| Ne Yapsanız Yaranamayacaksınız... |
|
|
| Ali Karahasanoğlu, Akit | |
| 30.08.2000 | |
|
Başörtülü öğrencilere, başörtülü memurlara; başlarını açarak kamusal alana girebilecekleri ikazı yapılıyor. Kamusal alana hanımların başörtülü olarak kabul edilmemelerinin gerekçesi ise bazen genelge oluyor, bazen yönetmelik oluyor, bazen yargı kararları oluyor. Gerekçenin içeriği ise cumhuriyete karşı çıkmak, Anayasa'daki laikliğe aykırılık. İddiaya göre başını örten kamusal alana girdiğinde başörtüsünü çıkartırsa, cumhuriyete karşıtlığı da bir anda yok oluveriyormuş. Nasıl oluyorsa?... Söylediklerine kendileri de inanmıyorlardır ama, devir onların devri. Bu yasaklama karşısında binlerce hanım okulundan, işinden oldu. Bir kısmı ise, kanaat önderlerinin verdikleri izinlerle başlarını açarak öğrenimlerine devam ettiler, kamudaki görevlerini sürdürdüler. Şimdi sistem; bir basamak daha çıkıyor. Bir aşama daha kaydetti. Başını açarak okuyanlara, başını açarak kamu görevini yürütenlere "Siz takiyye yapıyorsunuz, kendi niyetiniz başınızı açmak değil. Ama başınızı açarak başörtülü olma niyetinizi gizliyorsunuz" diyorlar. Kendilerine "günaydın" diyorum. Binlerce hanım başını açmak istemediği için senelerce dirsek çürüttüğü okul hayatını sona erdirmiş, memurlar hiçbir sosyal hakları kalmayacak şekilde memuriyetten ayrılmışlar... Başörtülü hanımlardan çok azı da kendi içinde bulundukları özel durumlar nedeni ile mecburiyet gerekçesi ile başlarını açarak öğrenimlerine devam etmek istemişler. Tabiiki özgür iradeleri ile başlarını açmamışlar. Bugün bir özgürlük ortamı sağlansa, tereddütsüz başlarını örterek okullarına devam edecekler, işlerine başörtülü olarak gidecekler. Çünkü bir ideoloji propagandası için değil, bir siyasi sembol olarak değil, Allah'ın emrini çiğnememek için başlarını örtüyorlar. Ama sistem o denli acımasız ki, şu veya bu özel sıkıntılar nedeni ile başını açarak öğrenimine devam edenleri, memuriyette kalanları da, şimdi "sen takiyye yapıyorsun" suçlamasına muhatap ederek dışlamanın hazırlığı içinde. Bunun ilk işaretini Fethullah Gülen Hocaefendi'nin "Cumhuriyete sahip çıkıyorum. Devlet bizim devletimizdir" açıklamalarını yaptığı günlerde kendisine yöneltilen linç hareketinden alıyoruz. Hocaefendi'nin tüm hoşgörüsüne rağmen, tavizlerine rağmen ona da tahammül gösteremiyorlar. O halde ilahi ikaz canlı olarak karşımıza çıkıyor: " Sen onları hoşnut edemezsin. Ta ki.." |
| < Önceki | Sonraki > |
|---|







