Çetinkaya'nın Makalesi mi, Yüksel'in İddianamesi mi? Yazdır E-posta
Üye Değerlendirme: / 1
Kötüİyi 
Ali Karahasanoğlu, Akit   
01.09.2000
Fethullah Gülen hocaefendi için Terörle Mücadele Kanunu'nun 7. maddesi gereği dava açılmış. İlgili madde şöyle diyor:

1. madde kapsamına giren örgütleri her ne nam altında olursa olsun kuranlar veya bunların faaliyetlerini düzenleyenler veya yönetenler 5 yıldan 10 yıla kadar ağır hapis cezası ile cezalandırılırlar."

7. maddede bahsi geçen aynı kanunun 1. maddesi ise şöyle:

"Terör; baskı, cebir ve şiddet, korkutma.... yöntemlerinden biriyle Anayasada belirtilen Cumhuriyet niteliklerini, siyasi, hukuki, sosyal, laik, ekonomik düzenini değiştirmek.... amacıyla bir örgüte mensup kişi veya kişiler tarafından girişilecek her türlü eylemlerdir. Bu kanunda yazılı olan örgüt, iki veya daha fazla kimsenin aynı amaç etrafında birleşmesiyle meydan gelmiş sayılır."

Kanunun ifadesine göre, örgüt kurulmuş sayılması için asgari iki kişinin biraraya gelmesi gerekiyor.

DGM Savcısı Nuh Mete Yüksel, senelerdir uğraşıyor ama, görünen o ki; Fethullah Gülen'in yanına bir ikinci isim bir türlü bulamamış, Gülen'in yanına ikinci bir isim koyamamış.

Bu iddianame, sadece bu yönüyle dahi kaleme alınanı tarafından da ciddiye alınmamış görünüyor.

Gülen'in yanına ikinci isim konulamaması bir yana, yetki hususundaki kanuna aykırılık da çok açık. CMUK'un en tartışmasız maddelerinden birisi de "İşlendiği iddia edilen suçların icra edildiği yerdeki mahkemede" davanın açılmasıdır.

Bilindiği üzere Fethullah Gülen, ABD'ye gitmeden önce sürekli oturduğu yer İzmir idi. Kendisine suç atfedilen tarihlerdeki bulunduğu yer, kısacası sürekli ikametgahı İzmir ilinde.

O halde eğer savcının iddialarındaki gibi bir suç işlenmiş ise, suçun icra edildiği yer İzmir. Eğer sayın Gülen'e örgüt kurma gibi bir suç isnat edilecekse, ikametgah sahibi olduğu ilde soruşturmanın açılması ve davanın da o yerdeki DGM'de açılması gerekirdi.

Hukukun alfabesi diyebileceğimiz yetki konusundaki kuralları ihlal, İzmir'deki kişiye Ankara'dan soruşturma açılması, dava açılması ne ile izah edile bilinir?

Eğer Nuh Mete Yüksel, İzmir'deki olayları da soruşturacaksa, İzmir DGM Başsavcılığı ne iş yapacak? İzmir DGM ne iş yapacak?

İzmir DGM niçin kurulmuş, niçin oradaki savcılara, hakimlere maaş ödeniyor?

Kaldı ki Nuh Mete Yüksel, ilk kez yetkisiz olduğu konularda soruşturma açıyor da değil. Daha önce de birçok kişi için; yetkisi olmadığı halde soruşturma açmış, dava açmış, ancak iddialarını ispatlayamamıştı.

Şimdi yine, kendi iddianamesinde dahi yetkili olmadığını bas bas bağırdığı bir hayali örgüt iddiası için dava açtı.

İddianame, somut olaylara dayandırılmış bir suçlama metninden ziyade, Cumhuriyet gazetesinde sık sık karşılaştığımız mütedeyyin insanları küçük düşürme amaçlı soyut hakaret yazılarına benziyor. İddianamedeki isnatları Hikmet Çetinkaya yıllardır yazıyor ve bugüne kadar defalarca milyarlık tazminatlara muhatap oldu. Bakalım Nuh Mete Yüksel'e de manevi tazminat davası açılacak mı?

Yorumlar
Yeni Ekle RSS
+/-
Yorum yaz
Adınız:
E-posta:
 
Başlık:
 
Lütfen resimdeki güvenlik kodunu giriniz.

3.20 Copyright (C) 2007 Alain Georgette / Copyright (C) 2006 Frantisek Hliva. All rights reserved."

 
< Önceki   Sonraki >

Multimedya

Mü'min Ufkunda "Çevre"

Seyredin

Hicret, Ric'at ve Mukaddes Hüzün

Seyredin

En Önemli Vazife

Dinleyin

Fethullah Gülen Belgeseli-1: Ümit Yolcusu

Seyredin

Fethullah Gülen Belgeseli-2: Sevgi Okulları

Seyredin

Fethullah Gülen Belgeseli-3: Hoşgörü ve Diyalog

Seyredin

Salihli Vaazı - 1979

İndirin

Kur'ân ve İlim Konferansı - 1976

İndirin

Medya, isabetli-isabetsiz her türlü düşünceye açık bir müessese olması hasebiyle, millete ve millet ruhuna göre disipline edilmesinde zaruret vardır.
Advertisement
Fethullah Gülen Web Siteleri