Rahmetli Necip Fazıl'dan Fethullah Gülen'e Kadar Yazdır E-posta
Üye Değerlendirme: / 2
Kötüİyi 
Ömer Öztürkmen, Türkiye   
18.08.2000
Gençliğimizden kalma renkli hatıralarımızdan biri de rahmetli Necip Fazıl Kısakürek hakkında açılan davaların duruşmalarındaki unutulmaz savunmalardı.. Israrla takip ederdik duruşmaları..

1950'li yılların başlarında basınla ilgili davalar Sirkeci'deki Büyük Postane binasının üst katında Seyfi Bey namıyla maruf zeki bir zatın başkanlığındaki Toplu Basın Mahkemesi'nde görülürdü.. Üç kişilik bir hakimler tarafından görülürdü tüm basın davaları..

Seyfi Bey başkandı..Yanında da iki hakimden biri, sonradan CHP Adana Milletvekili seçilen ve daha önceleri Kasım Gülek'i beraat ettirdiği için adı Beyaz Eldivenli hakime çıkan Hamdi Bey'di. O da saygıdeğer bir insandı..Üçüncüsünün adını hatırlamıyorum..

Savcılara gelince: Biri sonradan İstanbul'un başsavcısı olan Hicabî Dinç'ti..Öteki de Hakkı Bey namında bir savcıydı..

Mütalaa değil ithamname

Şimdi aradan 50 yıl geçtiği için, hangisiydi hatırlamıyorum; bu savcılardan birisi bir duruşma sırasında, sanık mevkiindeki Necip Fazıl Kısakürek hakkında öyle iddialar ileri sürüyordu ki, biz gençler bunları duydukça üstadın en az bir 15 yıl hapse mahkum olacağını düşünüyorduk.. Çünkü bu iddianamede Kısakürek bir çete başı olarak itham ediliyordu.. Savcının elindeki kağıttan okuduğu sözler bir mütalaa değil, düpedüz bir ithamnameydi.. Üstadı çete kurmakla suçluyordu.

Merhum Necip Fazıl "ne diyecek" diye merakla beklemeye başlamıştık ki, Mahkeme Başkanı Seyfi Bey Kısakürek'in savunmasını istedi..

Necip Fazıl Bey "Efendim benim müdafaam, bir tek cümleden ibarettir dedi ve ekledi: "Yüz hatlarına dikkatle baktığım bu savcı, cebinde kibrit kutusu bulundu diye, sokakta yürüyen herhangi bir vatandaşı tarihî Sarıyer-Çırçır yangınından sorumlu tutacak kadar hukuktan nasipsiz ve dahi talihsiz bir fenomen olarak ithamnâmeyi burada "dır"lamaktan başka birşey yapmamıştır, efendim"

Hakim Bile Güldü

Cümle tamamlandığı anda, Hakim Seyfi Bey de dahil, bütün dinleyiciler kendilerini gülmekten alıkoyamamışlardı..

Bir duruşma sonra Necip Fazıl Bey merhum beraat etmişti.. Savcının "çetebaşı" dediği büyük şair elini kolunu sallayarak Meserret Kıraathanesine giderek mecmuasına yetişecek yazılarını yazmaya başlamıştı.. Bu yazı ile hem hatıralarımı tazelemiş oldum, hem de başka bir savcının Fethullah Hoca'ya yakıştırdığı "Çete kurma" iddiasını düşündüm.. Gelin de rahmetli Mehmet Akif'i hatırlamayın:

"Tarihi tekerrür diye tarif ediyorlar, Hiç ibret alınsaydı tekerrür mü ederdi"

Ediyor, efendim, ediyor.. Kendi ülkemde bile tarihin dört defa tekerrür ettiğine şahit oldum.. Bütün lügatlere baktım; şu "çete" denilen nesne tek kişiyle oluşmuyor.. Dolayısıyla aynı lügatlar Necip Fazıl ve Fethullah Hoca gibi insanların yanında benim gibi onların hizmetlerine hayran birkaç kişinin daha bulunmasını şart koşuyor..

Ben Mahkum Oldum

Bu vesileyle bir güzel hatıramı daha anlatmak istiyorum..

Necip Fazıl Bey'in yine o 50'li yılların başlarında çıkarmakta olduğu günlük Büyük Doğu Gazetesi'nin yazı işleri müdürlüğünü yapıyordum.. Üstadın Falih Rıfkı hakkında yazdığı bir yazıdan ötürü yine aynı Toplu Basın Mahkemesi'nde Seyfi Bey'in başkanlığında hem onun hem de yazıişleri müdürü olduğum için benim hakkımda dava açılmıştı.. Birkaç celseden sonra Üstad o davadan beraat ettiği halde ben mahkum oldum.. Çünkü son duruşmada ikişer aya mahkum olmuştuk.. Üstadın cezası tecil edildiği halde ben son karar celsesinde bulunmadığım ve cezanın tecilini isteyemediğim için, Toptaşı cezâevinde iki ay yattım. Yüce Allah üstada gani gani rahmet eylesin, Fethullah Hoca'ya da uzun ve sağlıklı ömürler versin..

Yorumlar
Yeni Ekle RSS
+/-
Yorum yaz
Adınız:
E-posta:
 
Başlık:
 
Lütfen resimdeki güvenlik kodunu giriniz.

3.20 Copyright (C) 2007 Alain Georgette / Copyright (C) 2006 Frantisek Hliva. All rights reserved."

 
< Önceki   Sonraki >

Multimedya

Mü'min Ufkunda "Çevre"

Seyredin

Hicret, Ric'at ve Mukaddes Hüzün

Seyredin

En Önemli Vazife

Dinleyin

Fethullah Gülen Belgeseli-1: Ümit Yolcusu

Seyredin

Fethullah Gülen Belgeseli-2: Sevgi Okulları

Seyredin

Fethullah Gülen Belgeseli-3: Hoşgörü ve Diyalog

Seyredin

Salihli Vaazı - 1979

İndirin

Kur'ân ve İlim Konferansı - 1976

İndirin

Medya, isabetli-isabetsiz her türlü düşünceye açık bir müessese olması hasebiyle, millete ve millet ruhuna göre disipline edilmesinde zaruret vardır.
Advertisement
Fethullah Gülen Web Siteleri