Hani Fethullah Gülen Kurtarıcıydı? Yazdır E-posta
Üye Değerlendirme: / 1
Kötüİyi 
M. Ali Birand, Posta   
02.09.2000
Türkiye'de öyle şeyler oluyor ki, anlayabilmek giderek imkansızlaşıyor. İnsanlarımızın hafızaları son derece zayıf. Hatırlıyor musunuz, fazla değil, şundan birkaç yıl öncesine kadar, özellikle Refah'ın oy patlaması yaşadığı ve hükümete girdiği dönemlerde panik havası vardı. Türkiye'nin din devletine kayma tehlikesi ile karşı karşıya kaldığı, toplum içinde dinci - laik kavgasının başlama aşamasında olduğu tartışılıyor. O günlerdeki gerilimi düşünün... Ardından, o dönemdeki gazeteleri ve TV bültenlerine şöyle bir göz atın...

Karşımıza hep Fethullah Gülen çıkıyor. Aşırı dinci akımın dayatmacı, diyaloğa yanaşmayan, hoşgörüsüz yaklaşımı karşısında devleti temsil eden birçok çevre Fethullah Gülen'in hoşgörülü, diyaloğa açık ve ılımlı tutumunu "kurtarıcı" gibi görmüyor muydu? Gülen'in okulları övülmüyor muydu? Yurt dışındaki bu okullarda asker ailelerinin çocukları dahi yollanmıyor muydu?

Büyükelçilerimizin okullarla ilgili raporları sürekli övgü toplamıyor muydu? Ardından, hava yavaş yavaş değişmeye başladı. Refah kapatıldı, Fethullah Gülen'in eskiden çekilmiş kasetleri ilk defa ATV'de yayınlandı ve çember giderek daraltıldı. Kamuoyu anlamakta zorlanıyor.

Eğer Fethullah Gülen zararlı idiyse, okulları laik sisteme aykırı eğitim veriyor idiyse, o zaman neden "kurtarıcı" muamelesi yapıldı? Değil idiyseler, bugün neden başı kesilmeye çalışılıyor? Ortada bir gariplik var.

Daha Başka Gariplikler De Var...

Genelkurmay Başkanı herhalde bizim bilmediğimiz bazı bilgilere sahip ki, devlet kadrolarında laik sistemi yıkmak isteyen isimlerin mutlaka temizlenmesi için böylesine bastırıyor.

30 Ağustos töreninde hükümetin üzerine gitmesi, eleştirmesi ve gazetecilere söyledikleri çok çarpıcıydı.

Şimdiye kadar hiç yapmadığı şekilde, yargıya müdahale edip, Gülen ile ilgili farklı karar alan yargıcı işaret edip, "düşündürücü" olduğunu söylüyor. 2 nolu DGM yargıcı ise, birdenbire basında Fethullahçı olarak mimleniyor. Cumhuriyet savcısı, Genelkurmay Başkanı'nın konuşmasından sonra hemen harekete geçip Fethullah Gülen hakkında yeni bir girişimde bulunup, müthiş bir iddianame hazırlıyor.

Org. Kıvrıkoğlu son derece dikkatli, fazla konuşmayan bir komutan olarak tanınır.

Şimdi öyle şeyler değişmiş olmalı ki, harekete geçiyor. Medyadaki konuşmaları ve haberleri izleyince ortaya çıkan manzara, Erbakan'ın etkisizleştirilmesinden sonra şimdi sırada Gülen var ve özellikle de devlet kadrolarını Fethullahçılar sarmış durumda. Bu gidişin hemen durdurulması gerektiğinin mesajları veriliyor. Açıkça hükümet ve bürokrasiye bu yönde direktif çıkarılıyor. Kamuoyu böyle bir tehdidin varlığı veya büyüklüğü konusunda bilgili de değil çok kimse "Acaba biraz abartılmıyor mu?" sorusunu soruyor. Hele Genelkurmay Başkanı'nın "Türkiye'nin Avrupa Birliği standartlarına gelmesi için, önce siyasilerin kendilerini bu standartlara uydurmaları gerekir" dediği bir sırada karşımıza çıkan bu gelişmeleri yorumlamak giderek zorlaşıyor.

Birşeyleri yanlış yapıyoruz. Köşk, asker ve hükümet arasındaki yetki paylaşımında yeni dengeler kurulmaya çalışılıyor.

Çoğu kimse aynı görüşte:

Eğer Fethullah Gülen bu ülkenin laik sistemine karşı tehdit ise, sistemi korumanın yolu bugünkü uygulamadan geçmiyor. Laik sistemi mutlaka korumalıyız. Ancak bu garipliklerle, tam aksine yaralar açılıyor, yeni kırgınlıklar ve sistemde çarpıklıklar yaratılıyor.

Dedim ya, bir şeyler oluyor ve kamuoyu tam bir anlam veremiyor.

Yorumlar
Yeni Ekle RSS
+/-
Yorum yaz
Adınız:
E-posta:
 
Başlık:
 
Lütfen resimdeki güvenlik kodunu giriniz.

3.20 Copyright (C) 2007 Alain Georgette / Copyright (C) 2006 Frantisek Hliva. All rights reserved."

 
< Önceki   Sonraki >

Multimedya

Hicret, Ric'at ve Mukaddes Hüzün

Seyredin

Efendimizin Din'e Hizmet Edenlere Alakası

Seyredin

Bizi Birbirimizden Koparamazlar!

Dinleyin

Fethullah Gülen Belgeseli-1: Ümit Yolcusu

Seyredin

Fethullah Gülen Belgeseli-2: Sevgi Okulları

Seyredin

Fethullah Gülen Belgeseli-3: Hoşgörü ve Diyalog

Seyredin

Salihli Vaazı - 1979

İndirin

Kur'ân ve İlim Konferansı - 1976

İndirin

Kuvvetin hakimiyeti gelip geçicidir; bâki olan, hak ve adaletin hakimiyetidir. Bunlar, bugün olmasa bile, çok yakın bir gelecekte mutlaka galip geleceklerdir. Onun içindir ki, en büyük siyaset, hak ve adalet taraftarlığında aranmalıdır.
Advertisement
Fethullah Gülen Web Siteleri