Bireyselleştikçe Farklılaşıyoruz Yazdır E-posta
Üye Değerlendirme: / 1
Kötüİyi 
Zafer Özcan, Zaman   
20.04.2000

Atölye Çalışması Boğaziçi Üniversitesi Sosyoloji Bölümü'nden Prof. Dr. Nilüfer Göle ve ekibi, yaptıkları bir atölye çalışması ile İslami camiada son 20 yılda yaşananları mercek altına aldı. Fethullah Gülen'den, Yaşar Nuri Öztürk'e, Gökkuşağı Kadın Platfor-mu'ndan İslami radyolara kadar geniş bir yelpazede, saha çalışmaları ile İslami aktörleri ve yeni yüzleri araştıran Göle ve ekibinin çalışması, Metis Yayınları'ndan kitaplaştırıldı.

İslam'ın Yeni Kamusal Yüzleri, Nilüfer GÖLE ve öğrencilerinin atölye çalışması ile ortaya çıkarıldı. Göle atölye çalışması yapma isteğini, geleneksel bir insan olması ve bilimsel hiyerarşiye inanmasıyla açıklıyor. Bilgi üretiminin zor bir iş olduğunu belirten Göle, hoca ve talebeleri mantığı ile yapılan işlerde verilmek istenenin daha iyi verilebileceğine inanıyor. Göle'ye göre yaptıkları adeta bir zanaat. Atölye anlayışı da oradan geliyor. Prof. Göle ile öğrencileri arasındaki iletişim ilgi çekici. Göle'nin, 'gerektiğinde çırak gerektiğinde arkadaş' pozisyonu alan öğrencileri hakkındaki yorumu da ilginç: "Bunlar hiç ayrılmıyor. Askere gidip dönüyorlar, okulu bitirip özgürleşiyor ama yine de gitmiyorlar."

Kimse şablona girmek istemiyor

Göle'nin kitabın başlığında kullandığı yüz kavramı ilgi çekici. Yeni yüzler yaklaşımı ile Nilüfer Göle direkt olarak İslami öznelere vurgu yapıyor. "Yüz demeyi seviyorum." diyen Göle'nin Fethullah Hoca örneği de ilgi çekici: "Örneğin Fethullah Hoca bir yüz olarak ortaya çıktı. Bir Fethullahçılar lafı vardı ama Fethullah Hoca'nın yüzünü bilmiyorduk. Bir yüz veya sima kazanması ve insanların tanıdık olmaya başlaması bu yüzlerin ortaya çıkmasından sonra başlar. Onun için yüz demeyi seviyorum. Bir de İslamcı aktörler bireyselleştikleri için farklılaşıyorlar. Önceden bir şablon vardı şimdi kişiler var. Korodan ayrılan sesler ortaya çıkmaya başladı." Korodan ayrılan sesler veya İslami şablon denilince, İslami kesimde son yıllarda yaşanan önemli ayrışmalar akla geliyor. Göle'de artık İslami camiada kimsenin şablona girmek istemediğine dikkat çekiyor.

Fabrikasyon üretim yok

İslam'ın Yeni Kamusal Yüzleri isimli kitapta, 'toplumsal yaşamın dokularına nüfuz etmenin çok zor olduğunu ancak genel bir fotoğraf alabilmek için de yüzeysel kalmak gerektiğini' belirten Prof. Göle, genel fotoğraf çekerken ayrıntıdan hareket ettiklerini ifade ediyor. İslamcılık üzerine çalışmadıklarını; ama kapsayıcı ve taşıyıcı örnekleri incelediklerini söylüyor. Toplumun tüm fotoğrafını almanın en objektif görüntüyü ortaya çıkaracağı şeklindeki anlayışa da itiraz eden Göle'ye göre, kalabalık fotoğraflarında simalar seçilemiyor. Oysa yapılan çalışmanın amacı simaları görmek; çünkü yapılan iş fabrikasyon üretim değil!

'Toplumun şaşırtmalarına açığız'

Göle ve ekibinin hazırladığı kitapta dikkati çeken yönlerden birisi de saha çalışmaları. Peki bilimsel sosyoloji teorileri saha çalışmalarında ne kadar yanlışlandı veya doğrulandı? Göle'nin bu soruya itirazı var. Ona göre sosyologlar toplumun sürekli şaşırtmalarına açık zaten. Bilimsel teorilerin ve şablonların okumakta yetersiz kaldıkları örnekler var. Her konuda teoriden yola çıkmak da gerekmiyor. Onun için sürekli gelgitlerle, konular kanaviçe gibi işleniyor. "Sosyoloji kendimize ayna tutmaktır." diyen Göle, üzerinde çalışma yaptıkları İslami kesimin bile ortaya çıkan çalışmalara baktığında mutlaka kendisi hakkında öğreneceği yeni şeyler olduğu inancında.

İslami camia hakkında önyargıların çok olduğu ve bu önyargılar ışığında yapılan çalışmaların çok prim yaptığı bir ortamda, tamamen bilimsel ve objektif bir eser ortaya koyan Göle ve ekibi suyun tersine kürek çekmenin zorluklarını da yaşamış. 'Bilimselliğin çatışmayı güçlendirmemek' olduğuna inanan Göle, çatışmaya hizmet eden tavırları bilimsel bulmuyor. Çünkü ne zaman daha çatışmacı toplumda olursak, ötekiler düşmanlaşıyor.

Göle'nin bilim adamı tavrını özetleyen şu ifadeleri de oldukça çarpıcı: "Bilim aradaki duvarları incelten faktörlerdendir. Anlamaya yardımcı olur. Kitapları suyun tersine yaptık. Oradaki duruşumuz aydın olarak çok önemli. Kitaplar polemik aracı olabilir ama sosyologlar çatışmaya girmemeli. Çünkü kendiniz çatışmaya girdikçe pozisyonularınız sertleşiyor. Pozisyon ayrımı olursa yeni şeyler söylemekte zorlanırsınız ve onları savunmak zorunda kalırsınız."

Yorumlar
Yeni Ekle RSS
+/-
Yorum yaz
Adınız:
E-posta:
 
Başlık:
 
Lütfen resimdeki güvenlik kodunu giriniz.

3.20 Copyright (C) 2007 Alain Georgette / Copyright (C) 2006 Frantisek Hliva. All rights reserved."

 
< Önceki   Sonraki >

Multimedya

Mü'min Ufkunda "Çevre"

Seyredin

Hicret, Ric'at ve Mukaddes Hüzün

Seyredin

En Önemli Vazife

Dinleyin

Fethullah Gülen Belgeseli-1: Ümit Yolcusu

Seyredin

Fethullah Gülen Belgeseli-2: Sevgi Okulları

Seyredin

Fethullah Gülen Belgeseli-3: Hoşgörü ve Diyalog

Seyredin

Salihli Vaazı - 1979

İndirin

Kur'ân ve İlim Konferansı - 1976

İndirin

Mâyesi hikmetle yoğrulmuş hakîm, hücresinin daracık duvarları içinde kâinatları seyreder ve öyle ulaşılmaz noktalara ulaşır ki, dünyaları gezen seyyahlar, onların yüzde birini bile göremezler...
Advertisement
Fethullah Gülen Web Siteleri