multimedya

Fethullah Gülen Belgeseli-1: Ümit Yolcusu

Seyredin

Fethullah Gülen Belgeseli-2: Sevgi Okulları

Seyredin

Fethullah Gülen Belgeseli-3: Hoşgörü ve Diyalog

Seyredin

İktisadın Lüzûmu

Seyredin

Bizi Birbirimizden Koparamazlar!..

Dinleyin

His Felcinin Sebepleri

Dinleyin

Denizli Vaazı - 1980

İndirin

Berlin Konferansı - 1977

İndirin

Kendi zararları mevzuubahis olsa bile, başkalarını düşünme, onlar için yaşama, onların acılarını ve zevklerini paylaşma gibi, her biri başlı başına birer değer ifade eden hasletlerin bir insanda bulunması, ondaki ruhânî hissin güçlü olmasından ileri gelir. Böyle bir histen bütün bütün mahrum olan kimselerde ise, değil bu hasletlerin bütününü, onlardan bir tekini dahi görüp göstermek mümkün değildir.
Advertisement
Fethullah Gülen Web Siteleri