| Muvahhidin Peşinde |
|
|
| M. Nedim Hazar, Zaman | |
| 14.04.2000 | |
|
Sabahın erken saatleri.. Uçak, güneşin doğduğu yöne doğru yol alıyor. Işığa doğru uçuyoruz. Pilotundan hostesine kadar bütün mürettebatı böylesine renkli bir yolcu mozayiğine şahit olmamıştır sanırım.. Fener-Rum patriğinden Rusya Federasyonu Başmüftüsü'ne, Ermeni patrik vekilinden Türkiye Katolik ruhani reisine kadar din adamları, simaları değişik, dilleri değişik teologlar, bilim adamları ve gazeteciler Anadolu'nun güneyine, güneşin doğduğu yere gidiyorlar.. Gidilen coğrafya önemli; Allah'ın 'dost'una ateşi 'serin ve selametli' kıldığı topraklar. İnsanlık tarihinin ilk 'muvahhidi' İbrahim Halilullah, birkaç bin yıl sonra, ayrı dinlerden, ayrı dillerden insanları birleştiriyor. Urfa bir kavşak nokta.. Dinlerin, ırkların, dillerin, renklerin kavşağı. İnsanlık tarihinin her diliminde tarih sahnesi bu toprakların bir parçasına kuruluyor.. Medeniyet tarihi, Urfa tarihiyle paralel akıyor adeta. Havaalanından başlayan serüven, bizi insanoğlunun serüveniyle kuşatarak, açılış töreninin yapılacağı alana taşıyor. Hur Memleketleri'nden Mitanni Hanilgabat Devleti'ne, Asurlar'dan Sami kavmine, Aramiler'den Medler'e, oradan Persler'e uğrayarak geçiyoruz yollardan. Harrani Hazretleri'nin kabrinden dolaşıp, otantik Harran Evleri'nin içerisinden bize mahcup bakışlar atan Arap kadınlarının bakışları arasında, Harran Harabeleri'ne ulaşıyoruz. Saçları kirli sarı Harran çocukları yalın ayaklarıyla tozlu topraklarda koşuşuyorlar. Açılış töreni öyle bir mekanda yapılıyor ki, Büyük İskender'in naralarını duymak, Selefhdoslar'ın, Osrhone kralının ayak seslerini işitmek mümkün adeta. Her medeniyet kendinden bir şey bırakmış. Tozu-toprağa katıp saçlara savuran rüzgar, medeniyetlerin izlerini törpülemeyi başaramamış. Grekler'den, Romalılar'dan, Sasaniler'den bir kalıntı, bir kırıntı bulmak mümkün. Ve mikrofonda dinlerin, kültürlerin sözcüleri var.. Yürekler İbrahimi şemsiyenin gölgesinde toplanmanın heyecanıyla çarpıyor. Herkes coşkulu, herkes mutlu ve heyecanlı.. Sermet Erkin'in illüzyonu bize gerçeklik ile gerçek olmayanın farkını ortaya koyuyor. Tablo gerçek olamayacak kadar çarpıcı ve muhteşem. Türkiye Katolik Ruhani Reisler Kurulu Genel Sekreteri Monsenyör Georges Marovitch, gözlerimizi dolduran bir konuşma yapıyor: 'Üzerimizi bulayan bu kutsal topraklar, inşaallah günahlarımızdan arındıran sabun gibi bizi temizler...' Tek üzüntümüz var; Urfa'dan, 3 bin kilometre uzaklıktan, hem de Müslüman olmayan bir ülke Rusya'dan kalkıp gelen Başmüftü'yü görüp de, kendi ülkemizde dinin temsilcisi Diyanet İşleri Başkanı'nı görememek.. Vardır elbet bir hikmeti, diyerek İbrahimi heyecana dönüyoruz. 4 binden fazla yıl sonra, toplumları birleştiren ruhun heyecanına. |
| < Önceki | Sonraki > |
|---|







