Helalleşelim Dostlar! Yazdır E-posta
Üye Değerlendirme: / 0
Kötüİyi 
Ferhat Barış, Zaman   
24.08.2000
Allah razı olsun Milliyet gazetesinden. Önceden haber verdi de, çoluk çocuğumuzla helalleşme fırsatımız olacak.

Şöyle yazmış başlığına; 'Zaman gazetesi ve Işık evleri hedefte..' başlığı görünce, 'Hangi kıçıkırık PKK'lı ya da Hizbülvahşet'in listesinde çıktık acaba?' diye düşünürken, sağ olsun Gökçer kardeşim haberinde gayet sarih yazmış; 'Yüksel'in (N. Mete kendileri savcı oluyorlar) ek soruşturma başlatması halinde, Gülen ile bağlantılı olduğu kaydedilen Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı, Zaman Gazetesi, Samanyolu TV, Akyazılılar Vakfı gibi kurumlarla, "örgütün yasadışı bağlantıları" olarak nitelendireceği "Işık evleri" ve tüm bu kurumların yöneticileri soruşturma kapsamına girecek. Dava açılması ve bu yöneticilerin ceza alması halinde de basın kuruluşları dışındakiler kapatılacak...' Haberin son cümlesinde sağ olsun gazetemizi kurtarmış gibi gösteriyor sevgili muhabir kardeşim. Şükranlarımı kendisine tüm kamuoyu önünde bilvesile iletiyorum. Gerçi haberde 'gazete kapanmayacak ama, bizler kodese, alet-edavat ve hırdavat da müsadere edilerek 'el konmak' suretiyle kamu yararına olan kurum ve kuruluşlara ' gibi gizli anlamlar var; ama olsun, yine de iyi niyetinden dolayı teşekkür ediyoruz... İşte tam bu noktada bir vasiyetimi dile getirmek isterim sevgili okurlarım. Eğer kullandığımız alet edavat ve de teçhizata el konulacaksa, benim bilgisayarımın Patriot Emin'e verilmesini vasiyet ediyorum... Rejiminin ak sütü gibi helal olsun, gözü olanın gözüne KHK girsin!

Milliyet'in haberini okurken, 'yine de çok şanslıyız' dedim kendi kendime... Elbette öyle değil mi sevgili okurlar... Ya devlet memuru olsaydık! Ya gazetemize de uygun bir KHK çıkarılsaydı. Ya da bazılarının beğenmedikleri başka bazılarının mallarına hemen el konacağı, yazıları beğenilmeyen yazarların işlerinden atılacağı, yurtlarından kovulacağı, yastıklarının mızraklanacağı, sütlerinin döküleceği, kovalarının ve çuvallarının delineceğine dair son derece çağdaş ve modern bir yasayı geçirmeyi başarsaydı başka bazıları? Daha da çok üzülmez miydik sevgili okurlarım? Şimdi yine Allah razı olsun sayın savcı ve plaza gazetecilerinden, sadece bizleri yargılayıp mallarımıza el koymakla yetiniyor ve hatta 'isterseniz (yani sıkıyorsa) yayın bile yapmayı deneyebilirsiniz' diyorlar... Bunun için 5 rekat (Patriot Emin efendinin tarîkinden mülhemdir) şükür namazı kılınmaz da ne yapılır sevgili dostlar?

Öyleyse Öl Sezer!

(Şimdi bazı sivriler, 'Ula bu ne biçim ara başlık, kan akacak fıstık gibi olacak mı demek istiyorsun?' andavallığına girerler kesin. Efenim, yukarıdaki cümle William Amca'nın meşhur oyunundan bir tiraddır. Ve orijinali 'Öyleyse öl Sezar'dır) Her neyse, önce Umur Talu'nun dünkü yazısından bir bölüm aktarayım; "Normal" bir Cumhurbaşkanı tavrını, "anormal"miş gibi sunanlar... Hukuk ve demokrasi açısından "anomal" sayılacak her şeyi bize "normal" diye yutturmaya çalışanlar kendi açılarından haksız değildi ki. Alışmışlardı, alıştırmışlardı, alışmıştık.' manzara şu; bir tarafta geçmişi belli, hukuk kökenli, son derece sade ve yalın yaşayan bir Cumhurbaşkanı var. Karşısında ise her fırsatta kendilerinden başka vatanı, milleti seven olduğuna inanmayan ve bir şekilde ellerine kalem tutuşturulmuş pimi çekilmiş el tipi bomba yazarlar... Umur Talu'nun muhatapları biraz da onlar... Ne ise biz başka hantalektüel (düzeltiyorum entelektüel olacaktı) yazarlarımızın tepkisini aktarmıyoruz. Sadece dünkü Hürriyet'ten F. Altaylı ve E. Çölaşan isimli yazarların yazılarından birer bölüm ekleştirelim. Önce Çölaşan; 'Tabii ki Ahmet Bey'e yağan övgüler bununla bitmiyor. Bir yandan PKK gazetesi de onu yüceltiyor, yere göğe sığdıramıyor. Onların yazılarından örnekleri geçen gün size burada vermiştim. Fakat Ahmet Bey bu övgülerden rahatsız oluyormuş! Yakınlarına söylediğine göre bu kesimlerden övgü almak onu mutlu etmiyormuş! Vah vah! Kendini hiç üzmesin. Ancak bir şeyi iyi düşünsün.' Abanın altındaki sopayı görmezlikten gelip, bay Çölaşan'ın Cumhurbaşkanı ile teröristleri aynı tarafta göstermeyi artık alışkanlık haline getirdiğine gizlemeye bile gerek duymadan düpedüz yazdığına şahit oluyoruz... Bir başka değerli kalem F.Altaylı'nın yazısı daha ilginç ve 'artık bu kadarına pes' dedirtecek düzeyde; 'Anlaşılan o ki, A.N. Sezer bundan böyle Anayasa Mahkemesi görevini de tek başına üstlendi. Hükümetin Sezer'i aşabilmesi için tek formül kalıyor. Anayasa Mahkemesi'nde ''önyargılama''. Şaka değil. Yasalar ve KHK'lar Cumhurbaşkanı'na yollanmadan önce Anayasa Mahkemesi'ne yollansın. Anayasa Mahkemesi yasal düzenlemeler yapılmadan önce Anayasa'ya uygunluk onayı versin. Böylece Sezer'in tek başına Anayasa Mahkemesi olma hevesi kursağında bırakılsın. Çünkü kendini anayasa yerine koyan cumhurbaşkanları çok tehlikelidir. Bunların bilinen son iki örneği Kaddafi ve Saddam. Geçmişte ise Mussolini, Hitler, Stalin ve Franco vardı.'

Helal olsun bu ülkenin patriot yazarlarına... Koçlarım benim!!!

Yorumlar
Yeni Ekle RSS
+/-
Yorum yaz
Adınız:
E-posta:
 
Başlık:
 
Lütfen resimdeki güvenlik kodunu giriniz.

3.20 Copyright (C) 2007 Alain Georgette / Copyright (C) 2006 Frantisek Hliva. All rights reserved."

 
< Önceki   Sonraki >

Multimedya

Mü'min Ufkunda "Çevre"

Seyredin

Hicret, Ric'at ve Mukaddes Hüzün

Seyredin

En Önemli Vazife

Dinleyin

Fethullah Gülen Belgeseli-1: Ümit Yolcusu

Seyredin

Fethullah Gülen Belgeseli-2: Sevgi Okulları

Seyredin

Fethullah Gülen Belgeseli-3: Hoşgörü ve Diyalog

Seyredin

Salihli Vaazı - 1979

İndirin

Kur'ân ve İlim Konferansı - 1976

İndirin

Medya, isabetli-isabetsiz her türlü düşünceye açık bir müessese olması hasebiyle, millete ve millet ruhuna göre disipline edilmesinde zaruret vardır.
Advertisement
Fethullah Gülen Web Siteleri